bahşetmiş ile cümle
bahşetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bundan bahsetmiştik.We've talked about that.
Daha önce pazar büyüklüğünden bahsetmiştik.As we kept talking about earlier, market size.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.I mentioned fiber optics -- their abundance tends to make things free.
Halk sağlığından birisi vardı ve Devdutt da halk sağlığından bahsetmişti.We had somebody from public health. And Devdutt also mentioned public health.
Tabi şu tabandan da bahsetmiş olabilirler bilemiyorum.They might be talking about this floor, but who knows?
Daha önce motivasyonu anlamak için 5 farklı yaklaşımdan bahsetmiştik.So, we talked before about there being 5 approaches to understanding motivation.
Haritalardan bahsetmişken, 8.5 güncellemesinde yenileri olacak mı?Speaking of maps, will there be any new ones in the 8.5 update?
Bu kısa tarih hikayemizde Microsoft'dan da ilk kez bahsetmiş olduk.So, welcome back. That was an action packed video.
Esther Duflo bu konudan biraz bahsetmişti.Esther Duflo talked a little bit about this.
Tamam, cibinliklerden bahsetmiştik.Okay, we heard about bed nets earlier.
Bu x ve y değerlerinin denklemi sağladığından da bahsetmiştik. .We know that this set of values of x and y also satisfy this equation.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.We've also talked about concentrations of carbon dioxide in the atmosphere.
Fakat filmin aynı zamanda teknolojik olduğundan bahsetmiştim.But I mentioned that the film is also technological.
Başta kısaca bahsetmiştim. Protein ayrıştırılabilir ve dokuya zarar vermez.I mentioned it briefly at the beginning; the protein is biodegradable and biocompatible.
Bay Choi bahsetmişti bir keresinde.Mr. CHOI once told me.
Ve eğer bunu 2/1 veya 2'ye 1 olarak yazarsam aynı şeyden bahsetmiş olurum.And if I write it here, it would be the same thing as two / one or two to one.
Spagetti sosundan bahsetmiştim.I talked about spaghetti sauce.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore spoke at the TED conference I spoke at four years ago and talked about the climate crisis.
SUNUCU:İnsanların emek harcadıkları şeylerden bahsetmişkenINTERVlEWER: Speaking of allocation of society's resources,
Teminatlandırılmış borç yükümlülükleri videomda bunlardan bahsetmiş olmam gerekiyor. -And I think I touched on it in the video on collateralized debt obligations.
Bu algısal ruh hâlinden ilk defa şair Samuel Taylor Coleridge bahsetmiştir.It was the poet Samuel Taylor Coleridge who first suggested this receptive state of mind.
Biz de ona icabet ederek, Yahya'yı bahşetmiş, eşini de doğum yapacak hale getirmiştik.So We heard him and gave him John, and cured his wife (of barrenness).
GV: Diğer yazarlardan bahsetmişken size hangisi ilham verdi?GV: Speaking of other writers, who inspires you?
Belçikalı Linda, "Sırbistan kökenli bir arkadaşım bana bu festivalden bahsetmişti," diyor."A friend of mine, originally from Serbia, told me about this festival," said Linda from Belgium.
Asur Kralı III. Şalmanezer, en az bir Şupria Kralından (Anhitte) bahsetmiştir. [1]At least one king of Shupria, Anhitte, was mentioned by Shalmaneser III.[6]
Eski üyeler, birbirlerine karşı hissettikleri ömür boyu süren bağdan bahsetmişlerdir.Former members have spoken of the lifelong bond they feel toward one another.
Kendisinden Jesucristo Hombre olarak bahsetmiştir, bu da "İsa Mesih insanı yarattı" anlamına gelir.He has referred to himself as Jesucristo Hombre, which translates to "Jesus Christ made Man".
Mart 22'de Meizu'nun kurucusu Jack Wong, M3 Note'un satışa çıkmak üzere olduğundan bahsetmiştir.[1]On March 22, Meizu founder Jack Wong mentioned that the M3 Note was about to launch soon.[4]
Knives Out vizyona girmeden önce Johnson, bir devam filminin olasılığından bahsetmişti.Before the release of Knives Out, Johnson mentioned the possibility of a sequel.
Paul Simon, 1986 Graceland albümünden " Graceland " şarkısında hacılardan (ve po'boys) bahsetmiştir.Paul Simon mentions pilgrims (and po' boys) in his song "Graceland" from his 1986 Graceland album.
Prens A. M. Kurbsky, Meşçera topraklarında Mordvin dilinin konuşulduğundan bahsetmiştir.Prince A. M. Kurbsky wrote that the Mordvin language was spoken in the lands of the Meshchera.
Meslektaşı Ernan McMullin'in etkisinden bahsetmiştir. [4]He cites the influence of his late colleague Ernan McMullin.[9]
450 MS) bahsetmiştir.4,59) erwähnt.
Foreman, bu olaya dahil olmuş kadınların isimlerinin gizli tutulması gerekliliğinden bahsetmiştir.Foreman führte die Privatsphäre der betroffenen Frauen an.
İlk olarak Herakleitos bahsetmiştir.Und Heraklit wußte, wovon er spricht.
Tanrı, Rut'a çocuk bahşetmiştir.Doch machte Gott durch seine Hand mich frey.
Allah insana akletme, aklını kullanma ve temyiz gücünü bahşetmiştir.Gott bietet dem Menschen die Vergebung seiner Sünden an.
Clara, yazar Jane Austen ile arkadaşlığından bahsetmiştir.Ihre Werke wurden von Jane Austen bewundert.
Ayrıca yazar, Çanakkale Savaşı'ndan da bahsetmiştir.Ferner plante er auch eine Erzählung über die Schlacht von Gettysburg.
Öncesinde ise Elbasana gelenler, hep Namazgâhın güzelliğinden bahsetmişlerdir.La fable attribuait antérieurement ce prétendu privilége au laurier seul.
Clara, yazar Jane Austen ile arkadaşlığından bahsetmiştir.Clara dit avoir une « relation amicale » avec l'écrivain Jane Austen.
The Observer da romandan "Şimdiye dek yazılmış en iyi 100 roman" arasında diye bahsetmiştir.The Observer le cite aussi comme l'un des 100 meilleurs romans jamais écrits.
İlk olarak Herakleitos bahsetmiştir.Tout d'abord, Huxley prit la parole.
Arabda da zaten gençlere ailesinden ve evinden bahsetmiştir.Il lègua à cette société sa maison et son parc.
Nasyonal sosyalistler, yabancı ırklardan ayrılan saf kan topluma bir onur bahşetmişlerdi.Les frères Saint relevèrent le défi de la concurrence étrangère.
Hobilerden bahsetmişken, pul toplar mısınız?Hablando de aficiones: ¿coleccionas sellos?
Daha öncesinde ise, Robert Goddard kişisel not defterinde böyle bir olasılıktan bahsetmiştir.Anteriormente, Robert Goddard había notado tal posibilidad en su cuaderno personal.
Doktor, daha önce Frost Fuarlarına katıldığından bahsetmiştir.El Doctor menciona que él ha asistido a Frost Fairs antes.
Stesichorus'da dahil bazı kaynaklar ise ailesinin Triton ve Lamia olduğunundan bahsetmişlerdir.En otros lugares, Fluttershy le dice a sus amigas lo que pasó.
İlk olarak Herakleitos bahsetmiştir.Originalmente hablaban betoye.
14.yüzyılda Faslı seyahatçi, Ibn Battuta, Mogadişu ziyaretinde bundan bahsetmiştir.Il viaggiatore marocchino del quattordicesimo secolo Ibn Battuta lo riporta come presente a Mogadiscio.
Kadınları sık sık dairesine davet eden yazar, bu ilişkilerinden güncesinde bahsetmişti.Compagna che spesso gli telefonerà per dirgli la situazione.
Clara, yazar Jane Austen ile arkadaşlığından bahsetmiştir.È nota per aver dato i natali alla scrittrice Jane Austen.
The Duluth News Tribune, Küller Şehri'nin "ilgi çekici" olduğundan bahsetmiştir.The Duluth News Tribune похвалили Город праха, назвав книгу "захватывающей".
İşgalci sömürgecilere karşı savaşmış, şereflerini korumuş ve onlara onurlu bir tarih bahşetmiştir.Живут вместе с потомками, помогают им. В их честь справлялся соответствующий праздник.
The Duluth News Tribune, Küller Şehri'nin "ilgi çekici" olduğundan bahsetmiştir.أشاد دولوث نيوز تريبيون رواية مدينة الرماد، واصفا الكتاب بأنه "مجتاح".
Clara, yazar Jane Austen ile arkadaşlığından bahsetmiştir.Clara menciona ter um relacionamento romântico com o escritor Jane Austen.
Doktor, daha önce Frost Fuarlarına katıldığından bahsetmiştir.O Doutor menciona que ele já participou das feiras sobre o gelo antes.
Eric Hobsbawm ise ulusun oluşum sürecine değinerek 3 yöntemden bahsetmiştir.Para Eric Hobsbawm, a história social pode ser vista a partir de três ângulos.
Gazete, cumhuriyet yönetiminden bahsetmiştir.Dirigiu o jornal A República.