Tek bir Afrika'nın olduğunu düşünmek ve işlerin Afrika'da nasıl gittiğinden bahsetmek berbat bir genellemeアフリカでは全て同じように物事が進むということも 我々はそういう考え方を止めなければなりません
Tekrarlıyorum, bu ben -- burada bahsetmek istediğim --다시 말하지만, 이건, 제가 얘기하려고 했던 건
Tekrarlıyorum, bu ben -- burada bahsetmek istediğim --Это было моей...
Tekrarlıyorum, bu ben -- burada bahsetmek istediğim --וכאן שוב אני מדבר על--
Tekrarlıyorum, bu ben -- burada bahsetmek istediğim --مرة ثانية، كان هذا -- كان هذا كلامي عن --
Tekrarlıyorum, bu ben -- burada bahsetmek istediğim --多文化時代を迎えた英国で
Üç tane sonuçtan bahsetmek istiyorum.Drie gevolgen van dit gebeuren.
Üç tane sonuçtan bahsetmek istiyorum.Je préférerais dire; trois conséquences de cela.
Üç tane sonuçtan bahsetmek istiyorum.이런 현상에 따른 세 가지 결과 말이죠.
Üç tane sonuçtan bahsetmek istiyorum.Me gustaría decir; tres consecuencias de esto.
Üç tane sonuçtan bahsetmek istiyorum.Искам да кажа, три последствия от това.
Üç tane sonuçtan bahsetmek istiyorum.שאני רוצה לומר: שלוש תוצאות של זה
Üç tane sonuçtan bahsetmek istiyorum.أريد أن أقول; ثلاث تبعات لهذا الشئ.
Üç tane sonuçtan bahsetmek istiyorum.第1に、このマシンが行っているのは具現化です -- 私たちはこのマシンに身体を与えているのです
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.A tér csak egy a szempontok közül, tehát nincs értelme megmondani, hogy egy dolog abszolút értelemben hol van.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.Der Raum ist nur ein Aspekt, es ist also bedeutungslos, einen absoluten Ort für etwas anzugeben.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.El espacio es solo un aspecto, por lo que es absurdo decir, en sentido absoluto, dónde hay algo.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.Không gian chỉ là một khía cạnh, vì thế không có ý nghĩa khi nói một cách tuyệt đối thứ gì đó ở đâu.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.공간은 단지 한 면이고 그래서 어떤 것의 절대적 위치를 말하는 것이 별 의미가 없습니다.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.L'espace en est un simple aspect, donc il ne fait aucun sens de dire où se trouve quelque chose dans l'absolu.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.Lo spazio ne è solo un aspetto, quindi non ha senso affermare assolutamente dove si trovi qualcosa.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.O espaço é apenas um aspecto e não faz nenhum sentido dizer, absolutamente, onde algo existe.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.Ruang hanyalah salah satu aspek sehingga tidak ada artinya mengatakan lokasi absolut suatu benda.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.Ruimte is slechts één aspect dus het heeft geen zin om te zeggen waar iets in absolute zin is.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.Spațiul este doar un aspect și nu are sens să stabilești poziția absolută a unui obiect.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.Ο χώρος είναι μόνο μία πτυχή, οπότε δεν έχει νόημα να πεις με απολυτότητα που βρίσκεται κάτι.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.Пространство - всего лишь элемент, и бессмысленно говорить об абсолютном расположении чего бы то ни было.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.Пространството е просто един аспект, затова няма смисъл да се казва абсолютно къде се намира нещо.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.החלל הוא רק מישור אחד, כך שאין שום משמעות לקביעה, איפה משהו נמצא בדיוק.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.الفضاء هو جانب وحيد، لذا لا معنى لقول أين يوجد شيء ما بشكل مطلق.
Uzay bunun yalnızca bir boyutu, bu yüzden bir şeyin mutlak yerinin neresi olduğundan bahsetmek anlamli değil.と言うものは意味を持ちません 位置というのは相対的な 概念でしかないのです
- Üzülmek mi? Sana bu sabah gördüğüm rüyadan bahsetmek istiyorum.Je voudrais te raconter un rêve...
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.Bien, nous arrivons à la fin mais il y a une chose encore dont je veux vous parler.
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.Gut, uns geht die Zeit aus und ich will noch über eine andere Sache reden.
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.이제 시간이 없기 때문에 한 가지만 더 이야기 하겠습니다
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.Nos queda poco tiempo.
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.ובכן, נגמר לנו הזמן, עוד דבר אחד שאני רוצה לדבר עליו הוא
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.لقد بدأ وقتي بالإنتهاء .. هنالك شيء آخر أريد التحدث عنه
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.アイデアを閃めかせ 展開させるだけでは十分でないということです
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Chcę także powiedzieć o tym, co nazywam naszym nowym brzemieniem wiedzy.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Chci také mluvit o tom, čemu říkám naše nové břemeno znalostí.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.És arról is szeretnék beszélni, amit a tudás új terhének nevezek.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Et je veux aussi parler de ce que j'appelle notre nouveau fardeau de connaissance.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.E voglio anche parlare di quello che chiamo l'onere della conoscenza.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Ik wil het ook hebben over wat ik noem: onze nieuwe last aan kennis.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.그리고 저는 지식의 새 짐이라는 것에 대해서도 이야기 하고 싶습니다.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Och jag vill också tala om vad jag kallar "kunskapens nya last".
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Quero também falar-vos daquilo a que chamo o "fardo do conhecimento".
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Saya juga ingin bicara mengenai sesuatu yang saya sebut beban pengetahuan.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Şi vreau să vă vorbesc şi despre ceea ce eu numesc noua noastră responsabilitate a ştiinţei.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.También quiero hablar de lo que llamo la nueva carga del conocimiento.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Und ich möchte auch darüber sprechen, was ich die neue Last des Wissens nenne.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Và tôi cũng muốn nói về cái mà chúng ta gọi là gánh nặng mới của tri thức.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Και θα ήθελα να μιλήσω για αυτό που αποκαλούμε το νέο ειδικό βάρος της γνώσης.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.И еще я хочу поговорить о том, что я называю бременем знаний.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.Освен това искам да говоря за това, което наричам бремето на познанието.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.ורציתי גם לדבר על מה שאני מכנה בשם הנטל החדש של הידיעה
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.أريد أيضاً أن أتحدث عن العبء الجديد للمعرفة.
Ve ayrıca benim yeni bilgi yükü diye tanımladığım şeyden bahsetmek istiyorum.知ったゆえの責任があります 2008年に
Ve bu da size arkadaşınız Ed Cook'tan bahsetmek istediğinizi hatırlatırdı.Dat is het geheugensteuntje dat je dan Ed Cook wil introduceren.