Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.디지털 식량에 대해 이야기 하려 합니다.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.Quero falar-vos daquilo a que chamo "comida digital".
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.Quiero hablar ahora de lo que llamo alimento digital.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.Saya juga ingin cerita tentang sesuatu yang saya sebut 'makanan digital'.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.Szeretném elmondani, mi is az a digitális étel.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.Vorrei parlarvi di quello che chiamo cibo digitale.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.Θα ήθελα να μιλήσω για αυτό που αποκαλώ ψηφιακά τρόφιμα.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.Искам да ви разкажа и за това, което наричам дигитална храна.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.Я хочу рассказать о так называемой электронной еде.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.ברצוני לדבר אודות מה שאני מכנה בשם מזון דיגיטלי
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.أريد التحدث عن ما أسميه الغذاء الرقمي.
Dijital gıda dediğim şeyden bahsetmek istiyorum.科学技術によって
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Ale nie ma znacznych różnic pomiędzy tymi religiami.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Der er ingen væsentlig forskel mellem disse religioner.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Det är ingen större skillnad mellan dessa religioner.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Er is geen groot verschil tussen deze religies.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Es gibt keinen großartigen Unterschied zwischen diesen Religionen.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Il n'y a pas de différence majeure entre ces religions.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Không có sự khác biệt rõ ràng giữa các tôn giáo này.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.종교들 간에는 큰 차이가 없다는 거죠.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Med temi religijami ni nobene pomembne razlike.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Não há uma grande diferença entre estas religiões.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Nie je veľký rozdiel medzi týmito náboženstvami.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Nincs jelentős különbség ezen vallások között.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.No hay gran diferencia entre estas religiones.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Non ci sono grosse differenze tra queste religioni.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Nu este nicio diferenţă majoră între aceste religii.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Tidak ada perbedaan besar di antara kedua agama ini.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Δεν υπάρχουν σημαντικές διαφορές μεταξύ αυτών των θρησκειών.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Между этими религиями нет ощутимых различий.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.Няма голяма разлика между тези религии.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.אין הבדל ניכר בין הדתות האלו
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.ليس هناك فرق كبير بين هذه الأديان.
Dinler arasında büyük bir farktan bahsetmek mümkün değil.しかし 所得では違いがあります
Durumdan biraz bahsetmek gerekirse,약간의 힌트를 드리자면,
Durumdan biraz bahsetmek gerekirse,Opowiem teraz czym się zajmuję.
Durumdan biraz bahsetmek gerekirse,Så för att ge er ett sammanhang, som June sa.
Durumdan biraz bahsetmek gerekirse,אז רק כדי לתת לכם קצת הקשר,
Durumdan biraz bahsetmek gerekirse,لذا سأتحدث قليلا عن نفسي في هذا السياق،
Durumdan biraz bahsetmek gerekirse,私は芸術家・技術者・教育者を兼ねています
Ed Cook'tan bahsetmek istediğinizi hatırlatırdı.여러분의 친구 에드 쿡을 소개하고 싶어시겠죠.
Ed Cook'tan bahsetmek istediğinizi hatırlatırdı.שאתם רוצים להציג את ידידכם אד קוק
Ed Cook'tan bahsetmek istediğinizi hatırlatırdı.بأنك تريد أن تعرف بصديقك إيد كووك
Ed Cook'tan bahsetmek istediğinizi hatırlatırdı.さらにブリトニー・スピアーズのイメージから
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.És ha férfi áldozatokról akarunk beszélni, akkor beszéljünk a férfi áldozatokról.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Et si nous voulons parler des victimes hommes, parlons des victimes hommes.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.남성 피해에 대해 더 알고 싶다면, 그 부분에 대해 이야기해 볼까요.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Laten we het daar ook maar eens over hebben.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Pokud chceme mluvit o mužských obětech, promluvme o mužských obětech.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Pomówmy teraz o męskich ofiarach przemocy.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Se vogliamo proprio parlare di vittime maschili, parliamo di vittime maschili.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Și dacă vrem să vorbim despre victimele de sex masculin, hai sa vorbim.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Và nếu chúng ta muốn nói tới các nạn nhân nam, thì nói về nạn nhân nam.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Wenn wir über männliche Opfer sprechen wollen... Lassen Sie uns über männliche Opfer sprechen.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Y si queremos hablar de víctimas masculinas, hablemos de víctimas masculinas.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.Και αν θέλουμε να μιλήσουμε για άνδρες θύματα, ας μιλήσουμε για άνδρες θύματα.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.И если охота поговорить о жертвах-мужчинах, давайте поговорим о жертвах-мужчинах.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.ואם אנחנו רוצים לדבר על גברים שהם קורבנות, הנה, בואו נדבר על גברים שהם קורבנות,
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.وإذا أردنا التحدث عن الضحايا الذكور، دعونا نتحدث عن الضحايا الذكور.
Eğer erkek kurbanlardan bahsetmek istiyorsak bundan bahsedelim.話しましょう 男性の暴力被害の大半で加害者は男性です