Özellikle Karaipler'de bahçecilikte kullanılmaktadır.Hij gebruikt vooral karate.
Botanik bahçesinin toplam alanı 147 hektardır.Het terrein van deze botanische tuin is 2 hectare groot.
Mescidin önünde bahçesi, bahçede büyük bir çınar ağacı ve şadırvanı bulunmaktadır.Naast de hoeve bevindt zich een tuin en een boomgaard.
Omzunda hayvanat bahçesi oluşturmuştur.Hij stichtte een privé-dierentuin op het landgoed.
Nar bahçeleri de son zamanlarda kendini göstermekte.De jachthaven is pas recentelijk aangelegd.
İncil Hayvanat Bahçesi) sınırlı hizmet verilmektedir.Het is een beperkt beschikbaar huisdier.
Rynn ve Mario, Bayan Hallet'ın cesedini bahçeye birlikte gömerler.Robert en Marie liggen samen begraven in Halle.
Doğada 20, hayvanat bahçesinde 50 yaşına varabilirler.In de dierentuin kunnen ze wel tot 20 jaar oud worden.
Kentin adı “bahçeler arasındaki geçidin yeri” anlamındadır.De betekenis van de naam zou dan zijn: Woonplaats tussen de bomen.
Çünkü tabii arka bahçesini kaybetmişti.Hij viel hun achterhoede aan.
Pandır Bahçe / Üveyiktepe Höyüğü YerelnetDe buurt Harculo en Hoog-Zuthmen
Babil'in Asma Bahçeleri antik dünyanın yedi harikasından biri oldu.Dit waren de Hangende tuinen van Babylon, een van de zeven wereldwonderen van de antieke wereld.
Hayvanat bahçesinin arazisi 4.25 hektar.De dierentuin heeft een oppervlakte van 42,5 hectare.
Bağ ve bahçelerinin çokluğuyla meşhurdu.Hij was gekend voor zijn vergezichten en tuinen.
(Çocuk bahçede koşuyor.) - Belirli bahçe ve çocuktan bahsediliyor.Een tuinman besproeit zijn tuin met een tuinslang.
İlk 2.400 oyuncak, dört gün içinde yalnız Berlin Hayvanat Bahçesinde satıldı.De laatste 44.250 kruisen werden in 1924 aan de firma Neuer Berliner Messingwerke verkocht.
Tenten gorili Londra Hayvanat Bahçesi'ne hediye eder.Ranko wordt aan London Zoo geschonken.
Hayvanat bahçesinde yaklaşık 1.193 hayvan ve 168 tür bulunmaktadır.Het park heeft ongeveer 1184 dieren van 168 verschillende diersoorten.
Okul bahçesi ve etrafı oldukça yeşil bir alandır.Tuinwijk is een relatief groene buurt.
Kirazlı Bahçe Çeşmesi'dir (1927).Dan zoeken wij de wielewaal (1927).
Ağustos 2017'de ise bahçe aidiyetinin devredildiği ortaya çıktı.In 2017 is begonnen met het opknappen van de tuin.
Evin bir bahçesi vardır.Het beschikt ook over een tuin.
Tiflis Hayvanat Bahçesi bulundurduğu hayvanların neredeyse yarısını kaybetti.Bij de overstromingen komen honderden dieren in de dierentuin van Tbilisi om het leven.
Bu yüzden teneffüste bahçeye bile çıkmıyor.De grond komt dus niet uit de schildvoet.
Pencereler tamamen kendi bahçelerine bakarlar.De mooie vrouwen laten zich voor alle ramen zien.
Çok güzel çiçeklerle bezenmiş olan harika bir bahçe.Het is een plant met opvallend grote en gekleurde bloemen.
Tarihsel botanik bahçesi 1840’ta kurulmuştur.In de stad bevinden zich ook een aantal historische botanische tuinen uit 1840.
Mitya bahçeden kaçmakla uğraşmaktadır.Maria probeert tevergeefs het paleis te ontvluchten.
Zebralar ve zürafalar bir hayvanat bahçesinde bulunurlar.Zebra's en giraffes vind je in de dierentuin.
Dün hayvanat bahçesine gittim.Ik ging gisteren naar de dierentuin.
Bahçede hiç gül yoktu.Er waren geen rozen in de tuin.
Bir bahçecilik kılavuzu okuyordu.Ze was een handboek aan het lezen over tuinieren.
Bahçede birçok elma ağacı var.Er zijn veel appelbomen in de tuin.
Tavşan bahçeden bir havuç çaldı.De haas stal een wortel uit de tuin.
Tom ve Mary bahçelerinde marul salatası yetiştirirler.Tom en Mary telen bladsla in hun tuin.
Karım bahçesini sever.Mijn vrouw houdt van haar tuin.
Eşim bahçesini seviyor.Mijn vrouw houdt van haar tuin.
Kâğıt, karton, cam ve bahçe artıkları ayrı alınır.Papier, karton, glas en tuinafval worden gescheiden opgehaald.
Bahçede onlarca ağaç var.Er zijn tientallen bomen in de tuin.
Burası da bahçemiz.En dit is onze tuin.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.Jego życzeniem było być pochowanym w ogrodzie otaczającym dom.
Bir İngiliz Linux kullanıcıları grubu Bristol Hayvanat Bahçesi'ne bir penguen edindirmişlerdir.Jedna z brytyjskich grup użytkowników Linuksa zaadoptowała kilka pingwinów w zoo w Bristolu.
Yer yer gül bahçeleri bulunmaktadır.Tematem serii są róże.
Bell, 1991 yılında orman bahçesini inşa etmeye başladı ve 1995'te 'Permakültür Bahçesi' kitabını yazdı.Graham Bell rozpoczął budowę swojego leśnego ogrodu w 1991, a w 1995 napisał książkę The Permaculture Garden.
1841 yılında her üç kaplumbağa da Avustralya'da Brisbane 'deki botanik bahçesine getirilir.W 1841 wszystkie trzy żółwie uzyskane od Darwina przewieziono do Brisbane w Australii.
Şehir, ayrıca büyük bir hayvanat bahçesine sahiptir.Jedną z atrakcji miasta jest też duży ogród zoologiczny.
Bahçeye giriş ücreti alınmaktadır.Wstęp do ogrodu jest odpłatny.
Avrupa'da park ve bahçelerde yaşarlar.W Europie spotykany w parkach i ogrodach.
Bağ ve bahçelerinin çokluğuyla meşhurdu.Stanowią go liczne zabudowania i ogrody.
Bahçe Bitkileri.Rośliny ogrodowe.
Bahçeköy, Tekirdağ ilinin Saray ilçesine bağlı bir Mahalledir.Szczególnie ciekawe ze względu na sam budynek pałacu, w którym się mieści.
Kendilerine yetecek kadar bağ ve bahçeleri vardır.Posiadali też części wsi Podjazy i Chośnica (XVI wiek).
İki hayvanat bahçesi arasındaki tartışma 2009'da da sürdü.W 2009 klasztor zamieszkiwały dwie mniszki.
Le Jardin des supplices, roman (1899) (İşkenceler bahçesi, 1955).Le Jardin des supplices (Ogród udręczeń) (1899).
Hayvanat bahçesi, hayvanlarını gerçekten değer biçilmez saymaktadır.Chów zwierząt jednak nie zapewnia im wystarczających środków do życia.
Yüksek Bahçe lordudur, Willas, Garlan, Loras ve Margaery'nin babasıdır.Ojciec Willasa, Garlana Dzielnego, Lorasa i Margaery.
Özellikle üniversite öğrencileri için önemli bir bilimsel araştırma bahçesidir.Znaczącą częścią działalności naukowo-badawczej uczelni są publikacje pracowników naukowych uczelni.
Her evin kendine ait bir bahçesi vardır.Wszystkimi z nich dysponuje Ogród.
İsrail'in işlenmemiş bitkilerin bulunduğu en büyük bahçelerindendir.Jest to jeden z największych zbiorów izraelskich roślin.
Biblical Zoo denen hayvanat bahçesine ev sahipliği yapmaktadır.Obok stacji jest ogród zoologiczny zwierząt biblijnych.