Pilot bölüm, Bahçe Duvarının Ötesinde için katalizör olmuştur.O piloto se tornou o catalisador para Over the Garden Wall.
İşletme açısından bir halk akvaryumu, hayvanat bahçesi ya da müzeye benzer özellikler taşır.Desde o ponto de vista operacional, um aquário público é similar em muitos aspectos a um zoológico ou museu.
San Diego Hayvanat Bahçesi, "kafesiz sergileme" yapılarıyla öncü olmuştur.O Zoológico de San Diego foi pioneiro na construção de exibições "sem jaulas".
Hayvanat bahçesi parkın %75'ini gezdiren rehber otobüs turu sunmaktadır.O zoológico oferece um tour guiado de ônibus que atravessa 75% do parque.
O gece Rod Serling, Brian'ın ödülü Griffinlerin bahçesine gömdüğünü söyler.Na mesma noite, Rod Serling revela que Brian queimou o troféu no quintal dos Griffins.
El-Manyal ilçesi ile Al-Manyal Sarayı Müzesi ve bahçeleri adada bulunmaktadır.O Distrito de El-Manial e o Museu do Palácio Al-Manyal e seus jardins, estão localizados na ilha.
Diğerlerinin de yardımıyla Rick, hastanenin bahçesine girmeyi başarır.Com a ajuda dos outros sobreviventes, Rick consegue entrar no pátio da prisão.
Önünde küçük bir bahçesi vardır.Na frente dela havia um minúsculo pátio.
Meşhur bir Zen bahçesi kuzeybatı Kyoto'daki Ryōan-ji Tapınağı'nda bulunur.Existe um famoso jardim de pedras japonês no Templo Ryōan-ji em Quioto.
İlk sahnesini Robert Rosenberg ile Prag'daki Charles Üniversitesi'nin bahçesinde çekmiştir.Fez sua primeira cena com Robert Rosenberg em público em frente à Universidade de Praga.
Bir sonraki gün, Rick ve diğerleri hapishanenin bahçesini aylaklardan temizleyi başarır.No dia seguinte, Rick e os outros conseguem limpar o pátio da prisão, matando todos os zumbis.
High Street üzerindeki Botanik Bahçeleri, Birleşik Krallık'ın en eski botanik bahçesidir.O Jardim Botânico em High Street é o mais antigo do Reino Unido.
Heykelin kaidesi 1848'te keşfedilmiştir, şu anda Aya Sofya'nın bahçesindedir.A base da estátua foi descoberta em 1848 e está agora localizada no jardim de Santa Sofia.
Saint-Rémy'de iken Van Gogh zamanını dışarıda zeytin bahçelerinde ağaçları resmederek geçirmiştir.Van Gogh gastava seu tempo no hospício de Saint-Rémy fora do prédio, pintando as árvores dos olivais.
Babil'in Asma Bahçeleri antik dünyanın yedi harikasından biri oldu.Os Jardins Suspensos da Babilônia foram uma das Sete Maravilhas do Mundo Antigo.
20 Mart 1882'de açılmış olup Japonya'nın en eski hayvanat bahçesidir.É o zoológico mais antigo do Japão, aberto desde 20 de março de 1882.
Bahçeler asla yeniden yapılmadı.O palácio nunca foi reconstruído.
Bahçeye ayrıca küçük bir köşk daha ilave edildi.No mesmo pátio, foi criado também um pequeno jardim.
Maracay, "Bahçeler şehri" (Ciudad Jardín) olarak da bilinmektedir.Maracay também é chamada de Cidade Jardim.
Bahçelerin içinde Vatikan Radyosu gibi bazı binalar mevcuttur.Nele estão localizados alguns edifícios como o da Rádio Vaticano e Palácio do Governo.
Bahçe musluğu gibi türleri de vardır.Um jardim igual a muitos jardins.
Bugüne kadar Babil’de asma bahçeleri hakkında hiçbir arkeolojik kanıt bulunamamıştır.Até o momento, nenhuma evidência arqueológica dos jardins foi encontrado na Babilônia.
Bahçeli "10 Temmuz bizim için amaç ve anlamını yitirmiştir.Consultado em 11 de julho de 2010 «Methods and Term Definitions».
Bahçeler ayrıca 4 adet labirent şeklindeki düzenlemeye sahiptir.Os jardins também apresentam quatro labirintos de folhas vivas.
Kivi bahçeleri vardır.Bom Jardim das Pedras.
Bahçeden bir bölüm.Portal do Jardim.
Hayvanat bahçesi, Melbourne kent merkezinin 4 kilometre (2.5 mil) kuzeyindedir.O zoológico está 4 km ao norte do centro de Melbourne.
Sizin bahçeniz niye bu kadar geniş?(Que Bonito É o Seu Jardim?)
Bu "hayalî" resimler arasında Etten'deki Bahçenin Anısı tablosu da vardır.Dentre esses quadros "imaginativos" estava Memória do Jardim em Etten.
Bahçe halka açık ve ücretsizdir.O acesso aos jardins é livre e gratuito.
Bunun için standart bir benzetme bahçe hortumu gibi çok boyutlu bir objedir.Uma analogia padrão para isto é considerar um espaço multidimensional como uma mangueira de jardim.
Bazı akvaryumlar ise hayvanat bahçelerinden tamamen bağımsız olur.Em algumas espécies, esses zooides são independentes de seus vizinhos.
Kilise kompleksinin doğusunda mesokēpion (orta bahçe) olarak bilinen bir bahçe bulunmaktaydı.A oeste do complexo da igreja estava um jardim conhecido como mesocépio (mesokēpion; "jardim do meio").
Öte yandan kompleks içerisinde bir sebze bahçesi ile tavşanlar, bal arıları tavuklar ve bir inek vardı.O composto tinha uma horta em que estavam coelhos, galinhas e uma vaca.
Sonradan, (80'li yılların başında)neye dayandırıldığı bilinmeksizin Bahçekonak olarak değiştirilmiştir.Depois disso, foi enviado à Juli, onde aprenderia o aimará.
Bahşaşlı kelimesinin Bahçeli kelimesinden değişerek oluştuğu söylenir.Retira-se a palavra que do presente do subjuntivo.
Soğanlı'da o zamanlar bağlar, bahçeler ve çiftlikler bulunmaktaydı.Havia dança de forró em sítios, granjas e fazendas.
Yaklaşık 0.67 kilometrekare (170 dönüm) bir alanı ile 300 hayvan türü hayvanat bahçesinde yaşamaktadır.O jardim conta com 300 espécies de animais numa área de 0.67 quilómetros quadrados.
Gábor son bir istek dile getirir: Leyla ile güneşin batışına kadar bahçede kalmak.Exemplo 1: Júlio deve fazê-lo até que o sol se ponha.
Okul bahçesi özel peyzaj tasarımı ve botanik bahçesine dönüştürülmüştür.A Escola de medicina foi dotada de um Jardin dé levantes, Jardim botânico.
Gülistan rengarenk güllerden oluşan bir bahçe gibi, şiir ve öykülerden oluşan bir derlemedir.O Gulistan é uma coleção de poemas e histórias, da mesma forma que um jardim de rosas é uma coleção de rosas.
Ayrıca bahçe ve ormanlarda da görülür.Também é avistada em parques e jardins.
Avrupa'nın ilk botanik bahçelerinden birinin kurulmasına yardımcı oldu.Ele fundou um dos primeiros jardins botânicos alemães.
İlk başta 75.000 metrekare arazi üzerinde bulunan bahçe daha sonra iki katına çıkmıştır.O jardim originalmente cobria 75,000 metros quadrados, mas desde essa altura duplicou o seu tamanho.
Hatay Arkeoloji Müzesi koleksiyonu sekiz sergi salonu ve bahçesinde sergilenmekteydi.No noite do sacrifício, foram oferecidas ao Orochi oito jarras de sakê.
Şimdi bir hayvanat bahçesi.Jardim zoológico.
Hitler'in talimatlarına uygun olarak, cesetleri Reich Şansölyesinin arkasındaki bahçesinde yakıldı.De acordo com as instruções de Hitler, os seus corpos foram levados para o jardim da Chancelaria e queimados.
Şehirde çok sayıda park ve bahçe bulunmaktadır.A cidade dispõe de vários parques e jardins.
Hera onu Hesperidlerin bahçesine diker.Atena encarregou-se de recolocá-las no Jardim das Hespérides.
Bahçeye girip heykeli görünce ağlamaya başladım.Conhecí ela no Superstar , chorei muito.
"Bu bahçede gül bitmez" diyenler olacak.«I Never Promised You a Rose Garden» (em inglês).
Hayvanat bahçesinin arazisi 4.25 hektar.A área total do jardim zoológico é 4,25 hectares (10.5 acres).
1919, Bahçepınar, Çiçekdağı) - (ö.Wintertime (Flor do Inverno) - (1943) - Dir.
İki taraf ta birbirine egzotik hayvanlar gönderdi, bu hayvanlar da hayvanat bahçesi'nde tutuluyordu.Os dois andavam juntos pelo Zoológico tratando de outros animais.
1990'larda belediye olan Bahçeköy Beldesi 2008 yılında fesh olarak Sarıyer ilçesinin mahallesi oldu.Nos anos 1990, a festividades passou a ser de responsabilidade da prefeitura.
Viyana'daki Schönbrunn Sarayı'nın bahçesindeki Gloriette buna örnektir.Foi assinado no Palácio de Schönbrunn, situado em Viena.
Dev çocukları kovduktan sonra bahçesine ebedi bir kış çöker.Durante sua fuga, ela acaba deixando Arendelle em um inverno eterno.
Çiçek düzenlemelerinde,bahçelerde kullanılmaktadır.São usadas como plantas de jardim, nalguns locais.
"Hasanağa Bahçesi kaderine terk edildi".«Travesti é espancada até a morte no Bom Jardim».
Köy halkı bahçesine kuyu kazar.Basta reparar em Femmes au jardin.