Sol bacağımdan ameliyat oldum.I had an operation on my left leg.
Tom eskiden bacanağımdı. O, küçük kız kardeşimin eski kocasıdır.Tom used to be my brother-in-law. He's my younger sister's ex-husband.
Sol bacağımda bir morluk var.I have a bruise on my left leg.
Sol bacağımda bir yara var.I have a bruise on my left leg.
Sol bacağımda bir çürük var.I have a bruise on my left leg.
Bacağımda kramp var.I have a cramp in my leg.
Sami bacak bacak üstüne attı.Sami crossed his legs.
Tom'un iki bacağı var.Tom has two legs.
Tom'un kedisinin dört bacağı vardır.Tom's cat has four legs.
Tom'un köpeğinin dört bacağı vardır.Tom's dog has four legs.
Çoğu kuşun iki bacağı ve iki kanadı vardır.Most birds have two legs and two wings.
Tom bir baca temizleyicisidir.Tom is a chimney sweep.
Tom bir baca temizleyicidir.Tom is a chimney sweep.
Sıcak su şişesi bacağımı yakıyor.The hot water bottle is burning my leg.
Kurbağa bacaklarına sahip olacağım.I'll have the frog legs.
Sadece tek kurbağa bacağı sipariş edemezsin.You cannot order just one frog leg.
Sami'nin bacağı kesilmek zorunda kalındı.Sami's leg had to be amputated.
Tom, Mary'den daha uzun bacaklara sahip.Tom has longer legs than Mary.
Sami elini Leyla'nın bacağına koydu.Sami put his hand on Layla's leg.
Sami, Leyla'nın bacağına dokundu.Sami touched Layla's leg.
Sami, Leyla'nın bacağına dokunmaya başladı.Sami started touching Layla's leg.
Benim bacaklarım seninki kadar uzun değil.My legs aren't as long as yours.
Tom'a kırık bir bacağım olduğunu söyle.Tell Tom I've a broken leg.
Tom'a, kırık bir bacağım olduğunu söyle.Tell Tom that I've a broken leg.
Tom'dan daha uzun bacaklarım var.I have longer legs than Tom.
Tom sol bacağını kırdı.Tom has broken his left leg.
Tom ve John bacanaklar.Tom and John are brothers-in-law.
Tom kurbağa bacağı sevmez.Tom doesn't like frog legs.
Leyla'nın bacakları onun en iyi yönü.Layla's legs are her best feature.
Leyla bacaklarını gösterdi.Layla showed her legs.
Sami, Leyla'nın bacaklarını traş etmesini istedi.Sami wanted Layla to shave her legs.
Kapıdan kovsak bacadan giriyorsun Tom.You're like a bad penny, Tom.
Tom benim bacanağım.Tom is my brother-in-law.
Tom az daha bacağını kırıyordu.Tom almost broke his leg.
Bayramdan birkaç hafta önce sağ bacağı kırılıp hastaneye kaldırıldı.He broke his right leg and was taken to hospital a few weeks before the holiday.
Doğum gününde sağ bacağı hala alçıdaydı.On his birthday, his right leg was still in a cast.
Bacağı iyileşiyor.His leg is healing.
Yavru kedi bacaklarımın arasında uyuyor.The kitten is sleeping between my legs.
Bacaklarını yıkadılar.They washed their legs.
Bacası duman çıkarmıyor.His chimney isn't smoking.
Bacaklarını hissetmiyor.He can't feel his legs.
Bacaklara bak be!What beautiful legs!
Bacaklarımda çokça kıl var.I have a lot of hair on my legs.
Lukas, Rima'nın bacağını kavradı.Lukas grabbed Rima’s leg.
John, bacağı kırıldığından babası ve amcasına mezarın açılması sırasında katılamaz.John has a broken leg and cannot accompany his father and uncle when they open the tomb.
Bu pugların daha kısa bacakları ve modern tarzda pug burunları vardır.These Pugs had shorter legs and the modern-style Pug nose.
Fransız doktor Olivier Bringer, 22 Temmuz'da kırık bacağına başarılı bir ameliyat uyguladı.French doctor Olivier Bringer performed surgery on Ba's fractured leg successfully on 22 July.
5 Haziran 1960'ta bir araba kazasında bacaklarından ciddi bir şekilde yaralandı.On June 5, 1960, his legs were seriously injured in a car accident.
Libohova bacağından vuruldu ve şapkasından bir mermi geçti; Kral ise zarar görmedi.Libohova was shot in the leg and a bullet went through his hat; the King was unharmed.
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.I used to make copies on my leg and pencils .
Dört bacağı üzerinde yürür.He walks on four legs.
Bir süre sonra grubun, Bob'un bacağını kesip yemeye başladığı gösterilir.It is then revealed that the group cut off Bob's left leg in order to eat it.
Gowen, sekiz yaşındayken sol bacağını kaybetti.Gowen's left leg was amputated when he was eight years old.
Bacanak, kız kardeşler ile evlenen erkeklerin birbirlerine göre akrabalık durumu.Wives think about husbands, sisters watch one another.
Édouard Manet'nin bacağının kesilmesine karşı çıktı.He advised Édouard Manet against the amputation of his leg.
Maçın büyük bölümünde Roode, Nakamura'nın bacağını hedef aldı.During the match, Roode targeted Nakamura's leg.
Bacak koruması, zırh takımlarının ilk giden parçasıydı, yerine uzun deri botlar geçti.Leg protection was the first part to go, replaced by tall leather boots.
Eylül 1979'da İzmir Efes Oteli'ne girerken bir saldırgan tarafından bacağından bıçaklandı.In September 1979 she was stabbed in the leg by an attacker while entering the İzmir Efes Hotel.
Grable'in bacakları, ünlü stüdyolar tarafından 1 milyon dolara sigortalıydı.Grable's legs were famously insured by her studio for $1 million as a publicity stunt.
Bu on bacak, sekiz kısa kol ve iki uzun tentakülden oluşmaktadır.The ten limbs are divided into eight short arms and two long tentacles.