2006 yılında omuzlarında ve bacaklarında bağ sakatlıkları nedeniyle milli takımdan ayrıldı.In 2006 due to ligament injuries in his shoulders and legs, he left the national team.
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.Thus, seeing is better at infrared wavelengths than at visible wavelengths.
Pelikanlar kuvvetli bacakları ve perdeli ayaklarıyla çok iyi yüzücüdürler.Pelicans swim well with their strong legs and their webbed feet.
Rodin heykellerinde kendisinden eller ve bacaklar üzerinde çalışmasını istemiştir.Rodin requested her work on the hands and legs of his sculptures.
Bacakları yoktur.It has no legs.
Luis Bacalov koro ve orkestralara önemli eserler besteledi.Bacalov composed significant works for chorus and orchestra.
Sheremetieva'nın 2006'da bacağı kırılmış bu sebeple o ve Kuznetsov 2006/2007 sezonunu kaçırmıştır.Sheremetieva broke her foot in 2006 and, as a result, the pair missed most of the 2006–2007 season.
Baca video için Nacimiento de Voces (Doğum sesleri) adını verdiği besteyi yaptı.Baca produced an original score for the video, titled "Nacimiento de Voces" ("Birth Voices").
Hogan maçı Wight'ı götürüp bodyslamladı ve bacağını düşürdükten sonra kazandı.Hogan won the match after he bodyslammed Wight and pinned him following the leg drop.
Kışın alın daha geniş bir şekilde beyazdır, gaga siyahtır ve bacak soluklaşmıştır.In winter, the forehead is more extensively white, the bill is black and the legs duller.
Hareket kabiliyetini geri kazandı, fakat bir bacağı iyileşmedi.He regained mobility, but one leg remained affected.
Ayak ve bacaklar önde sarı-yeşil, arkada sarıdır.The legs and feet are green yellow in front and yellow in back.
1992'de Martini & Rossi, Bacardi ile birleşti.In 1992 Martini & Rossi merged with Bacardi.
Deathstroke bacağına bir av tüfeği koyduğunda Bart daha sonra yaralandı.Bart was later injured when Deathstroke put a shotgun to his leg.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Dmitri tried to flee through a window but broke his leg in the fall.
Serbest program öncesi buzdaki ısınma sırasında Fumie Suguri ile çarpıştı ve bacağını incitti.During the free skate warm-up, she collided with Fumie Suguri, and injured her knee.
Volta'ya göre kurbağa bacaklarındaki sıvılar sadece elektroliti sağlamaktaydı.According to Volta, fluids in the frog merely provided the electrolyte.
Uçarken bacaklar ve ayaklar geriye doğru uzanmış durumdadır.In flight, the legs and feet are held backward.
Şubat 1998'de şeker hastalığı nedeniyle sağ bacağını kaybetti.In February 1998, he had to have his right leg amputated due to diabetes.
Üç kolu ve üç bacağı vardır.He has three arms, three legs and three tails.
Roode, maç boyunca Nakamura'nın bacağına hedef aldı.Roode targeted Nakamura's leg throughout the match which injured him.
Çocukken bacakları işlevini yitirmeye başladı ve şimdi tekerlekli sandalye kullanıyor.She lost use of her legs at age four and began using a wheelchair.
Bu o zamana kadar yapılan ilk metal bacak idi.It was the first ever metal leg.
Filikalar ve bacalar yüzde on oranında küçültüldü.The lifeboats and funnels were shrunken by ten percent.
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.When he lost a leg in an aircraft crash, he was fitted with an "uncomfortable wooden replacement".
Kompozisyon Bakire Mary' yi bacakları arasında oturan çocuk İsa ile birlikte gösterir.The composition shows the Virgin Mary, with the Christ child sitting between her legs.
Erişkinlerin siyah bacakları ve küçük, ince, koyu renk bir gagası vardır.Adults have black legs and a short, straight, thin dark bill.
Aynı zamanda dudak ve bacak koordinasyonunda gelişmeler görülür.At the same time, improvements in lip and leg coordination occur.
Zıp zıp bacakları ve basık küçük burunlarıyla tanınırlar, ve, bütün havuçlarla ne olur?They got them hoppy legs and twitchy little noses, and what's with all the carrots?
Üreme döneminde ayak ve bacaklar parlak turuncuya dönüşür.In courtship legs and feet turn bright orange.
Çocuğun dişleri ve kemik parçaları evin bacasında bulunur.The boy's teeth and bits of bone were discovered in the home's chimney.
Çok bacaklılar (Myriapoda), eklem bacaklılar (Arthropoda) şubesinin bir alt şubesidir.The feet are covered with layers of paraffin wax to moisturize feet.
Ayakları ve bacakları şiddetle titrer ve bazen çöker.His feet and legs shake violently and sometimes he almost collapses.
Hareket eden bacaklar görmek istemiştim.The arms echo the moving leg.
1990’lı yılların ortasında Bradbury yakacak odun keserken sağ bacağını yaraladı.In the mid-1990s, Bradbury accidentally hit his leg while chopping firewood.
Bazı türlerin uzun (Mitobates stygnoides) bacakları vardır, bazı türlerin bacakları ise çok kısadır.They had many small teeth in their jaws, and stout legs.
Bacaklar hareket ettirilerek geçici bir rahatlama sağlanabilir.Stretching the leg muscles can bring temporary relief.
Hayatta kalanlardan birine göre SS üyeleri insanların bacaklarına hedef alarak ateş ettiler.According to a survivor's account, the SS men then began shooting, aiming for their legs.
Bacaklar ön ve arka bacaklar olarak ikiye ayrılır.And he looks comfortable of both front and back foot.
Bacakları uzundur.The legs are long.
Uçarken görece kısa bacakları kuyruğun arkasına geçmez.One where my foot doesn't plow through your ass.
Eddard'ın bacağı meydan kavgasında kötü biçimde yaralanır.Edge's eye was badly injured in the match.
Ayrıca sağ bacağı da sol bacağına göre 6 santimetre daha kısaydı.As a result of the injury, his right leg was 3/4-inch shorter than his left.
Yalancı tırtıl: 6-8 çift bacak vardır.The tibia of the hind leg bears six to eight spines.
İşitme organları ön bacaklarında bulunan bir uzantıdadır.The active partner lies on their front between their legs.
Her biri kırmızı ve beyaz şeritlerle iki bacası vardı.She had two funnels, each with red and white funnel bands.
İki bacağı üzerinde yürür ve hızlı koşma yeteneğine sahiptir.He has the ability of kicking both feet and has great speed.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.A short and stocky limb structure makes the jaguar adept at climbing, crawling, and swimming.
Çoğu eklem bacaklılarda gonoforlar (üreme organları) bacaklarda bulunur.In most decapods, the gonopores (sexual openings) are found on the legs.
Tek gözlü, tek kollu, tek bacaklıdır.Its people have only one hand and only one foot.
Ardından Gargano, Almas'a Gargano Escape bağladı ancak Almas, bacağını alt iplere koydu.Gargano applied the Garga-No Escape, but Almas placed his foot on the bottom rope.
Bacakları kahverengidir ve femur üzerinde hafif ve koyu çizgiler desen taşımaktadır.Legs are brown and bear a pattern of light and dark stripes on the femur.
Bacak ve ayaklar sarı ya da gri renklidir ve uzun pençeler siyahtır.The legs and feet are yellow or grey, with long black talons (claws).
Kol ve bacakları, Newcastle, Berwick, Stirling ve Perth'de ayrı ayrı sergilendi.His limbs were displayed, separately, in Newcastle, Berwick, Stirling, and Perth.
Mavi karıncalar metalik mavi-yeşil vücudu ile kırmızı bacaklı bir yapıya sahiptir.Blue ants have a distinctive metallic blue-green body, with red legs.
Geniş gagaları ve zayıf bacakları, onların diyetini ve ağaçlarla ilgili alışkanlıklarını yansıtır.Their broad bills and weak legs reflect their diet and arboreal habits.
Şeker hastalığı nedeniyle iki bacağı kesildi.His legs were amputated as a result of diabetes.
Kısa bacakları, beyaz tüylerle kaplıdır.The legs are covered with short, white fiber.
Gaga küçük ve sivri uçludur ve bacaklar kahverengidir.The bill is small and pointed and the legs brown.
Fakat tam bu sırada bacağında büyük bir abse çıktı.A spring immediately sprang up at his feet.