Benim baca boşaltımı dediğim başka bir eşik etkisini getiriyor,Which brings on another threshold effect
Beyliği bacakları almak istiyorsanız, "Ben ---- süreIf you would take his lordship's legs, while I----"
Eğer kapmak orada bir şey var bacak!There's something in there that grabs you by the leg!" "That would be Rollo, sir."
Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.His lordship won him in a raffle, and tied him to the leg of the table.
İnsanlarda böyle değildir: bir kolu kesersiniz, bir bacağı kesersiniz; bir daha büyümez.Not so in human beings: you cut off an arm, you cut off a leg -- it doesn't regrow.
Oturdum ve bacaklarımı açtım.And I sat down, and I opened my legs.
Bacaklarımı açmamla başka bir kadın daha geldi ve bu kadının bir bıçağı vardı.As I opened my leg, another woman came, and this woman was carrying a knife.
Ve 500 derece santigratlık bir su bacasının yanıbaşında yaşayan hayvanlar görüyorsunuz.And so, you're seeing animals that are living next to a 500-degree-Centigrade water plumes.
-Yumuşak olan senin bacağın. -Artık senin oldu.- It's your leg that's smooth - It's <i>your</i> leg now
Ne kadar da güzel bacakların varmış! Gir, artık. Gir.What nice, long legs you've got
Yaramaz bacaksızlar !So annoying!
Bacaklarını biraz ayırabilir misin?Could you spread your legs a little bit?
Bu büyük, koskocaman bacalar.These giant chimneys, huge giant chimneys.
Hidrotermal bacalar asidik çevrede yer alıyorlar.And the hydrothermal vents were in an acidic environment.
Kısa bacaklar.Short legs.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.But if you think about it, from my head to my hands to his leg.
Beş hareketin üçüncüsü tek bacak esnetme. Ya da bizim kendi aramızda dediğimiz gibi makas.Third in the series of five is single straight-like stretch.
Beş hareketin üçüncüsü tek bacak esnetme.Or, as we commonly call it today, scissors.
Ya da bizim kendi aramızda dediğimiz gibi makas. Beş hareketin üçüncüsü tek bacak esnetme.So, this exercise works on again the pelvic stability while giving your legs a little stretch.
Haşereler - altı bacaklı organizmalar ve örümcekler ya da maytlar, sekiz bacaklı organizmalar.Let's have a look at that.
Çorap, itina ile baca asıldıThe stockings were hung by the chimney with care,
Aziz Nicholas bağlı Aşağı baca geldi.Down the chimney St. Nicholas came with a bound.
Ve baca kadar, bir selam vererek kalktı.And giving a nod, up the chimney he rose.
Sonra bacağımı kaptı ve götürdü. Bana ne olacaktı?I'm 80 miles from shore, what's going to happen to me?
Ağırlık, hareket ettiği sırada bacak kemiklerine farklı açılardan gelecek.The weight would be exerted on the leg bones at different angles as he moves.
Fakirlerin kafası var mı? bacakları, ağızları ve elleri var mı?Do poor have heads? Do poor have legs, mouth and hands, but no head?
Bacakları bükmek ve uzun mesafe hareketi için fırlatmak istiyoruz.We want to fold up the legs and shoot it up for long-range motion.
Biz basitçe bacağın yüksekliğini değiştiriyoruz.We just simply change the length of the spoke.
Kablolu Bacaklı Akıllı Eşleştirme Davranışlı RobotCable-suspended Limbed Intelligent Matching Behavior Robot.
Neredeyse onun müziğiyle dans etmekten bacağımı kıracaktım.And I almost broke my leg dancing to his music.
Denemek için, çatıda bir baca oluşturalım.Let's try it by creating a chimney on the roof.
Bir baca çizmek için birçok yaklaşım kullanabilirdik, ancak şu yöntemi kullanacağız:To draw a chimney we could approach it in many ways, but we'll use this method:
Bacayı tamamlamak için genişlet/daralt aracını tekrar kullanın.Use push/pull again to complete the chimney.
'...bir timsah sıçrayıp bacağımın bir tanesini ısırdı.Alligator jumped and bit my leg off.
Diğer bacağı da kaybetmeyi dene istersen, kimbilir?Try losing the other leg, maybe.
Sen bilirsin, güçlükle mücadele eden yumurtalar bacakların arasında...You know, the scrambled eggs between the legs...
Sadie, kapat bacaklarını.Sadie, close your legs.
Bijou Caronta ve onun kısa bacaklı bodur bir cins Alman köpeği, Fritz.Bijou Caronta and his dachshund, Fritz.
Mesela, bacağınızı kaybettiyseniz, geri alacaksınız.Like, if you'd lost a leg, well, you get it back.
Bacadaki duman mı?The fire in the chimney?
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Ironic that my legs are fine, and it's my shoulders that slow up my walk.
Bacađý kýrýldý bir gün.He broke his leg one day.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.My eye also is dim by reason of sorrow. All my members are as a shadow.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.The members of his body shall be devoured. The firstborn of death shall devour his members.
‹‹Onun kolları, bacakları, Zorlu gücü, güzel yapısı hakkında Konuşmadan edemeyeceğim."I will not keep silence concerning his limbs, nor his mighty strength, nor his goodly frame.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Like the legs of the lame that hang loose: so is a parable in the mouth of fools.
bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi.its legs of iron, its feet part of iron, and part of clay.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.but when they came to Jesus, and saw that he was already dead, they didn't break his legs.
Onları bana getirin (dedi), bacaklarını ve boyunlarını okşamağa başladı."Bring them back to me," and he began to rub and stroke their shanks and necks.
Ve bacak bacağa dolaşır.And anguish will be heaped upon anguish:
"Onları bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı."Bring them back to me," and he began to rub and stroke their shanks and necks.
Bacaklar birbirine dolaşır.And anguish will be heaped upon anguish:
Billur döşemeyi görünce derin bir su sandı ve bacaklarını sıvadı.When she saw it, she took it for a sheet of water, and (pulling up her skirts) uncovered her legs.
"Geri getirin bana onları!" dedi. Bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı."Bring them back to me," and he began to rub and stroke their shanks and necks.
"Geri getirin onları bana!" dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı."Bring them back to me," and he began to rub and stroke their shanks and necks.
Bacak bacağa dolaşır..And anguish will be heaped upon anguish:
Bacağı bacağına dolaşır, ölüm acısıyla kıvranır. [6,61-62]And anguish will be heaped upon anguish:
Sarayın salonunu görünce, su havuzu sanarak bacaklarını sıvadı.When she saw it, she took it for a sheet of water, and (pulling up her skirts) uncovered her legs.
"Onları bana geri getirin," dedi, (veda etmek için) bacaklarını ve boyunlarını okşadı."Bring them back to me," and he began to rub and stroke their shanks and necks.
Bacakları birbirine dolaşmıştır.And anguish will be heaped upon anguish: