Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Uma freira católica, norte-americana, a irmã, Diana Ortiz... Teve a primeira experiência como missionária.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Una suora cattolica americana, sorella Dianna Ortiz, ha vissuto tutto ciò quando era missionaria.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Американская монахиня-католичка, сестра Диана Ортис узнала это из первых рук, как миссионерка
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Една амриканска моняхиня католичка, сестра Диана Ортиз, е преживяла всичко това, когато е била мисионерка там.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.נזירה קתולית-אמריקאית ,דיאנה אורטיז .חוותה זאת ממקור ראשון כמסיונרית
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.宣教師として直接 このことを経験しました 1989年先住民への 残虐行為について発言後
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Ambasadorii noştri sunt Mo Bros şi Mo Sistas, şi asta a fost fundamental pentru succesul nostru.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.우리의 대표 사절은 "모 형제 모 자매들"입니다. 그들이 지금껏 우리 성공의 근본이었습니다.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Nagyköveteink a Mo Bratyók és Mo Hugik ami, úgy gondolom, hogy kulcsfontosságú az elért sikereinkhez.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Našimi vyslanci jsou Mo bratři a Mo sestry, což považuji za jádro našeho úspěchu.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Naši veľvyslanci sú Mo bratia a Mo sestry a to je základ nášho úspechu.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Naszymi ambasadorami są wąs-bracia i wąs-siostry, i myślę, że to podstawa naszego sukcesu.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Nos ambassadeurs sont les Mo Bros et les Mo Sistas, et je crois que ça a été fondamental pour notre succès.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Nuestros embajadores son los Mo Bros y las Mo Sistas, y creo que han sido fundamentales para nuestro éxito.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Onze ambassadeurs zijn de Mo Bros en Mo Sistas, en dat is fundamenteel geweest voor ons succes.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Os nossos embaixadores são os Mo Irmãos e as Mo Irmãs, e acho que isso foi fundamental para o nosso sucesso.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Unsere Botschafter sind die Mo Bros und Mo Sistas, und ich denke, dass dies das Fundament unseres Erfolg ist.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Vores ambassadører er Mo Bros og Mo Sistas, og jeg mener at det har været fundamentalt for vores succes.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Нашими представителями являются братья и сёстры "Усабря", и я думаю, что это лежит в основе нашего успеха.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Наші посли - мо-днодумці, і я думаю, що це було основою нашого успіху.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Посланиците ни са Мо Брос и Мо Систас и мисля, че това е основата на успеха ни.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.(צחוק) השגרירים שלנו הם החברים והחברות שמגדלים שפמים
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.سفراءنا هم إخوة الشوارب وأخوات الشوارب و بإعتقادي هذا هو سبب نجاحنا
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.この成功には この大使達が不可欠でした 私達のブランドとキャンペーンを大使達にゆだね
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Aber diese Schuhe hatten runde Nylon-Schnürsenkel, und sie gingen mir immer wieder auf.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Ale buty te miały grube nylonowe sznurówki, i cały czas się rozwiązywały.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Ale k těm botám jsem dostal kulaté nylonové tkaničky a nedokázal jsme je udržet zavázané.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Ale šnúrky boli guľaté a nylonové, a hlavne sa mi ich nepodarilo udržať zaviazané.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Ám a cipőhöz kerek, nejlon cipőfűző járt, és nem tudtam bekötve tartani.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Die schoenen hadden nylon veters, en ik kon ze niet gestrikt houden.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.그 신발은 동그란 나일론 끈이 있었고, 그 끈은 계속 플어 졌습니다.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Mais ces chaussures avaient des lacets de nylon ronds, et je n'arrivais pas à les garder attachés.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Ma quelle scarpe avevano stringhe di nylon arrotondate, e io non riuscivo a tenerle allacciate.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Mas esses sapatos vinham com atacadores redondos de nylon, e não conseguia mantê-los apertados.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Men de sko havde runde nylon snørebånd, og jeg kunne ikke få dem til at holde.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Men dessa skor kom med runda nylonsnören, och jag kunde inte hålla dem knutna.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Namun sepatu itu memiliki tali nilon bulat, dan ikatannya sering lepas.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Nhưng đôi giày đó lại đi kèm với những chiếc dây nylon tròn, và tôi không thể buộc được.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Pantofii aveau şireturi rotunde de nailon şi nu stăteau legate.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Pero esos zapatos vinieron con cordones de nylon redondo, y no podía mantenerlos atados.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Ti čevlji so imeli najlonske vezalke, ki so se kar naprej odvezovale.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Αλλά αυτά τα παπούτσια είχαν στρογγυλά πλαστικά κορδόνια, και δεν μπορούσα να τα κρατήσω δεμένα.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.І в цих черевиках були круглі нейлонові шнурівки, які я не міг надійно зав'язати.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Но у них были нейлоновые шнурки, которые постоянно развязывались.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.אבל לנעליים האלה היו שרוכי ניילון עגולים, ולא הצלחתי לקשור אותם כך שלא יפתחו.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.ولكن هذا الحذاء اتى معه اربطة دائرية من النايلون، ولم استطع ان ابقيهم مربوطة.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.すぐに解けてしまうんです 店員に言いました
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.綁住尼龙鞋带, 但我唔识点绑。