Bacın nasıl?How's your sister?
Onlar benim bacılarım.They are my sisters.
Bir bacım var.I have one sister.
O benim bacım.She's my sister.
Tom'un iki bacısı var.Tom has two sisters.
Ananız, bacınız yok mu sizin?And are not his sisters here with us?
Elini uzatıp “Hoş gördük bacı” dedi.Men and women just shake hands and say "Greetings Brother" and "Greetings Sister."
Şerife Bacı (1900?, Kastamonu - 1921, Kastamonu), Kurtuluş Savaşı'nın Türk kadın kahramanı.Şerife Bacı (literally Sister Şerife) (1900-1921) was a heroine in the Turkish War of Independence.
Bacı: Nüşabə Abdullayeva tarafından canlandırılmıştır.Ceará, however, was defeated by Coritiba in the semi-finals.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.But those shoes came with round nylon laces, and I couldn't keep them tied.
Bunlar bir Bacı, bir Candır.Ein Mann, ein Messer.
Bacı: Nüşabə Abdullayeva tarafından canlandırılmıştır.Sein Nachfolger wurde Abebe Aragai.
Bacı kelimesi halk dilinde "kız kardeş" anlamına gelir.Seven Sisters signifie « sept sœurs » en anglais.
Bunlar bir Bacı, bir Candır.Yo soy una voz, un espíritu, un país.
Bacılar da anlamaktadır ki, mutluluğun temeli hiç de çeyizle konmaz.Подростки также понимают, что основа счастья не снижается.
Elini uzatıp “Hoş gördük bacı” dedi.HELENA: (levanta e estende sua mão) Prazer conhecê-la.
Elini uzatıp “Hoş gördük bacı” dedi.We hebben de handen geschud en zeiden ‘zie je later’.
Bacılar da anlamaktadır ki, mutluluğun temeli hiç de çeyizle konmaz.Підлітки також розуміють, що основа щастя не знижується.
Baba/Ağabey: Ağa, Kızkardeş: Bacı, Hala: Bibi, ......Egy öregasszony Panych: A nénikém meg én...
Ananız, bacınız yok mu sizin?Oliko Kekkosella veljiä ja siskoja?
Elini uzatıp “Hoş gördük bacı” dedi.Tôi chắp tay "Cháu chào cụ ạ".
Ananız, bacınız yok mu sizin?「お母ちゃん何で僕には弟か妹がいないの?
Baba/Ağabey: Ağa, Kızkardeş: Bacı, Hala: Bibi, ......お姉さん(おねえさん)、お姉ちゃん、姉さん。
Bacı: Nüşabə Abdullayeva tarafından canlandırılmıştır.次女(佚名):嫁给哈斯德鲁巴。
Baba/Ağabey: Ağa, Kızkardeş: Bacı, Hala: Bibi, ......” 司马贞索隐:“舅父,即舅。
Ananız, bacınız yok mu sizin?ואם תאמר שאין לך אחות?
Baba/Ağabey: Ağa, Kızkardeş: Bacı, Hala: Bibi, ......ובני כוש: סבא וחוילה וסבתה ורעמה וסבתכא...
Gökmen Bacı adıyla tanınır.Tuntud ka Valguse Poja nime all.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Američanka, rímsko-katolícka rehoľnica, sestra Dianna Ortizová s tým mala priamu skúsenosť ako misionárka.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Egy amerikai római katolikus apáca, Dianna Ortiz nővér maga tapasztalta meg mint misszionárius.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.En katolsk nunna från Förenta staterna, syster Dianna Ortiz, upplevde det själv under sitt uppdrag.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Rimsko katoliška ameriška nuna sestra Diana Ortiz... je genocid izkusila od blizu, kot misijonarka
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Seorang suster Katolik-Roma dari Amerika, Diana Ortiz... ...mengalami ini langsung sebagai misionaris
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Uma freira católica, norte-americana, a irmã, Diana Ortiz... Teve a primeira experiência como missionária.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Una suora cattolica americana, sorella Dianna Ortiz, ha vissuto tutto ciò quando era missionaria.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Американская монахиня-католичка, сестра Диана Ортис узнала это из первых рук, как миссионерка
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.Една амриканска моняхиня католичка, сестра Диана Ортиз, е преживяла всичко това, когато е била мисионерка там.
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.נזירה קתולית-אמריקאית ,דיאנה אורטיז .חוותה זאת ממקור ראשון כמסיונרית
Bir Amerikan Roma-Katolik rahibesi, Dianna Ortiz Bacı, bunu bir misyoner olarak ilk elden yaşadı.宣教師として直接 このことを経験しました 1989年先住民への 残虐行為について発言後
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Ambasadorii noştri sunt Mo Bros şi Mo Sistas, şi asta a fost fundamental pentru succesul nostru.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.우리의 대표 사절은 "모 형제 모 자매들"입니다. 그들이 지금껏 우리 성공의 근본이었습니다.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Nagyköveteink a Mo Bratyók és Mo Hugik ami, úgy gondolom, hogy kulcsfontosságú az elért sikereinkhez.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Našimi vyslanci jsou Mo bratři a Mo sestry, což považuji za jádro našeho úspěchu.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Naši veľvyslanci sú Mo bratia a Mo sestry a to je základ nášho úspechu.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Naszymi ambasadorami są wąs-bracia i wąs-siostry, i myślę, że to podstawa naszego sukcesu.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Nos ambassadeurs sont les Mo Bros et les Mo Sistas, et je crois que ça a été fondamental pour notre succès.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Nuestros embajadores son los Mo Bros y las Mo Sistas, y creo que han sido fundamentales para nuestro éxito.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Onze ambassadeurs zijn de Mo Bros en Mo Sistas, en dat is fundamenteel geweest voor ons succes.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Os nossos embaixadores são os Mo Irmãos e as Mo Irmãs, e acho que isso foi fundamental para o nosso sucesso.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Unsere Botschafter sind die Mo Bros und Mo Sistas, und ich denke, dass dies das Fundament unseres Erfolg ist.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Vores ambassadører er Mo Bros og Mo Sistas, og jeg mener at det har været fundamentalt for vores succes.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Нашими представителями являются братья и сёстры "Усабря", и я думаю, что это лежит в основе нашего успеха.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Наші посли - мо-днодумці, і я думаю, що це було основою нашого успіху.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.Посланиците ни са Мо Брос и Мо Систас и мисля, че това е основата на успеха ни.
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.(צחוק) השגרירים שלנו הם החברים והחברות שמגדלים שפמים
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.سفراءنا هم إخوة الشوارب وأخوات الشوارب و بإعتقادي هذا هو سبب نجاحنا
Elçilerimiz Mo Biraderleri ve Mo Bacılarımız ve ben düşünüyorum ki bu bizim başarımızın temeliydi.この成功には この大使達が不可欠でした 私達のブランドとキャンペーンを大使達にゆだね
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Aber diese Schuhe hatten runde Nylon-Schnürsenkel, und sie gingen mir immer wieder auf.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Ale buty te miały grube nylonowe sznurówki, i cały czas się rozwiązywały.
Fakat bu ayakkabılar kalın naylon bacıklarla gelmişti, onları bağlayamadım.Ale k těm botám jsem dostal kulaté nylonové tkaničky a nedokázal jsme je udržet zavázané.