babasından ile cümle
babasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hasan Umur, ilk eğitimini babasından aldı.El padre de Yair le enseñó cómo trabajar a una edad temprana.
Eve geç geldiği için babasından özür diledi.Si scusò con il padre per essere rientrata a casa tardi.
Jack, Kate'e babasından bahseder.Jack dice a Kate di suo padre.
Bunun yanı sıra ya anne-babasından biri muggle olan ((half-blood) melez) büyücüler de vardır.Suo padre, a quanto riferito, apparteneva alla gens Vergilia e sua madre alla gens Magia.
Esav babasından kendisini de kutsamasını istedi.Parker lo invita a pregare anche per loro.
İlk eğitimini babasından aldı.Ricevette la sua prima istruzione dal padre.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Dall'età di 10 anni subisce abusi sessuali dal padre alcolizzato.
Politik görüşleri babası ve büyük babasından miras kalmıştı.Gli ideali di suo nonno ebbero una grande influenza sul padre, il fratello e sulle sue opinioni politiche.
Kazuya babasından intikam almak için turnuvaya katılır.Asuka decide di partecipare anche lei al torneo, per vendicarsi personalmente.
Babasından nefret eder.Detesta i suoi genitori.
Bu sırada Don Jaime'nin evlilik dışı olan oğlu Jorge de babasından miras kalan bu çiftliğe yerleşir.Nel frattempo anche il figlio di Don Jaime, Jorge, si trasferisce nella villa con la sua fidanzata, Lucia.
Köyün çobanı, çiftlik ağasının kızına aşık olur ve kızı babasından ister.Incontra Joe, figlio di un allevatore e se ne innamora.
Tom'un anne babasından nefret ediyorum.Ненавижу родителей Тома.
O, babasından çok korkar.Она очень боится отца.
Babasından nefret eder.Ненавидит его отца.
August, babasından iki yıl önce Roma’da hayatını kaybetmiştir.Август умер за два года до смерти своего отца в Риме.
Bununla beraber, İsmâ‘îl babasından evvel vefat etti.Согласно Корану, Иса родился чудесным образом без отца по воле Аллаха.
O kendisini "yarı Yahudi" olarak tanımladı(babasından dolayı).О таком виде лжи говорится 50 аяте суры Худ: Зур (от араб.
Enzo bu şehirde bulunmamaktaydı ve alabileceği tek tedbir babasından asker destek istemek oldu.Энцо не был в городе, и всё, что он смог сделать, — это попросить о помощи отца.
Musa'dan boşanan Zeynep, babasından kalma bir arsaya ev yapar.Это отец братьев Аарона и Моисея и их сестры Мариам.
Guevara babasından satranç öğrendikten sonra 12 yaşından itibaren yerel turnuvalara katılmaya başladı.С шахматами познакомил его отец в возрасте 12 лет.
Bu notta kızın hayatına karşılık babasından 118.000 dolar fidye istenmektedir.Получила 4 000 фунтов по завещанию отца.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.В детстве подвергалась сексуальному насилию со стороны отца.
Charles babasından sonra 13 yaşında 30 Ağustos 1483 günü tahta çıkar.Карл вступил на трон 30 августа 1483 года, в возрасте 13 лет.
Babasından kalan bir vakfın yöneticiliğini yapıyor.Под его руководством работала компания, созданная его отцом.
Politik görüşleri babası ve büyük babasından miras kalmıştı.Весь свой талант он унаследовал от отца и дедушки.
1902 yılında babasından kalan toprakları işlemeye başladı.В 1902 году работал на доставшемся в наследство от отца земельном участке.
Onun babasından ve Carly'nin annesinden hiç bahsedilmememiştir.Нигде не было никакого упоминания о его жене и матери девочек.
Babasından daha iyi bir mucittir.تنزن أكثر جدية من أبيه.
Yıllar sonra, Momotarō anne ve babasından ayrılıp uzak bir adadaki şeytanlarla savaşmaya gider.وبعد سنوات، غادر موموتارو والديه ليقاتل عصابة من الأشرار ( شياطين أو الغيلان) في جزيرة بعيدة.
Babasından ticaret baskısını öğrenir.كثيرون يتعلمون التجارة من آبائهم.
Ailesi annesinden babasından ve erkek kardeşinden oluşur.أسرته تتكون من والدته ووالده وشقيقه.
İlk derslerini babasından aldı.تلقى أولى دروسه من أبيه.
Guevara babasından satranç öğrendikten sonra 12 yaşından itibaren yerel turnuvalara katılmaya başladı.تعلم جيفارا الشطرنج من والده وبدأ في المشاركة في البطولات المحلية حين بلغ من العمر اثني عشر عاماً.
Tokyo olayına kadar, Kim Jong nam, babasından sonra ülkenin lideri olacağı bekleniyordu.كان من المتوقع أن كم جونغ أون سيصبح زعيما للبلاد بعد والده.
Genellikle babasından daima para koparır ve her zaman bunu başarmıştır.يَلْعبُ بقواعدِه الخاصةِ عادة ويربح دائماً.
Molla Fenârî küçük yaşta babasından tasavvuf öğrenmiştir.تعلم حسين علي القرآن على يد والده منذ صغره.
Hatta babasından o kadar nefret ediyor ki; 3. sezonda mezarını ziyarete gittiğinde işemiştir.حتى أنه تبول على قبر والده في الموسم الثالث.
İlk müzik eğitimini babasından aldı.وقد تلقى تعليمه الموسيقي الأولي على يد والده.
Sekiz yaşındayken babasından gitar dersleri almaya başladı.وعندما بلغت عمر الثامنة عشر، بدأ والدها بأغطاءها دروس الجيتار.
Babasından mesnevihanlık icazeti aldı.تلقى من والده الأمداح العيساوية.
Cepheye gitme fırsatı bulan İbrahim, ölmeden babasından helallik almak istemektedir.عرض عدي على لطيف فرصة العودة إلى العراق مهددا بقتل والده إذا رفض.
Babasından çok para miras kalmıştı.وكان قد ورث من أبيه أموالا كثيرة.
Elisa Aminta ile evlenmek için kendi babasından izin almıştır.Elisa obtém permissão do pai dela se casar com Aminta.
Yazıtlardan biri ondan ve babasından söz eder.Uma das inscrições mencionam-o com seu pai.
4 Ağustos 367'de babasından Augustus unvanını almıştır.A 4 de agosto de 367, foi proclamado augusto pelo seu pai.
Her zaman babasından birşeyler ister.Sempre consegue o que quer chorando do seu pai.
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Não se sabe sobre seu pai.
Babasından nefret eder.Mas odeia a irmã.
Guevara babasından satranç öğrendikten sonra 12 yaşından itibaren yerel turnuvalara katılmaya başladı.Aprendeu o xadrez de seu pai e começou a participar de torneios locais aos 12 anos de idade.
Bulgar-Osmanlı savaşları savaşları sırasında babasından önce ölümüne kadar babası ile ortak imparatordu.Ele foi co-imperador com o pai até morrer antes dele nas Guerras búlgaro-otomanas.
Ayrıca sör unvanının da babasından gelip gelmediği belli değildir.Contudo, as fontes discordam sobre se ele seria ou não pai dela.
Gelinin kapısı tutulur, damadın babasından para alınır.A tradição envolve a família do noivo pagando ao pai da noiva.
Babasından inanılmaz bir şekilde etkilenmiştir.Ele estendeu o poder de seu pai consideravelmente.
Satrancı 6 yaşında iken amatör bir satranççı olan babasından öğrendi.Aos sete anos, ganha do pai um projetor de cinema de brinquedo.
Aynı zamanda babasından dini ilimleri tahsil etmeye devam etti.Também teve que suportar as infidelidades constantes de seu marido.
Babasından 2.000 $ borç aldı ve bir bakkaliye işine girdi.Ele possuía ainda 15 mil euros e se escondia na casa de um sobrinho.
19 yaşındayken yönetimi babasından miras aldı ve kendisini "ölene kadar başkan" ilan etti.Aos dezesseis anos, o pai de FP o colocou fora de casa e "disse a ele ir para o inferno".
Politik görüşleri babası ve büyük babasından miras kalmıştı.Zijn politieke opvattingen had hij geërfd van zijn vader en grootvader.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Als kind misbruikte haar alcoholistische vader haar.
İlgili Sayfalar