babasından ile cümle

babasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ve anasından ve babasından.Mother and father,
Dediler: "Onu babasından isteyip getirmeye çalışacağız, herhalde bunu yapacağız da."They said: "We shall request his father, and will certainly do that."
Öz annesinden, öz babasından,Mother and father,
Dediler ki: Onu babasından istemeye çalışacağız, kuşkusuz bunu yapacağız.They said: "We shall request his father, and will certainly do that."
Annesinden, babasından,Mother and father,
Dediler ki: "Onun için babasından izin almaya çalışacağız. Her hâlü kârda bunu yapacağz."They said: "We shall request his father, and will certainly do that."
Anasından, babasından..Mother and father,
İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve evlatlarından bile kaçar.Man will fly from his brother,
Ölenin çocuğu varsa, bıraktığı mirasta ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır.As for the parents, each gets one-sixth of what he leaves, if he had children.
Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır.As for the parents, each gets one-sixth of what he leaves, if he had children.
Dediler ki: "Onun için babasından izin almaya çalışacağız.They said, “We will solicit him from his father.
Kahrizli malikanesini babasından devraldı ve pamuk işine devam etti.She inherited the Kahrizli estate from her father and continued his successful cotton business.
Babasından önce öldü.Predeceased his father.
İlkin babasından çizim öğrendi.He first learned drawing from his father.
Sadece en büyüğü Robert Todd Lincoln, anne babasından uzun yaşadı.Only the eldest, Robert Todd Lincoln, survived his parents.
Jude'nin soyadı Soonsup (ซุ่นทรัพย์), anne tarafındaki Taylandlı büyük babasından gelmektedir.Jude’s surname, Soonsup (ซุ่นทรัพย์), comes from his maternal grandfather, who is Thai.
İlk dersleri doğal olarak babasından aldı.His earliest lessons naturally came from his father.
O, onun babasından daha yaşlı.Er ist älter als ihr Vater.
Tom'un anne babasından nefret ediyorum.Ich hasse Toms Eltern.
August, babasından iki yıl önce Roma’da hayatını kaybetmiştir.August starb zwei Jahre vor seinem Vater in Rom.
Tokyo olayına kadar, Kim Jong nam, babasından sonra ülkenin lideri olacağı bekleniyordu.Lange wurde vermutet, dass Kim Jong-nam einst die Nachfolge seines Vaters als Staatschef antreten werde.
Abisi Bekir ise refah içerisinde karısının babasından kalan kuyumcu dükkanlarını işletir.Hofjuweliere das Juweliergeschäft ihres Vaters weiter.
Bunun için 20 yıldır görmediği babasından yardım ister.Er will seine dort lebenden Eltern besuchen, die er lange nicht mehr gesehen hat.
Babasından esinlenerek sportif faaliyetlere başladı.An den Sport herangeführt wurde er von seinem Vater.
Hastanede babasından çocuğun hayatını kaybettiğini öğrenir.Im Krankenhaus erfährt sie, dass ihr Vater verstorben ist.
Satrancı 6 yaşında iken amatör bir satranççı olan babasından öğrendi.Er erlernte das Schachspiel im Alter von 5 Jahren von seinem Vater, der ein guter Schachspieler war.
Soyadı Litvan olan büyük babasından gelmektedir.Den Nachnamen verdankt er seinem Urgroßvater, der aus Italien stammt.
Köyün çobanı, çiftlik ağasının kızına aşık olur ve kızı babasından ister.Des Bauern Tochter verliebt sich in den hohen Herrn und will sich für ihn opfern.
Babasından ve başka değerli hocalardan ders aldı.Dabei besuchte er auch Vorlesungen seines Vaters und anderer Gelehrter.
Erkekler X kromozomunu annesinden Y kromozomunu babasından alır.Männer haben ein X-Chromosom von der Mutter und ein Y-Chromosom vom Vater übernommen.
İmamlığı babasından devralmıştır.Seine Schulden soll sein Bruder übernommen haben.
Sayın Bingley'e babasından yaklaşık yüz bin lira miras kaldı.Mr. Bingley avait hérité d’environ cent mille livres de son père.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.Elle dit avoir subi des violences physiques de la part de son père durant son enfance.
Babasından daha iyi bir mucittir.Il le trouve plus humain que son père.
Oyunculuğu dışında babasından kalan şirketin de başında yer almaktadır.Son père, addict aux jeux d'argent, est également absent.
Eser Ebu Hanife'nin oğlu Hammad tarafından (babasından) nakledilmiştir.Il est le fils d'An-Nâsir Badr ad-Dîn al-Hasan et petit-fils d'An-Nâsir Muhammad.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Enfant, il est fréquemment battu par son père alcoolique.
Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi.Il reçut ses leçons de son père et du Poussin.
1 yaşından itibaren annesi tarafından babasından ayrı bir yerde yetiştirildi.Depuis son plus jeune âge, il a été élevé seul par sa mère après avoir été séparé de son père.
Babasından inanılmaz bir şekilde etkilenmiştir.Il est extrêmement admiratif de son père.
O, babasından daha uzun boyludur.Él es más alto que su padre.
O, babasından çok bahseder.Él habla mucho de su padre.
O, anne ve babasından bağımsızdır.Ella es independiente de sus padres.
Jack, Kate'e babasından bahseder.Jack le cuenta a Kate sobre su padre.
4 Ağustos 367'de babasından Augustus unvanını almıştır.El 4 de agosto de 367 fue proclamado Augusto por su padre.
Ancak babasından etkilendiği bazı yönleri vardır.De su padre solo se tienen lejanas referencias.
Babasından nefret eder.Odiaba a su patrón.
Babasından nefret eder ve nitekim sonradan onu öldürür.Déjala morir, y evócala luego.
Marzelline babasından Leonere'ye bu kişinin çok kötü durumunu hiç göstermemesi için yalvarır.Marcelina ruega a su padre que mantenga a Fidelio lejos de tan terrible lugar.
Babasından daha iyi bir mucittir.Es más amable que su padre.
Carl babasından özür diler ve babasından kendisine ait olan silahı geri ister.Carl se disculpa pero le pide que le devuelva su arma.
Ailesi annesinden babasından ve erkek kardeşinden oluşur.Su familia está constituida por su padre, su madre y su hermano.
Ünlü heykeltıraş Nicola Pisano'nun oğlu olan Giovanni eğitimini babasından almıştır.Hijo del famoso escultor Nicola Pisano, quién recibió su formación en el taller de su padre.
Her zaman babasından birşeyler ister.Por lo general, busca el consejo de su padre.
Johann, babasından gizli olarak keman çalıştı ve ilk valsini 6 yaşında besteledi.Por su parte, Birney estuvo de acuerdo con su padre y recibió su primer esclavo a los seis años.
Themis de Thetis'in doğacak çocuğu babasından çok daha üstün olacak diye bildirmiş.Otra profecía dice que un hijo de la ninfa Tetis sería más grande que su padre.
Williams, bu görünmeyen karakteri, kendi babasından esinlenerek yazmıştı.Esta pintura era totalmente independiente de lo que hacía su esposo.
Reşit olduğunda babasından payına düşen mirası aldı.En esa adquisición empleó una parte de la herencia recibida de su padre.
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Él no quiere hablar de su hermano en absoluto.
Yazıtlardan biri ondan ve babasından söz eder.Entre ellos había un sobre dirigido a ella con la letra de su padre.
İlgili Sayfalar