babasından ile cümle
babasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Mako ABD'de anne ve babasından ayrıldı ve mimarlık okudu.Bij zijn ouders in de Verenigde Staten, studeerde Mako architectuur.
İrfan Galip'e babasından yüklü bir servet kalmıştır.Behalve land erfde hij ook een aanzienlijk vermogen van zijn vader.
Damadın babasından ve kayınbabasından başlanmak üzere, damada ve sağdıca ebede çevrilir.Deze begint met de vader van de vader van de vader et cetera.
Bunun için 20 yıldır görmediği babasından yardım ister.Hij reisde vooreerst naar zijn moeder die hij in 24 jaar niet had gezien.
İlk tahsilini ana-babasından aldı ve ardından Tophane Feyziye Mektebi’ni bitirdi.Van zijn vader erfde hij de heerlijkheden en daardoor werd hij heer van Dalem en Vuren.
Reşit olduğunda babasından payına düşen mirası aldı.Wel deelt hij mee in de erfenis als zijn vader overlijdt.
Kız bu yüzden intihar etmeyi düşünür ve anne-babasından onu bağışlamalarını diler.Ze is bang voor de reacties van anderen en ze vraagt haar ouders om vergiffenis.
Babasından ve başka değerli hocalardan ders aldı.Men leerde het vak van bijvoorbeeld hun vader of andere schoolmeesters.
Babasından bile güçlü bir iradesi vardır.Daarnaast heeft hij een strenge vader.
Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almıştır.Andriessen ontving zijn eerste muziekonderwijs van zijn vader.
Babasından nefret eder.Nienawidzi swojego brata.
Dante'ye babasından miras kalan bir kılıçtır.Po ojcu odziedziczył miecz.
Babasından bile güçlü bir iradesi vardır.Brakuje mu silnej ręki ojca.
Bu lakabın babasından gelmiş olduğu da bildirilmektedir.Informacja o tym przekazywana jest do ojca tego węzła.
Babasından nefret eder ve nitekim sonradan onu öldürür.Kradnie broń ojcu i niedługo później go zabija.
Hastanede babasından çocuğun hayatını kaybettiğini öğrenir.W szpitalu okazuje się, że straciła dziecko.
Bunun için 20 yıldır görmediği babasından yardım ister.Zatrzymał się u mieszkającej nieopodal siostry, której nie widział od dwudziestu lat.
Adını babasından almıştır.Otrzymała imię po ojcu.
İlk eğitimini medrese öğretmeni olan babasından aldı.Pierwsze nauki pobierał u ojca – nauczyciela.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.W dzieciństwie doświadczała przemocy ze strony matki.
Yazıtlardan biri ondan ve babasından söz eder.Wciąż pisze się doktoraty o nim i jego spuściźnie.
Babasından büyük bir ticari miras devraldı.Han hade ärvt ett betydande affärsimperium från sin far.
Ailesi annesinden babasından ve erkek kardeşinden oluşur.Hans familj bestod av hans far och hans mor.
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Hennes pappa nämns aldrig.
Babasından inanılmaz bir şekilde etkilenmiştir.Han var i sin konst starkt influerad av sin far.
Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almıştır.Gerber fick sin första musikundervisning av sin far.
Babasından ona miras kalan ev ve sanat koleksiyonu, Stockholm'de sanatın merkezi oldu.Han ärvde sin fars hus och konstsamling, och hans hem blev ett av Stockholms kulturella mötesplatser.
Babasından daha iyi bir mucittir.Hans far var rättare.
Themis de Thetis'in doğacak çocuğu babasından çok daha üstün olacak diye bildirmiş.Enligt en spådom skulle Thetis son bli en ännu större hjälte än hans fader varit.
Reşit olduğunda babasından payına düşen mirası aldı.Hon fick en del av arvet efter sin far.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Redan som barn visade hon motvilja mot alkoholdrycker i allmänhet.
Babasından ve başka değerli hocalardan ders aldı.Samlar sin faders och sin läromästarens anteckningar.
Babasından nefret eder.Ненавидить його батька.
August, babasından iki yıl önce Roma’da hayatını kaybetmiştir.Август помер за два роки до смерті свого батька в Римі.
Bunun için 20 yıldır görmediği babasından yardım ister.Найважчою ціною їй дістається довідка від батька, якого вона не бачила вже 20 років.
Kız evine giden elçiler Allah'ın emrini alarak kızın rızası alınıp kız babasından istenir.За розповіддю Айши: "Посланник Аллаха звик пити мед в будинку Зайнаб, дочки Джахша, і залишився з нею там.
Guevara babasından satranç öğrendikten sonra 12 yaşından itibaren yerel turnuvalara katılmaya başladı.Гевара навчився у свого батька грати в шахи й з 12 років почав брати участь у місцевих турнірах.
Dante'ye babasından miras kalan bir kılıçtır.Він володіє чарівним мечем, що дістався йому від батька.
Genç yaşta babasından önce vefat etmiştir.Всі померли раніше за батька.
Politik görüşleri babası ve büyük babasından miras kalmıştı.Замолоду долучався до політики свого дядька й батька.
Hastanede babasından çocuğun hayatını kaybettiğini öğrenir.Там, у лікарні, він дізнається, що його брат помер.
İlk derslerini babasından aldı.Перші уроки брав у свого батька.
Babasından daha iyi bir mucittir.Вона вірменка по батькові.
Babasından farklı olarak Erdebil şeyhlerine hoşgörü göstermiyordu.На відміну від батька він не відрізнявся особливими даруваннями.
Largeman, babasından uzak dururken eski arkadaşları ile vakit geçirir.Бресліну нічого не залишається, окрім як підключити своїх старих друзів.
Babasından 2.000 $ borç aldı ve bir bakkaliye işine girdi.Його зацікавила ця пропозиція, і він вливає в фірму 2000 фунтів.
Adını babasından almıştır.Jméno dostal po svém otci.
Babasından daha iyi bir mucittir.Štrúdl lepší než od maminky .
Babasından nefret eder.Uvědomil si, proč otce nenávidí.
Gelinin kapısı tutulur, damadın babasından para alınır.Svědkyně sedí zleva od nevěstina otce.
Lopez soyadı, üvey babasından gelmektedir.Jeho manželka se jmenuje Marienka a pochází z Očové.
İlk öğretimini anne ve babasından evde aldı.První vzdělání získal doma od otce.
Babasından sonra 1814'te Diriye Emirliği emiri oldu.Na příkaz svého otce byl v roce 1718 připraven o život.
İlk eğitimini babasından aldı.První vzdělání získal od otce.
Adını babasından almıştır.A fost numit după tatăl său.
Genç yaşta babasından önce vefat etmiştir.A murit înaintea tatălui său.
Hisahito, 1965'te babasından sonra Japonya Kraliyet Ailesinde doğan ilk erkek çocuktur.Este primul băiat născut în familia imperială japoneză de la nașterea tatălui său, în 1965.
İsmini annesinin babasından almıştır.A fost numit după bunicul din partea mamei.
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Erről ugyan apjáról nem szól semmit.
Adını babasından almıştır.Apjáról kapta a nevét.
İlgili Sayfalar