babasına ile cümle
babasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü kızı babasına giderse daha iyi şartlarda yetişecektir.Ama Gonca rahatsız olur.Hendes far forsøger at få hendes mor til syntes bedre om hans afrejse, men hun skubber ham grædende væk.
Gök Babasına zamansız ve sonsuz gök olarak tapılırdı.Faderen har gitt ham all makt i himmelen og jorden.
Aida aniden babasına koşar fakat onların gerçek kimlikleri hala Mısırlılar tarafından bilinmemektedir.Aïda løper mot sin far, men deres identitet er ennå ukjent for egypterne.
Ya babasına yardım edecekti ya da bir ruh kovucuya dönüşecekti.Skal han forråde sin far eller sitt hjerte?
Kitabı hemen üvey babasına gösterdi.Han dediserte sin første bok til sine foreldre.
Bir insanın sonismi babasına verilen ismi (babaadlı) veya bazı durumlarda anne ismini (anaadlı) gösterir.Far, blant mennesker også kalt pappa, er et hannkjønn (forelder) som har fått avkom.
Marx duygusal olarak babasına çok yakındı ve ölümünden sonra babasının anısına çok saygı gösterdi.Marx telah menjadi sangat emosional kepada ayahnya dan mengenang kenangannya setelah kematiannya.
"Ve karakter olarak babasına benzeyen fakat tip olarak benzemeyen oğlu Zolta yerine geçti.Dan putranya Zolta menggantikan , yang mirip dengan karakter ayahandanya namun berbeda dalam penampilannya.
Babasına çok düşkün.Ia sangat disayangi oleh ayahnya.
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.Sewaktu di Medan, kerabat dan ayahnya berkali-kali berkirim surat memintanya pulang.
Ancak o da hala hayatta olan babasına sürekli danışmıştır.Ia mengetahui hal itu ketika kebetulan mendengar pembicaraan orangtuanya.
Sonra babasına onu affetmeyi deneyeceğini söyler.Namun, ia tahu bahwa ayahnya pasti akan melarangnya.
Sonunda Edna'nın babasına durumu anlatmayı başarır.Akeno memberikan bekal pada ayahnya di akhir cerita.
Pinokyo hasta babasına bakar.Sokichi Bando Kakeknya Mana.
Genç bir çocuk olan Leonardo babasına yardım etmek için onunla seyahat ederdi.Khi còn là một cậu bé, Leonardo đã đi đến đó để giúp cha mình.
S.S. Tipton, London'ın babasına ait bir cruise gemisi.S.S. Tipton là một chiếc tàu viễn dương thuộc về bố của London Tipton.
Yaşlı babasına bakmak üzere birkaç haftalığına Erlangen’e döndü.Bà trở lại Erlangen trong vài tuần chủ yếu để chăm sóc cho bố bà.
Daigo babasına kin beslemektedir ve annesine iyi bakmadığı için kendini suçlu hissetmektedir.Daigo cảm thấy thù hận cha mình và thấy có lỗi vì không chăm sóc mẹ tốt hơn.
Wake Me Up When September Ends: Billie'nin babasına yazmış olduğu parça.Bài hát "Wake Me Up When September Ends" của Billie chính là một sự tưởng nhớ, biết ơn cha mình.
Okuldan mezun olduktan sonra babasına gitti ve Hiroshi Yamauchi ile görüşmek istediğini ona bildirdi.Sau sự kiện đó, cô đi học để ở gần với Hiyo.
Cenazede kimse babasına hakkını helal etmemiştir.Trên Trời chẳng ai xứng làm chồng nàng.
Mustafa her akşam taslardan birini babasına içirecektir.Tại điện Valhalla, họ sẽ hầu rượu cho các Einherjar mỗi buổi tối.
Annesi babasına büyücü olduğunu evleninceye kadar söylememişti.また妻子を守るため、自分が魔法使いであることを妻にも教えなかった。
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.子賤は単父を治め、民は欺くに忍びなかった。
Yaşlı babasına bakmak üzere birkaç haftalığına Erlangen’e döndü.彼女は数週間、ほとんどは彼女の年老いた父親を世話するために、エルランゲンに戻った。
Buhara'da babasına yardımcı olduktan sonra Nesef'in valisi oldu ve 12 yıl yönetti.ブハラにおいて父の統治を手伝った後、彼はナゼフ(Nasef)県の知事に任命され、12年間務めた。
Babasına düşkün olan kızları Bilge (Ecem Uzun) ise bu duruma çok üzülmektedir.綾部澪(あやべ れい) DVを振るう父親が嫌いで家出中の綾部の娘。
Babasının yüreği ve gözleri kendisine verilir, o da bunları babasına geri verir.かれをもうけた父親エアはかれをみて、よろこび、(かれの顔は)かがやき、かれの心は歓喜にみちた。
Babasına işlerinde yardımcı oldu.夫の仕事を手伝った。
Hatta öyle körleşir ki, babasına bağıracak kadar ileri gider.元服して父より偏諱を受け昭徳(あきのり)と名乗る。
Önce annesiyle babasına karşı yumuşaktır.父とは逆に娘に厳しい。
Mary çocukken babasına resmen tapıyordu.幼いころは父に憧れていた。
Çıkarları için babasına bile ihanet edecek kadar kötü bir adamdır.金の為なら平気で仲間を裏切る冷酷な男。
Arvino kızının kendi babasına ihanet ederek kaçmasına gayet kızgındır.イオレは自分が父の仇の子を愛するはずがないとはねつける。
Bu sebeple babasına da bakmaktadır.父親の世話をしている。
Geleneğe göre, hemen anne ve babasına müjdeyi vermiş, onlar da sevinerek Müslüman olmuşlardır.これは祖父母でも同じで、養祖父(ようそふ)・養祖母(ようそぼ)・養祖父母(ようそふぼ)という。
1426 yılında babasına saldırmış ama saldırı başarısızlığa uğramıştır.1410年に父が逃したチロルに攻め込んだが、こちらも失敗した。
Ve Kronos diş biledi yıldızlı babasına.エンリケ航海王子の父に当たる。
Babasına çok düşkün.父親に心酔している。
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.本国の姉から毎晩電話でチェックが入るほど厳しい。
Örnek olarak: Babasına kızan bir gencin, tepkisini babasına değil de kardeşine bağırması.怒った頼朝は宗親を呼び出して叱責し、宗親の髻を切って辱めた。
Babasına korkuyla karışık bir saygı duyar.父に対して複雑な感情を抱いている。
15 Aralık 2009'da Muhammed bin Selman, Riyad Bölgesi valisi olan babasına özel danışman olarak siyasete girdi.2009年12月15日,穆罕默德王子进入政坛,担任父亲利雅得省省长萨勒曼亲王的政治特别顾问。
Olaf, 1066 sırasında İngiltere istilası sırasında babasına katıldı.奧拉夫在1066年陪同父親入侵英格蘭。
Babasına çok düşkün.相當崇拜自己的父親。
Bu noktadan sonra Madonna, babasına kızmaya başladı ve isyankar bir tutum geliştirdi.此時,瑪丹娜開始對她的父親感到憤怒長達十年,並且養成了一個叛逆的態度。
Wake Me Up When September Ends: Billie'nin babasına yazmış olduğu parça.而歌曲《Wake Me Up When September Ends》就是紀念他的父親。
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.他很想家,每天都给母亲写信。
Çıkarları için babasına bile ihanet edecek kadar kötü bir adamdır.是個為了自己的功勞不惜背叛夥伴的卑鄙小人。
Babasına isyan eden ve konaktan kovulan İdris, Edhem’i kandırıp ihanete zorlar.其父理雖清白,恥爲吏訊,乃虛自引咎,罪當大辟。
Daha bebek iken 840'ta babasına ortak imparator olarak taç giydirildi.822年被其父亲加冕为共治皇帝。
Genç bir çocuk olan Leonardo babasına yardım etmek için onunla seyahat ederdi.어린 소년이었던 레오나르도에게 그곳의 여행은 도움이 되었다.
Marx duygusal olarak babasına çok yakındı ve ölümünden sonra babasının anısına çok saygı gösterdi.마르크스 부자는 매우 친밀한 사이였으며, 부친이 죽은 뒤에도 마르크스는 부친과의 추억을 귀중히 여겼다.
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.엄마가 매주 전화를 거는 그곳으로 가야만 엄마를 만날 수 있다.
Mary çocukken babasına resmen tapıyordu.마리아는 어린 시절에 어머니를 여의었다.
Vittorio De Sica bu filmi babasına ithaf etmiştir.아피찻퐁은 이 영화를 자신의 부모에게 헌정했다.
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.이조판서 오팽숙(吳膨叔)의 증손이며, 아버지는 오사운(吳思雲)이다.
Ona ve babasına yapılanlara inanamıyorum.선생님이나 부모님에게 배운 것을 근거로 한다.
Arrigo çok kızgınca babasına hakaret ederek onun yanından ayrılır.집으로 돌아간 프란치스코는 화가 난 부친에게 호되게 야단맞았다.
Ya babasına yardım edecekti ya da bir ruh kovucuya dönüşecekti.어려서 아버지를 여의었으나 어머니를 도와 비단 장사를 하여 생계를 이었다.
İlgili Sayfalar