babasına ile cümle
babasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Babasına çok düşkün.Bardzo kocha swojego ojca.
Tahta çıkışında babasına önemli bir desteği olmuştur.Niestety, w przygotowaniach za bardzo pomaga tata.
Önceden babasına ait olan sıraya bakıyordu.On spogląda na coś, co kiedyś było biurkiem ojca.
"Hani Yusuf babasına: "Babacığım!I sin ångestfyllda stund i Getsemane örtagård ber han till Fadern: "Abba!
Buna rağmen, Ada’nın babasına ilgisi devam etti ve isteği üzerine öldüğünde babasının yanına gömüldü.Ada behöll dock sitt intresse för sin far och begravdes enligt sin sista vilja vid sidan av honom.
O sırada babasına vekaleten Hollanda'ya hükmetmekteydi.Hans mor styrde hans hertigdöme under tiden.
Yeni doğmuş olan bir bebek her açıdan anne ve babasına muhtaçtır.Ibland blir de nyfödda ungarna uppätna av sin far eller mor.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.1945 följde han sin far till Uruguay som sekreterare i faderns halalkött-beskickning.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Hans far accepterade aldrig faderskapet formellt.
Ama ilk işi olarak "arşın malci" dediğimiz babasına yardım ederdi.Det ska också ha varit fadern som först kallade honom Meat Loaf ("köttfärslimpa").
Yaşlı babasına bakmak üzere birkaç haftalığına Erlangen’e döndü.Нетер повернулася до Ерлангена на кілька тижнів, щоб доглядати за своїм старіючим батьком.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.У 1945 він, як секретар супроводжував свого батька в Уругвай в його Халяль місії.
Babasına işlerinde yardımcı oldu.Згодом допомагав батькові у справах.
Babasına çok düşkün.Дуже любить батька.
Âşıklar kızın babasına yakalanırlar.Закоханого переслідують брати коханої.
Cenazede kimse babasına hakkını helal etmemiştir.На похорон ніхто не мав права іти.
Cem annesi ile daha samimidir, babasına ise biraz uzaktır.Аліса набагато більше часу проводить з батьком, аніж з матір'ю.
Wake Me Up When September Ends: Billie'nin babasına yazmış olduğu parça.Пісня Wake Me Up When September Ends присвячена його батькові.
The Final Cut albümünü babasına adadı.Фінальну серію серіалу Майкл присвятив своєму батькові.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Крім того, він заявляє, що ніколи не зустрічав свого біологічного батька.
Abisini her zaman babasına karşı savunur, abisinin yapmak istediği şeylere ortak olur.Завжди підтримує свого сина, до чого б той не взявся.
O, babasına benziyor.Він схожий на свого батька.
Tom babasına benziyor.Том схожий на свого батька.
O, babasına benziyor.Вона схожа на свого батька.
Tom babasına benzer.Том схожий на батька.
S.S. Tipton, London'ın babasına ait bir cruise gemisi.S.S. Tipton je výletní loď patřící otci London Tipton.
Babasına resmi görevlerde eşlik etti.Při některých služebních povinnostech svého otec doprovázela.
Oğlu babasına nasıl bir kız istediğini anlatır.A že doufá, že bude její syn podobný svému otci.
Babasına beklemesini söyleyip onun yanına gider.Vydal se za jeho otcem a domluvil mu.
Şair, babasına olan saygısını şiirlerinde de gösterdi.Židé ho uctívali natolik, že nosili jeho obrázek v kapse.
Dolayısıyla babasına çok kızgındır ve ona hep kötü davranır.Proto je po celou dobu rozmrzelý a vzpurný ke svému otci.
Eve dönmek istedi, babasına sürekli mektuplar gönderdi ve birkaç hafta sonra eve döndü.Poté se vrátil ke své matce, našel si práci a několikrát týdně chodil do kostela.
Olaf, 1066 sırasında İngiltere istilası sırasında babasına katıldı.Olaf s-a alăturat tatălui său în timpul invaziei din Anglia în 1066.
Dergideki stajyerlerden biri olan J. M. Johnston bu el yazmasını alıp saklaması için babasına verdi.Un ucenic de la birou, J. M. Johnston, l-a găsit și l-a lăsat tatălui său pentru păstrare.
Temmuz 1920'de, Ottla, babasına rağmen Çek Katolik Joseph David ile evlendi.În iulie 1920, Ottla s-a căsătorit cu cehul catolic Joseph David, împotriva voinței tatălui ei.
Wake Me Up When September Ends: Billie'nin babasına yazmış olduğu parça.Piesa „Wake Me Up When September Ends” reprezintă un omagiu adus tatălui său.
Bu sebeple babasına da bakmaktadır.Te rog, du-te să-l vezi pe tatăl meu!
Tom'un babasına John denilmektedir.Tatăl lui Tom se numește John.
Babasına korkuyla karışık bir saygı duyar.Mindezek következtében apja iránt félelemmel vegyes tisztelettel emlékezett vissza.
Tarsus'a geri dönen zanlı olayı babasına ve bir arkadaşına anlattı ve yardım istedi.A gyilkosságot követően visszatért Tarsusba, ahol segítséget kért az apjától és egy barátjától.
Hıçkıdık babasına artık ejderha öldürmek istemediğini söyler.Megígéri apjának: többé nem fürdik!
Olaf, 1066 sırasında İngiltere istilası sırasında babasına katıldı.Már serdülő korában részt vett Anglia 1066. évi lerohanásában.
Babasına işlerinde yardımcı oldu.Ekkor apja üzletében segédkezett.
Cem annesi ile daha samimidir, babasına ise biraz uzaktır.A szülei elváltak, az anyjával jó a kapcsolata, az apjával már kevésbé.
Babasına beklemesini söyleyip onun yanına gider.Várja, hogy bátyja megérkezzen.
Annesi babasına büyücü olduğunu evleninceye kadar söylememişti.Nem sokkal ez előtt bejelentette, házasságáig szűz marad.
Artık sadece evinde babasına boya gibi işlerde yardım etmektedir.A családjának is segít otthon a házi munkában.
Fakat Marshall'ın bu konuyu babasına ve diğer arkadaşlarına açması Lily'yi kızdırır.Lily mérges, mert Marshall megbeszéli az apjával életük összes kis intim titkát.
Babasına düşmandır, biseksüeldir.Apjához hasonlóan ő is biszexuális volt.
13 yaşında babasına çiftlikte yardım etmeye başladı.13 éves korától az apjával járt dolgozni.
İdamante babasına niçin onu uzaklara göndermek istediği sorar.Meg is kérdezi nagynénjét: miért akar tőle távol tartani minden férfit?
Kardeşi Ahmet babasına baskı yaparak kayınpederini azlettirebilirdi.Előbbit nagybátyja segítségével tudták finanszírozni a szülei.
Babasına bir kazak ördü.Pruszlikot kötött az apjának.
Baldev gelir ve kavgayı durdurur ve Raj ve babasına buradan gitmelerini söyler.Baldev ja Ajit saapuvat paikalle, pysäyttävät Rajin ja käskevät hänen lähteä isänsä kanssa.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Hän ei ole koskaan tavannut biologisia vanhempiaan.
O tıpa tıp babasına benziyor.Hän on täsmälleen isänsä näköinen.
Yaşlı babasına bakmak üzere birkaç haftalığına Erlangen’e döndü.Επέστρεψε στο Erlangen για αρκετές εβδομάδες, κυρίως για να φροντίσει τον ηλικιωμένο πατέρα της.
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.Όταν ήταν στο Μόναχο, την έπαιρνε αρκετά συχνά τηλέφωνο και της έγραφε κάθε εβδομάδα.
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.Han tager sig af sin (aldrig set) far, som er invalid.
O sırada babasına vekaleten Hollanda'ya hükmetmekteydi.Han havde regnet med at have besat hele Holland på dette tidspunkt.
İlgili Sayfalar