babasına ile cümle
babasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sırada Makbule Hanım oğlunu babasına bıraktı.Quindi il padrone mandò suo figlio.
Babasına resmi görevlerde eşlik etti.Ha accompagnato il padre in missioni ufficiali e militari.
Luke çırpınır, babasına yardım etmesi için seslenir.È gentile e ha bisogno di aiuto per uccidere suo padre.
Fakat Jones da ona babasına gitmesini önerir ve kaçırılan kişinin babası olduğunu öğrenir.Jon accetta il suo consiglio e parte per catturare il non-morto.
Oğlu babasına nasıl bir kız istediğini anlatır.E cosa dice la mamma quando le chiedono Cosa fa suo figlio?
O, babasına benzer.Он похож на своего отца.
Yaşlı babasına bakmak üzere birkaç haftalığına Erlangen’e döndü.Нётер вернулась в Эрланген на несколько недель, чтобы ухаживать за своим стареющим отцом.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.В 1945 в качестве секретаря он сопровождал своего отца в Уругвай в его отца, Халяль миссии.
Bununla birlikte Simran babasına arkadaşlarıyla birlikte Avrupa gezisine katılmak için rica eder.Симран тоже приглашают её подруги в поездку на поезде по Европе.
Hazırlığı iki yıl sürmüş ve Şebnem Ferah albümü anne ve babasına ithaf etmiştir.Мой срок заключения истек два года назад, и я продолжал писать и зарабатывать деньги, чтобы помочь родителям.
Luke çırpınır, babasına yardım etmesi için seslenir.Фэн кричит, прося о помощи отца.
Dizinin sonunda Zuko hapse attırdığı babasına annesinin yerini sorar.Серия заканчивается тем, как Зуко приходит в тюрьму, где содержится его отец чтобы узнать, где его мать.
Babasına olan özlemi hiç bitmez.Мне всегда не хватало отца.
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.Чуть ли не каждый день он писал письма во Францию.
Hiç babasına benzemeden yıkıp dökmeden görevini devam ettirmektedir.Он(а) вырос(ла) без родителей и не помнит, откуда он(а) родом.
Bu olay aslında İsabella'nın babasına karşı olan ayaklanma gibiydi.Выяснилось, что на самом деле это она стреляла в отца Абисса.
Babasına korkuyla karışık bir saygı duyar.Так тревожно думает отец, беспокоясь за свою Веру.
Babasına bağlı olarak Horasan valiliği yapmış ve Roma'ya karşı girişilen savaşlarda bulunmuştur.Власть отца была неоспоримой, и он активно участвовал в войнах с соседями.
Babasına çok düşkün.Очень любит отца.
Mary çocukken babasına resmen tapıyordu.С детства Мэри была вынуждена изображать мальчика.
Bu sebeple babasına da bakmaktadır.Он также присматривает за своим пожилым отцом.
Cem annesi ile daha samimidir, babasına ise biraz uzaktır.Мать — Миля, намного моложе отца.
Bir insanın sonismi babasına verilen ismi (babaadlı) veya bazı durumlarda anne ismini (anaadlı) gösterir.К родственникам старше отца или матери — словами: инәй (к женщинам); бабай (к мужчинам).
Babasına işlerinde yardımcı oldu.Помогала мужу в его работе.
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.Так недостойного сына постигла такая же участь, какую он уготовил своему отцу.
Kitabı hemen üvey babasına gösterdi.Его грамоте обучал старший брат.
Marx duygusal olarak babasına çok yakındı ve ölümünden sonra babasının anısına çok saygı gösterdi.كان ماركس عاطفياً على مقربة من والده، واعتز بذكراه بعد وفاته.
Ölmeden önce söylediği şeyler çocuğun babasına benzemesini istemesi ve adının Tom Marvolo Riddle olmasıdır.وقد كانت أمنيتها الأخيرة: أتمنى أن يصبح مثل أبيه, ثم أوصت بأن يسمى توم مارفولو ريدل.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.فيقال: إنه مكث كذلك سنة، ثم طلقها لأجل والده، فلم يطق الصبر عنها.
Bu noktadan sonra Madonna, babasına kızmaya başladı ve isyankar bir tutum geliştirdi.ولهذا السبب بدأت مادونا بالغضب من والدها، والتمرد عليه.
Octavia'nın annesi 48 yaşında babasına karşı komplo kurmak suçuyla idam edildi.وقد عدمت والدة كلوديا أوكتافيا في عام 48 م ، وذلك في مؤامرة خططت ضد والدها.
Babasına işlerinde yardımcı oldu.انضمت إلى شقيقها في أعماله.
Babasına beklemesini söyleyip onun yanına gider.يذهب حازوقة إلى أبيه ويخبره بما شاهده.
Yaşlı babasına bakmak üzere birkaç haftalığına Erlangen’e döndü.عادت ايمي إلى إرلنغن لعدة أسابيع، وقضت معظمهم لرعاية والدها المسن.
Malik ona, Prens'in büyük bir lider olacağını, babasına anlatmasını söyler ve ölür.Malik diz para dizer ao seu pai que o Prince será um ótimo líder, então ele morre.
Buna rağmen, Ada’nın babasına ilgisi devam etti ve isteği üzerine öldüğünde babasının yanına gömüldü.Mas Ada permaneceu interessada em seu pai e, a seu pedido, foi enterrada ao lado dele quando morreu.
Barış, kocasının babasına karşı düşmanlığı yeniden başlatması ile sadece 1352 yılına kadar sürdü.A paz durou apenas até 1352, quando o marido de Helena retomou as hostilidades contra o pai dela.
O gece, Kurt, babasına gay olduğunu açıklar.Kurt conta para seu pai que é gay.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Ele nunca conheceu seu pai biológico.
Babasına karşı büyük bir öfke duyan Bruce, onun babalığını reddeder.Bruce, com raiva e ressentimentos em relação ao pai, se recusa.
Babasına bağlılığını dile getirir, ardından Demir Adalar'da Boğulmuş Tanrı adına vaftiz edilir.Para provar sua lealdade, ele é batizado em nome da divindade principal das Ilhas de Ferro – o Deus Afogado.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.Em 1945, ele acompanhou seu pai ao Uruguai como secretário numa missão relacionada à produção de carne halal.
İmparator I. Nikiforos'un oğlu olan Stavrakios 803'de babasına ortak imparator olarak taç giydirilmiştir.Filho do imperador Nicéforo I, o Logóteta, Estaurácio foi coroado co-imperador pelo seu pai em 803.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.Depois disso tudo, ele (Jin) sai voando, enquanto seu avô apenas observa-o, sentado.
Küçük bir yetenek olarak pazarlayamadığı Lujin'i babasına geri götürür.Valentinov retorna Luzhin para seu pai uma vez que ele não é mais comercializável como uma criança prodígio.
Eve dönmek istedi, babasına sürekli mektuplar gönderdi ve birkaç hafta sonra eve döndü.Abandonou a carreira militar, serviu durante alguns meses uma família e regressou a casa.
The Final Cut albümünü babasına adadı.Het album The Final Cut is opgedragen aan zijn vader.
Bir insanın sonismi babasına verilen ismi (babaadlı) veya bazı durumlarda anne ismini (anaadlı) gösterir.Een schoonouder betreft de moeder of de vader van de persoon met wie men is (of was) getrouwd.
Kral, babasına göre, hem fiziksel hem de duygusal açıdan daha fazla enerjiye sahipti.Nochtans was hij een energieker koning dan zijn vader, zowel mentaal als fysiek.
Sonra babasına onu affetmeyi deneyeceğini söyler.Hij kondigt hem aan dat hij zijn vader wil vermoorden.
Zuko yıldırımı tutar ve babasına geri fırlatır.Zuko is echter voorbereid en slaagt erin de bliksem terug te sturen naar zijn vader.
Babasına çok düşkün.Veel op je vader lijken.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.Op het afgesproken tijdstip staat hij op zijn vader te wachten, deze komt echter niet opdagen.
Ona ve babasına yapılanlara inanamıyorum.Hij weet niet wat er met zijn ouders en zijn broer is gebeurd.
Andrei hala babasına saygı duyuyor gözükürken, Ivan ise inatla savunmada kalır.Als de vader van Ivan ook valt voor Zareda, besluit Ivan zelf naar het front te vertrekken.
O, babasına hiç benzemiyor.Hij lijkt helemaal niet op zijn vader.
O, babasına hiç benzemiyor.Zij lijkt helemaal niet op haar vader.
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.Żaden z jej synów nie odziedziczył władzy po ojcu - ponieważ żaden z nich go nie przeżył.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.W 1945 towarzyszył ojcu w wyprawie do Urugwaju jako sekretarz w misji halal.
825 yılında babası adına Kent'i ele geçirmiş, babasına bağlı şekilde Kent kralı olmuştur.W 825 r. w imieniu ojca wyprawił się na Kent, który przyłączył do jego władztwa.
İlgili Sayfalar