babasına ile cümle

babasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O, anne babasına sadıktır.Sie ist ihren Eltern ergeben.
O, anne babasına itaatkardır.Sie hört auf Vater und Mutter.
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.Jeden Tag schrieb mein Vater einen Brief nach Hause.
Babasına işlerinde yardımcı oldu.Er half seinem Vater bei dessen Werken.
Bu olay aslında İsabella'nın babasına karşı olan ayaklanma gibiydi.Er ist überzeugt, dass dies wie bei der Attacke auf Rons Vater der Realität entspricht.
Babasına beklemesini söyleyip onun yanına gider.Geh zu meinem Vater und halte um mich an.
Ağabeyleri ile birlikte babasının sürülerini güdüyor, ağabeylerinin yaptıklarını babasına anlatıyordu.Er beobachtet, wie seine Brüder Vieh schlachten, etwas, das ihr Vater verboten hat.
Mahkeme Kāmyār'ın velayetini babasına verdi.Das Gericht sprach das Sorgerecht für Aline dem Vater zu.
Olaf, 1066 sırasında İngiltere istilası sırasında babasına katıldı.Sein Vater hatte an der Invasion Englands 1066 auf Seiten der Normannen teilgenommen.
Bu sebeple babasına da bakmaktadır.Außerdem sorgt er sich um seinen Sohn.
Kitabı hemen üvey babasına gösterdi.Er absolvierte bei seinem Vater eine Orgelbauerlehre.
Ardından konu James'in babasına gelir.Dieser ist somit James' Vater.
Dizinin sonunda Zuko hapse attırdığı babasına annesinin yerini sorar.Schließlich wird Georgia dabei ertappt wie sie ihre Mutter schlägt.
Ve Kronos diş biledi yıldızlı babasına.Die Chronik des Pfarrers Vincenz Zahn.
Babasına olan özlemi hiç bitmez.Eine Beziehung zu seinem Vater ist nie entstanden.
Yaşlı babasına bakmak üzere birkaç haftalığına Erlangen’e döndü.Nach vielen Jahren ist er zurückgekommen, um seinem älteren Bruder Hermann zu helfen.
Yatalak babasına birkaç günlüğüne hastaneye yatması için bir torpil bulunur.Aufgrund einer Krankheit musste sein Vater einige Tage ins Krankenhaus.
Babasına düşkün olan kızları Bilge (Ecem Uzun) ise bu duruma çok üzülmektedir.Wegen des Testaments ihrer Eltern können jedoch nur männliche Nachfahren das Verger-Vermögen erben.
Protestan Papaz olan babasına aldığı kararı bildirmek için uzunca bir mektup göndermiştir.Mal wieder schreiben sie einen Beschwerdebrief an den Bischof.
Temmuz 1920'de, Ottla, babasına rağmen Çek Katolik Joseph David ile evlendi.En juillet 1920, Ottla épouse le tchèque Catholique Joseph David, contre l'avis de son père.
Bununla birlikte, artık babasına karşı mesafe almıştır.Depuis, il est devenu très distant avec son père.
13 yaşında babasına çiftlikte yardım etmeye başladı.À l’âge de 13 ans, il commence à travailler avec son père dans la gestion de la ferme.
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.Le surmoi est le père intériorisé mais sa colère est celle de l'enfant (contre le père).
Babasına bağlı olarak Horasan valiliği yapmış ve Roma'ya karşı girişilen savaşlarda bulunmuştur.Il est l’allié de son beau-père qu’il assiste dans ses guerres contre Rome.
Thiers başkanlığında İçişleri Bakanı olan babasına sekreterlik yaparak kamu hayatına girdi.Il entre dans la vie publique comme secrétaire de son père, ministre de l'Intérieur dans le ministère Thiers.
Babasına çok düşkün.Il est très dévoué à son père.
Babasına isyan eden ve konaktan kovulan İdris, Edhem’i kandırıp ihanete zorlar.Qui cum Patre, et Filio simul adorátur, et conglorificátur : qui locútus est per Prophétas.
Dolayısıyla babasına çok kızgındır ve ona hep kötü davranır.En effet, son père lui a toujours fait peur et est même son épouvantard.
Kral, babasına göre, hem fiziksel hem de duygusal açıdan daha fazla enerjiye sahipti.Il ressemble beaucoup à son père, aussi bien physiquement que mentalement.
Karin de hayaletleri daha az bir seviyede görebilmektedir ve kardeşleri babasına göre çok daha normaldirler.Choromatsu a une bouche en triangle et ses pupilles sont plus petits que ses frères.
Fakat Jones da ona babasına gitmesini önerir ve kaçırılan kişinin babası olduğunu öğrenir.James veut absolument prouver à son père qu'il est un adulte responsable.
On beş yaşından sonra babasına yardımcı oldu.Il succéda à son père à l'âge de 15 ans.
Onun babasına benzediğini düşünüyor musun?¿Crees que él se parece a su padre?
Tom babasına sinemaya gidip gidemeyeceğini sordu.Tom le preguntó a su padre si podía ir al cine.
O babasına benziyor.Se parece a su padre.
Bu çocuk babasına benziyor.Este niño se parece a su padre.
Paula mutfakta babasına yardımcı olmak zorundadır.Paula tiene que ayudar a su padre en la cocina.
Jane'nin babasına benzediğini düşünmüyor musun?¿No crees que Jane se parece a su padre?
Tom para istemek için babasına yazdı.Tom escribió a su padre pidiéndole dinero.
Sanırım o, babasına benziyor.Creo que se parece a su padre.
Şu çocuk babasına çok benziyor.Ese niño se parece mucho a su padre.
John ayda bir kez anne ve babasına yazar.John le escribe a sus padres una vez al mes.
Herkes onun babasına çok benzediğini söylüyor.Todos dicen que se parece mucho a su padre.
Babasına saygısı var.Tiene respeto por su padre.
S.S. Tipton, London'ın babasına ait bir cruise gemisi.El SS Tipton es un barco de crucero perteneciente al padre de London Tipton.
Vittorio De Sica bu filmi babasına ithaf etmiştir.De Sica le dedicó la película.
Babasına işlerinde yardımcı oldu.Ayudaba en el negocio de su padre.
Babasına karşı büyük bir öfke duyan Bruce, onun babalığını reddeder.Bruce, furioso y resentido hacia su padre, se niega.
Dizinin sonunda Zuko hapse attırdığı babasına annesinin yerini sorar.Luego vemos a Zuko caminando hacia la prisión a visitar a su padre encerrado en ella.
Babasına çok düşkün.Ella admiraba mucho a mi padre.
13 yaşında babasına çiftlikte yardım etmeye başladı.Cuando tenía trece años, empezó a trabajar con su padre en la administración de una granja.
Bu sırada Makbule Hanım oğlunu babasına bıraktı.Entonces la joven esposa recurre a su padre.
Genç Hufflepuff bunlardan sonra babasına çiftliğinde yeni yöntemlerle çalışmasını öğretti.Por su astucia, siempre enseña cosas nuevas al personal de la granja.
Will babasına onu bu lanetten kurtaracağına söz verir ve gemiden kaçar.Will se encuentra con su padre a bordo del Holandés, a quién le promete rescatarlo.
Örnek olarak: Babasına kızan bir gencin, tepkisini babasına değil de kardeşine bağırması.Es un chico extrovertido, con una ironía que le viene de su padre y de su abuela.
Rodolfo babasına karşı çıkar ve onu tehdit etmeye başlar.Rafaela se enfrenta a su padre y le expresa todo su desprecio.
Bu çocuk babasına benziyor.Questo bambino assomiglia al padre.
Meliorn, Clary'e der ki eğer bu boyutta başka bir geçit bulursa o geçit onu babasına götürecektir.Dice a Clary che se riesce a trovare il resto del portale sarà portata dal padre.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Non ha mai incontrato il padre biologico.
Zuko babasına Avatar'ın yaşadığını ve ona katılacağını söyler.Zuko affronta suo padre e gli dice che si unirà all'Avatar.
İlgili Sayfalar