babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Babasının Mel lakabını miras almıştır.Bio je nasljednik svog oca Kafre.
Babasının ölümünden sonra, ailesi Göteborga taşındı.Nakon smrti oca sa obitelji se preselio u Zagreb.
"Liber Pontificalis" kaynağına göre aslen Romalı olup babasının adı "Pricus" idi.Po "Liber Pontificalisu" rođen je u Rimu, a otac mu se zvao Priscus.
Okul hayatı babasının tuttuğu 16 yaşındaki özel hocası gözetiminde kötü başlamıştır.Formalno obrazovanje počelo je neuspješno, pod nadzorom šesnaestogodišnjeg tutora kojeg je doveo otac.
Annesi ve babasının ölümünün arkasında saklanan bütün sırları çözmüştür.Krije od Tome istinu o nesreći njihovih roditelja.
Annesinin adı Angie, babasının adı ise Brad'dir.Majka joj se zove Barbara, a otac Daniel.
Babasının kimliği resmî olarak bilinmiyor.Identitet njegovog oca je nepoznat.
Çocukluğu ve gençliği otoriter babasının ezici kişiliğinin gölgesinde geçti.Kao rezultat toga, Davidov utjecaj i ugled su u sjeni njegovog mlađeg brata.
Annesi Frances, babasının ilk eşiydi.Infanta Sanča je bila prva supruga svog muža.
Sanatçı, babasının vefatından sonra babasının adını soyadı olarak kullanmaktadır.Upijajući očev rad, proslikala je očevim stilom.
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.Nakon očeve smrti počinje se još više baviti ljudskom dušom.
Karşılığında babasının eczanesinde çalışacaktı.Doma pomáhala v otcovej lekárni.
1270'te babasının Tunus'a düzenlediği Sekizinci Haçlı Seferine katıldı.V roku 1270 sprevádzal svojho otca na ôsmej križiackej výprave do Tuniska.
Babasının Kafkas Petrol Şirketiyle olan sözleşmesi bitince aile Almanya’ya döner.Neskôr, keď vypršal kontrakt medzi Kaukazskou ropnou spoločnosťou, sa jeho otec vrátil do Nemecka.
Babasının hukümdarlığı devam etmekteydi.Pokračoval v otcovej politike.
Babasının baba adıdır.Jeho prezývkou je Mr.
Anne ve babasının boşanmalarının ardından, annesi ve erkek kardeşiyle birlikte Oxfordshire'a taşındı.Po rozvode rodičov sa spolu s matkou a bratom presťahovali do Oxfordshire v Anglicku.
Eğitimine babasının yanında başladı.Začiatky vzdelania získal od svojho otca.
1906 yılında babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi.V roku 1900 prevzal po smrti svojho otca rodinné hospodárstvo.
Manon babasının isteklerine uyarak bir manastıra gitmektedir.Z rozhovoru, ktorý vypočuje, sa dozvedá, že Manon je podľa priania svojho otca na ceste do kláštora.
Bir yandanda babasının yanında çalışıyordu.Z prípadu na prípad spolupracovali so svojím otcom.
Otto, 936 yılında babasının yerine Alman Kralı olarak geçti.Otto nastúpil na trón po svojom otcovi ako východofranský kráľ v roku 936.
Aniston'nın vaftiz babası, kendi babasının en yakın arkadaşı olan Telly Savalas'tır.Jej krstným otcom bol herec Telly Savalas, jeden z otcových najlepších priateľov.
Sanata ilgisi, babasının yaptığı suluboya resimleri izleyerek başladı.O bojové umenie sa začal zaujímať potom, čo videl, ako bol zbitý jeho otec.
Babasının da o yemek yüzünden öldüğü söylenir.Hovorí, že matka jej už zomrela.
Yine babasının bir iflasından sonra Heine, Hamburg'a gönderilmiştir.Pochovávajú ju práve v deň, keď sa Hamlet vracia do Dánska.
Hikâyede babasının ismi geçmemektedir.Meno otca však neprezradila.
1908 yılında babasının ölümünden sonra, ailesi Niagara'ya geri döndü ve liseyi Niagara Falls Lisesi'nde okudu.Po smrti jeho otca v roku 1908 sa s rodinou presťahoval späť do Niagara Falls.
Babasının adı ise Lord Claud Hamilton’dı.Predtým bol jeho titul Lord Oxmantown.
Babasının bir alkolik olduğunu ve hakkında bir sürü suçlama olduğunu görürler.Vedia už vaši, že si alkoholik?
Babasının ölümünden sonra, ailesi Göteborga taşındı.Po úmrtí otca sa rodina s otčimom presťahovala do Plaňan.
Babasının ismini verdiği oğlu João, 25 Şubat 2005 doğumludur.Syn Nicolas z nového partnerstva sa narodil už 25. júla 2007.
12 yaşına geldiğinde babasının arabasını ve kamyonunu sürmeye başlamıştı.Hovoril, že v dvanástich rokoch riadil lokomotívu na otcovej kávovej plantáži.
Yerine geçen oğlu da babasının Hân Cihan lakabını aldı.Poslednú vôľu urobila v prospech svojej adoptívnej dcéry.
Genç Strauss, 1849’da babasının ölümü üzerine kendi orkestrası ile babasınınkini birleştirdi.Keď Johann Strauss st. v roku 1849 zomrel, syn prebral jeho orchester a spojil ho so svojím.
Bununla birlikte, babasının Rus İmparatorluğu'na yönelik yalın politikasını tersine çevirmekte başarılı oldu.Vendar mu je uspelo razveljaviti očetovo hlapčevsko politiko do Ruskega imperija.
Goethe, babasının yönlendirmesi ile 1765 yılı ilkbahar aylarında, Leipzig’de hukuk öğrenimine başlamıştır.Na zahtevo očeta je začel jeseni leta 1765 študirati pravo v Leipzigu.
Babasının adı Bera b.Imenuje se Ba.
Getty, bu hareketi dolayısıyla babasının saygısını kaybetti.Zaradi umika pa je izgubil očetovo spoštovanje.
Marx duygusal olarak babasına çok yakındı ve ölümünden sonra babasının anısına çok saygı gösterdi.Marx je bil navezan na svojega očeta in je spomin nanj ohranjal do svoje smrti.
Macrinus 8 Haziran 218'de Antakya'da bozguna uğradığında, Diadumenian babasının ölümünü takip etmiştir.Makrina so po porazu v Antiohiji 8. junija 218 ubili, kmalu za njim pa je umrl tudi Diadumenijan.
Anne babasının Katolik olmasına karşın, siyasi nedenlerle Ortodoks olarak yetiştirildi.Njeni starši so bili Katoličani in Baptisti, a vzgojili so jo katoliško.
Karşılığında babasının eczanesinde çalışacaktı.Najprej je delal v očetovem podjetju.
Oğlu bu gün babasının yolunu devam etdiriyor.Od zdaj naprej bo poslušal očeta.
Lampard, kariyerine babasının eski kulübü olan West Ham United'de başladı.Lampard je začel svojo kariero v West Ham Unitedu, v očetovem nekdanjem klubu.
Babasının Mobil Oil'deki işinden dolayı, Endonezya'dan Midland, Texas'a kadar birçok yerde yaşadı.Zaradi službe njegovega očeta pri podjetju Mobil Oil je odraščal v Indoneziji in Midlandu, Teksas.
Babasının ölümünden sonra tahtı ele geçirmeye çalıştı.Na prestol je ponovno poskušal priti po očetovi smrti.
Sean Lennon, 9 Ekim 1975'te, babasının 35'inci doğum gününde New York'ta doğdu.Sean se je rodil 9. oktobra 1975, na Lennonov petintrideseti rojstni dan, s carskim rezom.
Babasının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.Ni jasno, kdo sta bila njena starša.
Ve bir kız evlat Joan, ki onun babasının kim olduğu şüpheliydi.Mladeničeva mama - oseba, ki je vedela sinu povedat kakšen je strah.
Aniston'nın vaftiz babası, kendi babasının en yakın arkadaşı olan Telly Savalas'tır.Njen boter je bil igralec Telly Savalas, najboljši prijatelj njenega očeta.
Çünkü, kendi kariyerini babasının desteği olmadan, kendi kurmak istiyordu.Tudi on je bil neuspešen, ker je vrt stražil le zaradi očetove volje.
Olav, babasının aksine, bu otoriteyi tamamen tanıdı.Vukan je kljub temu priznaval očetovo oblast.
Babasının kimliği resmî olarak bilinmiyor.Identiteta njegovega očeta ni znana.
Öğretmen olan anne babasının ilk çocuğudur.Bil je prvi otrok svojih staršev.
Elizabeth'in dönüşüyle beraber babasının cinsel saldırıları devam etti.Kljub začetnim pomislekom Elizabetinega očeta se je tako tudi zgodilo.
Erkek kardeşiyle ilişkisi, babasıyla ve babasının kardeşiyle olan ilişkisine göre daha iyidir.Sama pravi, da si je z mamo in očimom veliko bližje, kot z očetom in mačeho.
Hakkında bildiğimiz tek şey ise babasının adının Johannes ya da Jan olduğudur.Ime Jana je možno razlagati kot žensko obliko moškega osebnega imena Jan oziroma Janez.
23 Temmuz 1999 tarihinde babasının ölümünden sonra tahta geçti.Na prestol je prišel 17. januarja 1991 po smrti svojega očeta.
Ağabeyi Karl'ın 1761 yılında ölümü üzerine, onun babasının Toskana Büyük Dükalığına geçmesine karar verildi.Toda po smrti brata Carla leta 1456, je dobil vso njegovo zemljo.

İlgili Sayfalar