babasının ile cümle
babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Annesi, babasını aramak üzere büyükbabasının yanına gitti, fakat babasının ailesi onlarla hiç ilgilenmedi.Preseli se k teti, ki je njen oče nikoli ni maral.
Anne ve babasının ölümüne soğukkanlı ve ilgisiz kaldı.Po smrti staršev žalostna in brezvoljna.
Babasının Mel lakabını miras almıştır.Po očetu je podedoval dar oblikovanja.
Babasının erken ölümü onu destekleyenlerin azalmasına sebep oldu.Prezgodnja smrt njegovega očeta je povzročila spore za njegovo nasledstvo.
Fransa'daki eğitimi, babasının onu İngiltere'ye geri götürdüğü 1521 kışına kadar sürdü.V letu 1521 je Ana na poklic očeta odplula nazaj proti Angliji.
Babasının adı için yakupköy,merzifon'a bakın.Za skupnost glejte Mozilla.
Ancak, o babasının siyasetini terk ederek Fransa kralıyla tekrar anlaştı.Na strani francoskega kralja se je celo boril proti svojemu očetu.
Annesine babasının kötü biri olduğunu anlatmaya çalışır fakat anlatamaz.Misli, da je njena mama mrtva, ampak v resnici ni.
Erzurum'da başladığı ortaokulu, babasının mal müdürü olarak bulunduğu Refahiye'de bitirdi.Licej je končala v Brescii kjer je bil oče ravnatelj.
Babasının hava kuvvetlerinde olması nedeniyle aile birçok kere taşındı.Zaradi očetove vojaške službe se je družina veliko selila.
II. Behram (276-293) babasının din politikasını devam ettirdi.Bahramas II (valdė 276–293 m.) tęsė tėvo religinę politiką.
Volga Almanları'ndan olan babasının ataları, 1941 yılında Sibirya'ya sınır dışı edilmişti.Seneliai buvo Pavolgio vokiečiai, kurie 1941 m. buvo ištremti į Sibirą.
Jumong'un babasının gerçekte kim olduğu konusunda anlaşmazlıklar vardır.Nėra tikra, kas buvo Lorenco tėvu.
Babasının halası Vibia Sabina, İmparatoriçe ve Roma İmparatoru Hadrianus'un karısıydı.Jo tėvo teta iš motinos pusės buvo Vibija Sabina, Romos imperatoriaus Adriano žmona.
Babasının ölümünden sonra annesi ile birlikte İtalya’ya göç etti.Po tėvo mirties su motina emigravo į Londoną.
Babasının ailesi Alman kökenliydi.Jos tėvai buvo vokiečių kilmės.
Titus 79 yılında babasının halefefi olarak İmparator oldu.Po tėvo mirties 79 m. Titas tapo imperatoriumi.
Fransa'daki eğitimi, babasının onu İngiltere'ye geri götürdüğü 1521 kışına kadar sürdü.1521 m. jos tėvas pakvietė ją sugrįžti į Angliją.
Babasının Little Havana'daki kahve dükkânında çalışır.Užsiima narkotikų gamyba savo fabrike Little Hait’yje.
11 Mayıs 1933 tarihinde babasının Kral oluşundan faydalanarak ülkenin veliaht-prensi oldu.1933 m. gegužės 11 d. Saudas tapo karališkuoju princu.
Babasının hukümdarlığı devam etmekteydi.Tęsė savo tėvo Pithano užkariavimus.
Annesinin adı Efide, babasının adı Recep’tir.Apie jo šeimą žinoma tik, kad tėvo vardas yra Porfirianas.
Hikâye küçük Danny ve babasının maceralarını anlatıyor.Jame pasakojama istorija apie žaislų bei jų savininkų nuotykius.
Necip adını, babasının büyükbabası Necip Efendi’den aldı.Jam buvo duotas Mareko vardas, senelio iš tėvo pusės garbei.
Babasının ilişkileri sayesinde valinin ofisinde yardımcı olarak işe başladı.Jau nuo valdymo pradžios ji padėjo savo vyrui imperatoriui su valstybės valdymu.
1993'te ilk rolünü babasının filmi Traumada oynamıştır.1993 m. ji pirmą kartą vaidino tėvo režisuotame filme („Trauma“).
Haziran 1854’te Charlotte Brontë, babasının yardımcısı Arthur Bell Nichollsla evlendi.1854 m. birželį Šarlotė susituokė su tėvo padėjėju Arturu Belu Nikolsu ir greitai pradėjo lauktis.
"Babasının Başka evi Var".Tėvas Japonijoje turėjo kitą šeimą.
1906 yılında babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi.1904 m. po tėvo mirties perėmė tėvų ūkį.
Ayrıca babasının ilk evliliğinden iki üvey kardeşi vardır.Kartu su jais gyveno dvi seserys iš tėvo pirmosios santuokos.
Victor'un babasının en samimi arkadaşlarından biri.Geriausias Viktoro draugas.
Anne ve babasının uçtuğu yöne doğru uçmaya başlar.Kai pasiruošė skrydžiui, tėvas ir sūnus išskrido.
Babasının ismi Groin'di.Manoma, kad moters vardas buvo Gráinne.
Dante babasını sevmezdi, bunun nedeni babasının kötü ünü veya silik kişiliği olabilir.Sneipas nemėgo Hario dėl panašumo į savo tėvą ir jo charakterio bruožų.
Kral'ın babasının ondan başka 45 oğlu ve 50 tane de kızı vardı.Prezidentas turėjo 17 žmonų ir ~50 vaikų.
Antipas'ın çözümünün bir parçası, kurucu olarak babasının bir ayak izlerini takip etmekti.Į statybų sritį Gediminas Kazlauskas patraukė sekdamas tėvo pėdomis.
Futbolcu olan babasının aktif spor kariyeri, sakatlığı nedeniyle erken bitti.Dėl traumos anksti baigė futbolininko karjerą.
Bebekken topla haşır neşir olan Tarık ise 5 yaşında futbola babasının takımında başlamıştır.Jis kartu su savo tėčiu ir trimis vyresniaisiais broliais pradėjo žaisti tenisą būdamas penkerių.
Babasının eserlerine konu olarak da geçmiştir.Atliko, taip pat, ir tėvo kūrinius.
Hatta babasının annesi için yazdığı bazı şiirler şarkı haline gelmiştir.Daug jos dainų tekstų buvo parašyti jos tėvo.
Babasının Batılılaşmasına ve reformlarına karşı çıkmıştır.Jis nukankino tėvo žudikus ir pradėjo reformas.
Babasının sağlığı için endişe duyuyor.Ji nerimauja dėl tėvo sveikatos.
Babasının sağlığı için endişe duyuyor.Jis nerimauja dėl tėvo sveikatos.
Babasının adı Ammonius'tur.Tema isa nimi olevat olnud Ammonius.
Babasının ölümünden sonra annesi ile birlikte İtalya’ya göç etti.Pärast isa surma sõitis emaga Itaaliasse.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Isa töökoha tõttu kolis ta sageli.
1924 yılında, daha önce babasının da öğretim üyeliği yaptığı Milano Üniversitesi’nde hukuk okumaya başladı.Aastal 1924 astus ta Milano Ülikooli õigusteaduskonda, kus tema isa oli kunagi õpetanud.
Volga Almanları'ndan olan babasının ataları, 1941 yılında Sibirya'ya sınır dışı edilmişti.Tema vanavanemad olid volgasakslased, kes küüditati 1941. aastal Siberisse.
Babasının 1805'te ölmesinden sonra Southampton'a taşınır.Pärast isa surma 1805. aastal kolis perekond Southamptonisse.
Burada yaptığı ilk çalışmalar genelde babasının stilindedir.Tema esimesed teosed olid mõjutatud peamiselt isa eestkostest.
Babasının görevi nedeniyle pek çok yer gezdi.Perekond kolis isa töö tõttu palju.
Babasının Glasgow şehrinde başarılı giden bir restorantı ve bir Çin toptancılık şirketi vardır.Isal oli edukas restoran ja hiina toitu müüv ettevõte.
2 Şubat 1876'da ressamın babasının tüberkülozdan ölmesiyle ailenin maddi durumu daha da kötüye gitti.Isa suri tuberkuloosi 2. veebruaril 1876, mis pani pere raskesse majanduslikku olukorda.
Babasının da adı Caius olup İmparator Diocletianus'un akrabası soylu bir ailenin mensubuydu.Tema isa nimi oli Caius, kuid teda peetakse keiser Diocletianuse sugulaseks ja püha Susanna onuks.
Oğullarını alarak babasının yanına gitti.Ta kolis oma rikka poja juurde.
Bir fahişe olan Vistilia'nın kızıdır ve babasının kim olduğu bilinmez.Perimedel oli tütar Astypalaia, kelle isa pole nimetatud.
Babasının ölümü ile taht kavgası başladı ve kazanarak tahta geçti.Nüüd ei pidanud isa kiusatusele vastu ning läks metsa jahile.
Sonunda on dört yaşındayken annesi onu babasının yanına Nashville, Tennessee’ye gönderdi.Kui ta oli 14 aastat vana, kolis tema pere Nashville'i.
15 yaşında resim öğrenimi görmeye başladıysa da babasının baskısıyla mimarlık eğitimine yönelmiştir.15-aastaselt hakkas ta kunsti õppima oma isa stuudios.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Lapsepõlves sai ta tunda vaesust, eelkõige isa alkoholismi tõttu.