babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu babasının elinden aldığı içki şişesiyle yapar.他说服了他的父亲用瓶装威士忌。
1270'te babasının Tunus'a düzenlediği Sekizinci Haçlı Seferine katıldı.1270年他赴奥地利为第八次十字军东征布道。
1896 yılında babasının ölümü üzerine zorluklar yaşadı.1896年,他在他母亲的坟墓前自杀未遂。
Daha sonra üvey babasının adını aldı.他其后提出他的外祖父。
Kayağa 5 yaşında babasının teşvikiyle başladı.托马斯在五岁时受父亲影响开始练习自行车。
Babasının ölümü (80 yaşında).1984年逝世(享年88歲)。
Titus 79 yılında babasının halefefi olarak İmparator oldu.79年,提圖斯在父親病逝後,順利繼任皇帝。
Bir müddet Divan-ı Hümayun Kalemi'ne devam etmişse de, babasının vefatından sonra memuriyeti bırakmıştır.中方广寺,存昙华亭,为贾似道祀其父制置使贾涉。
Ancak Sun babasının bu yönünü bilmemektedir.當然比爾並不知道那個孩子是他的。
Bu efsanede de, babasının Manco Capac'a altın bir değnek verdiği düşüncesi vardır.该传说也讲到了曼科卡帕克的父亲所赐予他的金杖。
Çocuk yaşta babasının etkisiyle resim yapmaya başladı.從小受到父親的影響開始學畫漫畫。
İsmi Tayfûr, babasının adı Îsâ'dır.《元和姓纂》则记其名为吴士彦,其父名为吴澄。
Babasının, arkadaşlarının hatta hocalarının bile politik görüşlerinin farkındaydı.她开始从他父亲朋友,和一些老师那里了解到政治异见。
Ateşbaz-ı Veli, Mevlana' nın muasırı olup, esas ismi Şemseddin Yusuf, babasının adı ise İzzeddin ' dir.曾祖父袁敬;祖父袁鼐,曾任封刑部主事;父親袁褒,曾任監生。
Babasının sayesinde Flynn, küçük yaşta dünyanın pek çok yerini gezdi.佩特洛娃小时候随父母去过世界上许多地方。
Annesinin adı Kim, babasının adı Michael'dır.His name is Tom.他的名字是汤姆。
Babasının ölümünden sonra can güvenliğinin tehlikede olduğunu düşünerek Karamanoğulları'na sığındı.司馬雄,司馬釋之子,父親死後繼嗣,後因蘇峻之亂而被誅殺。
Babasının adı Porphyrianus olduğu bilinmekte ve ailesi hakkında başka hiçbir şey bilinmemektedir.그의 가족에 대해서도 그의 아버지 이름이 포르피리아누스(Porphyrianus)라는 것 외에는 알려진 바가 전혀 없다.
Sean Lennon, 9 Ekim 1975'te, babasının 35'inci doğum gününde New York'ta doğdu.숀 레논은 아버지의 35번째 생일인 1975년 10월 9일에 뉴욕에서 태어났다.
Ai, 1993'te babasının hastalığı sebebiyle Çin'e geri döndü.1993년 그의 아버지가 병환으로 눕자 다시 중국으로 돌아왔다.
Nurbanu'nun anne ve babasının kimler olduğu ise kesin olarak bilinememektedir.네페르티티의 부모가 누구였는지, 밝혀져 있지 않다.
23 Temmuz 1999 tarihinde babasının ölümünden sonra tahta geçti.그는 1999년 7월 23일 그의 아버지의 죽음으로 왕위를 계승했다.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.성장기에는 아버지의 부임지를 따라 자주 이사를 다녔다.
Ayrıca babasının ilk evliliğinden iki üvey kardeşi vardır.또한 아버지의 첫 결혼에서 태어난 두 명의 이복 언니가 있다.
Havayolları Jack'in babasının tabutunu uçağa almak istememektedir, çünkü gerekli evrakları bulunmamaktadır.잭은 이를 확인 하고 아버지의 시체를 가지고 비행기에 타려 하지만 공항측에서는 적절한 서류 없이 시체를 비행기에 둘 수 없다는 이유로 거절한다.
Marx duygusal olarak babasına çok yakındı ve ölümünden sonra babasının anısına çok saygı gösterdi.마르크스 부자는 매우 친밀한 사이였으며, 부친이 죽은 뒤에도 마르크스는 부친과의 추억을 귀중히 여겼다.
Babasının Eylül 855 de ölmesi üzerine biricik tek imparator haline geldi.855년 9월 부왕의 은퇴로 단독 황제가 되었다.
Babasının şirketinde görev almak istemedi.아버지의 찰떡사업을 이어받기 싫어한다.
Babasının tahttan indirilmesinden sonra kendisini babasının hizmetine adamıştır.그분은 하느님의 외아들이시며, 아버지에게서 나셨으며, 곧 아버지의 본질에서 나셨다.
Önceleri babasının verdiği Memiş, daha sonra da Nutkî mahlasıyla manzûmeler yazmıştır.아버지 위자의 공을 추록하여 위진을 관내후로 삼고, 호조연으로 전임시켰다.
Babasının ve annesinin adı kitaplarda belirtilmemiştir.그의 부모의 이름은 사서(史書)에는 전해지지 않는다.
Jumong'un babasının gerçekte kim olduğu konusunda anlaşmazlıklar vardır.요한 11세의 아버지가 누구인지에 대해서는 여전히 논쟁거리 대상이다.
Marty, babasını arabanın çarpmasından kurtararak, anne ve babasının tanışmasını engellemiştir.아버지와 어머니가 만나지 못하면 자신의 존재가 사라지게 된다는 것을 알게 된 마티는 부모님의 만남을 돕는다.
Babasının hapse girmesiyle servetini yitirmiştir.아버지가 일찍 사망하여 그가 세자의 자리에 올랐다.
Bunlardan biri, babasının başlattığı genişletilmiş ceza yasasıydı.그러나, 이러한 일련의 전봉은 아버지의 암살로 인해 이루어진 처벌조의 전봉이었다.
Babasının anlattığı hikâyelerden hala etkilenmeyen Will gerçeği öğrenmek istediğini söyler.마지막이 될 지 모르는 아버지 곁에서 진짜 아버지의 모습이 궁금해진 윌은 창고 깊숙한 곳에서 아버지의 거짓말 속에 등장하는 증거를 하나 찾아내게 된다.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.파에톤은 소원으로 아버지가 모는 태양의 마차를 몰게 해달라고 졸랐다.
Babasının baba adıdır.왜 남의 아버지 이름을 부르십니까?
Mahir artık bundan sonra babasının suçsuz olduğunu kanıtlamak için uğraşacaktır.약한 모습을 보이지 않았던 것은 훗날 변호사가 되어 부친에게 죄가 없음을 증명하기 위해서였다.
Babasının ailesi Alman kökenliydi.폴의 조부모님은 모두 독일 이민자였다.
Herkes gibi o da babasının Charlie olduğunu sanmaktadır.그를 아버지처럼 생각하고 있으며, 누구보다도 그를 믿고 있다.
Patronimik : Babasının soyadına dayanılarak verilen isim.영어권에서 아버지의 이름을 물려받은 아들의 이름 뒤에 붙이는 호칭이다.
Ve bir kız evlat Joan, ki onun babasının kim olduğu şüpheliydi.아이의 아버지는 유력 인사였고, 아이의 아버지가 누구냐 하는 것은 그녀 자신만이 알고 있었다.
Babasının naaşı da on yıl sonra onun mezarının yanında yakılacaktı.2년 뒤에는 그의 아버지도 그의 옆에 묻혔다.
Babasının ölümünün ardından 1758 ile 1760 yılları arasında rahip James Maury'nun okuluna devam etti.아버지가 죽은 후, 제퍼슨은 1758년에서 1760년까지 교육받은 목사인 제임스 모우리의 학교에서 공부하였다.
Malcolm, daha sonra babasının üç kardeşinin beyazlar tarafından öldürüldüğünü söyledi.엑스는 훗날 아버지의 형제 세 명 가운데 한 명이 백인들에게 린치를 당했고 그로 인해 죽었다고 말했다.
Sage Stallone, Rocky serisinin beşinci filmi olan Rocky V'de (1990) babasının yanında oyunculuk yaptı.록키 5(Rocky V)는 1990년 개봉한 미국의 영화로 록키의 5번째 시리즈이다.
Babasının ailesi köken olarak Fransız, Kanadalı, İrlandalı ve Finlandiyalı iken, annesi ise Alman kökenliydi.그의 부친은 프랑스, 캐나다, 아일랜드, 핀란드계였고 그의 모친은 독일인이었다.
Babasının ölümünden sonra can güvenliğinin tehlikede olduğunu düşünerek Karamanoğulları'na sığındı.그리고 얼마 뒤 늙은 부모를 돌보기 위해서 귀향하였으나, 아버지가 사망하면서 충격을 받아 사망하였다.
Bieber'ın büyük-büyük babası Alman, babasının ise diğer soyu İngiliz ve İrlandalıdır.비버 아버지의 증조부는 독일인이며, 또 다른 혈통은 잉글랜드와 아일랜드이다.
Babasının izin vermemesi sonucu yarışmadan çekilmek zorunda kaldı.그녀의 아버지는 그녀의 대회 출전 회수를 제한해서 그녀의 체력이 과도하게 소진되지 않도록 했다.
Onun ölümünden sonra oğlu Yesüdar babasının yerine getirilmiştir.아버지가 사망한 후 웰스는 물려받은 유산으로 유럽을 여행하였다.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.아버지에게서 양을 치는 일을 맡았고, 아버지의 본처 자식들에게서 형제가 아니라 종 취급을 받았다.
7 yaşında anne ve babasının gezilerinden birinde ilk kez sahneye çıktı.11살 때, 처음으로 아버지와 투어 공연을 다녔다.
Babasının üvey olduğunu ancak 15 yaşına geldiğinde öğrendi.그의 아버지는 그가 15살일 때 그가 학교를 졸업한 후 사망하였다.
Amon, babasının putperestliliğine ve babası gibi putlar koymaya devam etti.조윤은 아버지 태종의 특별 배려 및 조영무의 공로로 무사할 수 있었다.
Babasının iş dünyasında karşılaştığı güçlükler nedeniyle Balıkesir’e ailesiyle birlikte dönmüştür.금붕어를 아빠와 맞바꾸었다는 소재로 가족의 가치를 되묻는다.
Anne ve babası matematik öğretmeni olan Zernike, özellikle babasının fiziğe karşı olan tutkusunu paylaştı.그의 양친은 모두 수학 교사였고, 그 중에서도 그는 특히 부친의 수학에 대한 열정을 물려받았다.
Babasının sağlığı kötüye gitmeye başlayınca Will ve eşi Josephine, Alabama'ya dönerler.כאשר בריאותו של אביו מתדרדרת עקב מחלת הסרטן, וויל וג'וזפין ההרה חוזרים לביקור בעיר הולדתו באלבמה.
Tom da babasının cenazesinden bir süre sonra kasabaya geri döner ve madeni satmak istediğini söyler.טום חוזר לעיירה לאחר לוויתו של אביו, כדי למכור את המכרה.

İlgili Sayfalar