babasının ile cümle
babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sean Lennon, 9 Ekim 1975'te, babasının 35'inci doğum gününde New York'ta doğdu.1975年10月9日、レノンの35歳の誕生日に ショーン・タロー・オノ・レノンが誕生。
Babasının hava kuvvetlerinde olması nedeniyle aile birçok kere taşındı.父親が空軍に属していたため、子供時代は引っ越しが多かった。
Aynı yıl babasının ölümüyle boşalan cumhurbaşkanlığı makamına seçildi.その前年、父急死のため男爵を継いでいる。
Babasının ölümünden sonra, Oahu başkanı oldu.父の死後、オズコープの社長になる。
Leo Valdez: Kampa geldiğinde babasının kim olduğunu bilmemektedir.遠藤が行った近辺調査では、父親は不明。
Antipas'ın çözümünün bir parçası, kurucu olarak babasının bir ayak izlerini takip etmekti.父の敵であるシンセミアを追うことも参加した理由の一つであった。
Meftun Bey Mahir'i kandırarak babasının senetlerini ve mührünü ister.ジョヴァンニは父の遺言状を偽造して農園地主の地位を手に入れる。
Wilhelm Grimm gençliğini babasının 1791 yılında memur olarak atandığı Steinau’da geçirmiştir.ハーナウに生まれ、役人だった父親が1791年に赴任したシュタイナウで子ども時代を過ごした。
Raj en sonunda Simranın babasının da güvenini kazanır.このとき、やっとポルガラは父の愛を理解する。
Şehzade 6 Ekim günü Konya Ereğlisi'nde babasının sefer ordusuna erişti.パート2で父親が昼間から酔っ払い彼に暴力を振るっていた。
Babasının kâtibi Suphi ile evlenir.アンジェラ 亜麗の父と再婚する。
Ev tamir işlerinde çalışan babasının yanında, duvar kağıdı ve boyama işlerinde çocuk yaşlarda çalıştı.幼少時は便利屋の子として、住宅塗装や壁紙貼りなど、父の仕事を手伝った。
Galileo’nun oğlu Vincenzo, babasının 1642 yılındaki teorilerine dayanarak bir saat resmi çizmiştir.伽利略的儿子溫琴佐根据他父亲的理论与1642年设计了一个大钟。
1896'dan sonra, babasının evindeki özel laboratuvarında organik kimya alanında ek araştırmalar yaptı.1896年起,他还在父亲家中的私人实验室里进行有机化学研究。
Babasının büyükbabası Yunan idi (Mora Yarımadası'ndan Yeni Zelanda'ya taşındı).他的祖父是希腊人(他从伯罗奔尼撒移居新西兰)。
Babasının isteği üzerine 1723’te hukuk öğrenimine başladı.1723年遵循父命,修讀法律。
Onun ölümünden sonra oğlu Yesüdar babasının yerine getirilmiştir.兒子為父親而死沒有什麽遺憾的。
Babasının adı dolayısıyla Zekeriyâzâde Yahyâ Efendi olarak da bilinmektedir.曾祖父叚紀;祖父叚補之,曾任知縣;父親叚貢,曾任驛丞。
Küçük bir çocukken babasının ünü sayesinde tiyatronun birçok parlak yıldızıyla tanıştı.因为父亲的职业的缘故,她在童年时就见过许多剧院明星。
Babasının ölüm haberini burada aldı.他在那里收到了他父亲去世的消息。
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.因為父親荀肸早死,荀勗惟有依靠舅父生活。
Malcolm, daha sonra babasının üç kardeşinin beyazlar tarafından öldürüldüğünü söyledi.麥爾坎·利托后来说白人的暴力杀死了他父亲的三个兄弟。
282 yılında babasının başa geçmesinin ardından Sezar ilan edilmiştir.282年,在他父亲继位后不久,他被任命为凯撒。
Babasının ismi bilinmemektedir.父親的姓氏則不明。
15 yaşında resim öğrenimi görmeye başladıysa da babasının baskısıyla mimarlık eğitimine yönelmiştir.他从15岁起开始正式学习作画,但在父亲的坚持下他改行学习建筑。
Yine de babasının ismi dolayısıyla genellikle Eşrefoğlu, Eşrefzâde veya İbnül Eşref olarak anılmıştır.後世之洼姓者,多以其先祖名號或居邑名稱為姓氏。
Anne babasının 1902'deki ayrılığının ardından annesi Robert Nurnberger adlı bir Alman ile evlendi.在1902年,她的父母离婚 ,母亲后来嫁给了名叫罗伯特·纽伦堡的德国水管工(英语:Plumber)。
Gençlik yıllarında Celile Enver adı ile (babasının adı ile) tanındı.郭種德幼年孤貧,服侍祖母,以孝順聞名。
1549'da babasının mülklerini devraldı.1559年繼承父親的家督之位。
Öteki ona anne babasının evine dönmesini öğütler.不信,你回去問問你的父母親。
1908 yılında babasının ölümünden sonra, ailesi Niagara'ya geri döndü ve liseyi Niagara Falls Lisesi'nde okudu.1908年父亲去世,全家回到尼亚加拉瀑布城,他进入尼亚加拉瀑布城学院协会就读。
Babasının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.他從來不知道自己的父親是誰。
Erkek kardeşiyle ilişkisi, babasıyla ve babasının kardeşiyle olan ilişkisine göre daha iyidir.和朋友的關係 和哥哥相比更擅於交際。
Babasının vasiyeti üzerine vaftiz babasının yanında kaldı.按照她父亲的愿望她受洗礼。
Ellie burada babasının ölümü hakkında dedektiflik yapmaktadır.布萊德莉尋找謀殺她爸爸的兇手。
Yezîd, gençlik çağına gelince babasının yanına döndü.不降年迈时,内禅于其弟扃。
Rahel babasının putlarını çaldı ancak bundan Yakup'un haberi yoktu.曾祖父李普;祖父李壽;父親李奇俊,曾任知縣。
Bunda babasının payı şüphesiz büyüktür.其父杜武生(號繩明)是大甲德高望重之士。
Üç yaşında babasının yatak odasında babasının saraç iğnesiyle sol gözüne hasar verdi.三岁时,布莱叶在他父親的工铺中試用缝纫锥時誤将左眼戳伤。
Yerine geçen oğlu da babasının Hân Cihan lakabını aldı.我們也見過他的榮光、正是父獨生子的榮光。
Ariobarzanes de babasının bu politik uğraşına devam etti.拉普朗什继续着他的政治活动。
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.由于父亲的工作情况特殊,她的家庭经常搬迁。
Haziran 1854’te Charlotte Brontë, babasının yardımcısı Arthur Bell Nichollsla evlendi.夏綠蒂與父親的牧師亞瑟貝爾尼可拉斯(Arthur Bell Nicholls)於1854年6月結婚。
Babasının ölümünden sonra annesi ile yaşamaktadır.母親去世後和父親住在一起。
Mahir artık bundan sonra babasının suçsuz olduğunu kanıtlamak için uğraşacaktır.至今其父依然坚持许霆无罪。
Saltanatının ilk dönemlerinden başlayarak babasının devrinde kaybedilen toprakları geri aldı.上次我去失落之城時他有取回這類東西的委託。
8 yaşında, babasının kıraathanesindeki sazların arasına katılacak düzeye geldi.八歳時在父親的亡故之後成為堅盾的一員。
Babasının Kafkas Petrol Şirketiyle olan sözleşmesi bitince aile Almanya’ya döner.阿道夫·佐尔格与高加索石油公司的契约期满後,带着全家回到德国。
Ancak 17 yaşına geldiğinde babasının velayetine geçebildi.其父死后,17岁的他继承汗位。
Babasınını Masalın Aslı adlı kitabının rejisi yapılmış seri okumalarını yaptı.彪從父亨以書抵裕,裕焚之,以實聞。
Alex anne ve babasının hiç tanışmamış olmasını dilemiştir ve dileği ne yazık ki kabul olmuştur.Alex拿著魔杖的時候喊著希望爸媽從未遇到過。
Çocukluğunda babasının işi yüzünden sürekli seyahat etmiştir.他的家庭在他童年时随着他父亲的任务而频繁移动。
Abdülbaha, 1892 yılında babasının vasiyetnamesinde Bahai dininin başı ve merkezi olarak tayin edilmiştir.在1892年,他父亲在遗嘱中任命他为自己的继任者和巴哈伊信仰的领袖 。
Mako, babasının atkısını büyükannesine hediye etmiştir.他帶著他祖母的手錶。
Oğlu Orestes sonradan babasının intikamını aldı ve annesi ile sevgilisini öldürdü.相傳伊賴克綴因母親與其情人謀殺了她的父親,故決心替父報仇,最終她與其兄弟殺死了自己的母親。
Derin yalnız geçirdiği yıllar içinde, babasının bir suçlu olduğuna inandırılır.年少时有不同寻常的志向,父兄以为他是无赖。
Ya her şeyi affedip yeni bir hayata başlamak, ya da babasının intikamını almak.會既齊以母憂去,繼復遭父喪。
Erkek kardeşi Laertes Fransa'dan döner ve babasının ölümüyle kardeşinin delirmesi nedeniyle çılgına döner.她的哥哥雷爾提從國外返鄉,恨不得立刻為父親與妹妹的死復仇。
İki tane kardeşi babasının ilk evliliğindendi.这是她父亲的第二次婚姻。
Babasının hanlık döneminde ilk defa bu isimle Kalgaylık (resmi taht varisi șehzade) görevini yaptı.他在处理前女友的尸体时第一次为自己的工作感到自豪。