babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İşte o gün Zuko, babasının gözünde kaybolan onurunu geri kazanmak için Avatar'ı yakalamaya karar verir.Als Zuko zijn verbanning opgeheven wil hebben, moet hij de Avatar zien te vinden van zijn vader.
Samuil'in oğlu Gabriel Radomir Bulgar Çarı olarak babasının yerine geçti.Gabriël Radomir volgt zijn vader Samuel I op als tsaar van Bulgarije.
Sage Stallone, Rocky serisinin beşinci filmi olan Rocky V'de (1990) babasının yanında oyunculuk yaptı.Morrison speelde samen met Sylvester Stallone in de film Rocky V uit 1990.
Bebek yaşta annesini ve babasının vefat etmesi sonrası teyzesi ve büyük annesi tarafından yetiştirildi.Schlechter werd na de dood van zijn vader opgevoed door zijn moeder en zijn tante.
Cem Karaca, babasının cenaze törenine katılamadı.Dit maakte dat Go-Kashiwabara geen begrafenisceremonie kon betalen voor zijn vader.
Babasının ölümünden sonra, annesi dul kalarak Alessandro Mussolini'nin sevgilisi oldu.Na de dood van haar vader volgt zij hem op als vrouwe van Almelo.
Frank Buffay, Jr. (Giovanni Ribisi): Phoebe'in babasının başka bir kadından olan erkek kardeşi.Giovanni Ribisi – als Frank Buffay Jr. Ribisi is een terugkerend personage, Phoebe's halfbroer.
Jolie ile babasının arası açıldı.Uiteindelijk komen Jojo en zijn vader dichter bij elkaar.
Babasının yurt dışında öldüğü söyleniyor.Naar men zegt, zou zijn vader in het buitenland overleden zijn.
Ai, 1993'te babasının hastalığı sebebiyle Çin'e geri döndü.W 1993 roku z powodu choroby ojca powrócił do Chin.
15 yaşlarındayken babasının bir arkadaşından 5$'a bir akustik gitar aldı.W wieku 15 lat kupił za 5 dolarów pierwszą akustyczną gitarę od znajomego swojego ojca.
Don Carlo artık babasının intikamını alabileceği için çok sevinir.Don Carlos cieszy się, że być może zdoła pomścić ojca.
Babasının Van Gogh olduğuna inanmıştı ancak doğumunun zamanlaması bunu mümkün kılmamaktadır.Willem uwierzył w to, że jest synem van Gogha, choć z daty jego urodzin wynikało, iż było to niemożliwe.
Babasının mirasının üçte ikisinin gitmesiyle, 29 yaşındaki Pascal soylu yoksulluğa mahkûm oldu.Po utracie dwóch trzecich majątku swego ojca, 29-letniemu Pascalowi w oczy zajrzało widmo biedy.
Veronica ve Nick, saklanmak için Nick'in babasının New Glarus'daki kulübesine gider.Nick i Veronica są zmuszeni uciekać do kryjówki ojca Nicka w New Glarus, Wisconsin.
Sean Lennon, 9 Ekim 1975'te, babasının 35'inci doğum gününde New York'ta doğdu.Sean urodził się w Nowym Jorku, w dniu 35. urodzin swego ojca.
Babasının başlattığı askeri siyaseti sürdürdü.Kontynuowała politykę zapoczątkowaną przez męża.
31 Mayıs 1162 tarihinde babasının ölümünden sonra Kral olan erkek kardeşi III. Stefen'da bunu devam ettridi.Nadanie to po śmierci ojca 31 maja 1162 roku potwierdził brat Beli, król Stefan III.
2016 yılında Lucha World ile olan röoprtajında Máscara Dorada, babasının iki genç kızı olduğunu söyledi.Podczas wywiadu z Lucha World z 2016, Dorada ujawnił, że jest ojcem dwójki córek.
Sir Thomas ise süvari komutanı olarak babasının komutasına girer.Thomas w stopniu generała lejtnanta dowodził jazdą pod komendą swego ojca.
Aniston'nın vaftiz babası, kendi babasının en yakın arkadaşı olan Telly Savalas'tır.Jej ojcem chrzestnym był najlepszy przyjaciel jej ojca, Telly Savalas.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Jego rodzice często się przeprowadzali z powodu pracy jego matki.
Babasının ölümünden sonra annesi ile birlikte İtalya’ya göç etti.Po śmierci ojca wraz z matką wyjechał do Włoch.
Bunun nedeni Babasının Almanlar için çalışmış olmasıydı.Takie postępowanie było spowodowane zajęciem przez Niemców ich ojczyzny.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.Faeton chciał przez jeden dzień powozić po niebie Rydwanem Słońca.
Galifianakis babasının ait olduğu Yunan Ortodoks inancıyla yetiştirildi .Zach został ochrzczony w grecko-ortodoksyjnej żydowskiej religii swojego ojca.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.W 1945 towarzyszył ojcu w wyprawie do Urugwaju jako sekretarz w misji halal.
Bu cevaplar sonucunda Eragon babasının Brom'dan başkası olmadığını anlar.Tam też dowiedział się ze ojcem Eragona był Brom.
Babasının ölüm haberini burada aldı.O jego zgonie poinformował ojciec.
1916 yılında babasının tahta çıkışıyla birlikte, muhtemel imparator olarak görülüyordu.W 1922 nadal brano go pod uwagę jako potencjalnego cara.
Oğlu Orestes sonradan babasının intikamını aldı ve annesi ile sevgilisini öldürdü.Po ośmiu latach od morderstwa wspólnie z Orestesem pomściła ojca i zabiła matkę i jej kochanka.
Babasının baba adıdır.Jest to nazwisko jego dziadka.
Önceleri babasının verdiği Memiş, daha sonra da Nutkî mahlasıyla manzûmeler yazmıştır.Po ojcu odziedziczył majątek Kłodnia i Sienica.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.Znajduje miejsce, od którego klucz dał jej ojciec.
Etty, babasının isteği üzerine yedi sene boyunca Hull'da bir matbaacının yanında çırak olarak çalıştı.Appeldelhi przez 7 lat szukał po całym świecie swojej córki.
Haziran 1854’te Charlotte Brontë, babasının yardımcısı Arthur Bell Nichollsla evlendi.W czerwcu 1854 roku Charlotte wyszła za Arthura Bell Nichollsa, wikariusza z parafii jej ojca.
Dr. Jack Shephard (Matthew Fox), babasının cenazesini götürmektedir.Ben oraz Jack Shephard (Matthew Fox) spotykaja się przy trumnie Johna Locka.
Daha sonra babasının biyografisini yazdı.W 1997 wydała biografię swojego ojca.
Wallis ise annesiyle babasının 1895 yılının haziran ayında evlendiğini iddia etmiştir.De Valera twierdził, że jego rodzice pobrali się w 1881.
Babasının ölümü Ampère üzerinde derin bir etki bırakmıştır.Jego śmierć wywarła głęboki wpływ na Pertwee.
1879'da babasının ölümü üzerine Moreviler diye bilinen ailesinin reisliğini üstlendi.W 1879 roku do Szwajcarii dotarła wiadomość o śmierci ojca rodziny.
Babasının eserlerine konu olarak da geçmiştir.Pełni też rolę ojca.
Anna'nın babasının katiline hitap ettiğini bilmeyerek ondan kendilerine yardımda bulunmasını isterler.Początkowo proszą go o pomoc, Anna jednak rozpoznaje w nim zabójcę swojego ojca.
Williams, bir süre sonra Mathilda'ya babasının öldüğünü açıkladı.Pewnego dnia Halliwell znalazł swojego ojca martwego.
Mako, babasının atkısını büyükannesine hediye etmiştir.Lucy daje mu pamiątkowy po babci.
Leonardo babasının takma adını miras olarak aldı.To jemu Osborne-ojciec zawdzięczał swój majątek.
1899'da babasının şirketinde işe başladı.W 1869 roku rozpoczęła pracę w banku swojego ojca.
Anne ve babasının teşvikiyle Türk Halk Müziği’ne ilgi duymaya başladı.Pod wpływem ojczyma zainteresowała się muzyką folkową.
Annesinin ismi Grace ve babasının ismi Boyd'dur.Jego ojciec ma na imię Boyd, a matka Grace.
Fakat 1104 yılında babasının düşmanları tarafından isyana teşvik edildi.W 1106 r. zbuntował się przeciwko rządom swojego ojca.
Babasının adı Hıfzırrahman Raşit Öymen, annesinin adı Nezaket hanımdır.Dziewczyna wstydzi się pochodzenia swojego ojca, wszędzie posługuje się panieńskim nazwiskiem matki.
Oğlu, David Thomson’ın babasının tüm mirasının sahibi olması bekleniyor.Osobisty majątek spadkobiercy fortuny czyli Davida Thomsona ma dzisiaj wartość ok.
Oğlu Muhammed Rıza Pehlevi de babasının izini takip etti.Syn – Fryderyk również poszedł w ślady ojca.
Babasının şirketinde görev almak istemedi.Nie zamierzał prowadzić przedsiębiorstwa budowlanego ojca.
Oğluna babasının ismi koyuldu.Syn przyjął nazwisko ojczyma.
Annesini ve babasının dedesini de öldürdü.Zabije nawet dziadka rodzeństwa.
Çünkü babasının onların katil olmasını istemeyeceğini düşünmektedir.Nie chciał by jego ojciec miał morderców za przyjaciół.
Babasının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.Nie wiadomo kto jest jego ojcem.
Hayatının ilk yıllarını babasının yanında geçirdi.Ostatnie lata życia spędziła wraz z ojcem.
Bu olaylar sürerken; Raj babasının mahkemesine getirilir ve Rita da avukatlığını yapmaktadır.Rok później umierają także jej synowie i Rita decyduje się wstąpić do zakonu.

İlgili Sayfalar