babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.Daarin is de kluis verborgen met de aandelen die zijn vader hem naliet.
Babasının ölümünden sonra onun yerine hükümdar olmuştur.Hij werd daarna in de plaats van zijn vader heerser.
Anna, babasının son hastalığında onu tedavi etmiştir.Barry verzorgde haar gedurende de laatste fase van haar ziekte.
Babasının baba adıdır.Dat is de naam van hun vader.
Annesinin adı Efide, babasının adı Recep’tir."Hoe heet je moeder?", vroeg Reve.
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.Hij wil zo de trouw van haar vader afdwingen.
Babasının ölümünden sonra Krupskaya ve annesi geçimlerini sağlayabilmek için özel dersler verdi .Na de dood van haar vader, gaven Kroepskaja en haar moeder les als een bron van inkomsten.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Hij moest vaak verhuizen vanwege zijn vaders werk.
Babasının izinden gidip bir cerrah olan kardeşi Mursal ise genç yaşta hayatını yitirdi.Mursal, zijn jongere broer was een veelbelovend chirurg, maar overleed op jonge leeftijd.
Carl, babasının geri dönmüş olmasından memnun bir şekilde ona sarılır.Tom is dolgelukkig dat zijn gezin terug compleet is.
Maria Anna'nın annesinin, Ferdinad'ın babasının kız kardeşi olmasından dolayı onlar ilk kuzendi.Zij waren volle neef en nicht, aangezien Maria's moeder een zus was van Ferdinands vader.
Haziran 1854’te Charlotte Brontë, babasının yardımcısı Arthur Bell Nichollsla evlendi.Charlotte trouwde in juni 1854 met de hulppredikant van haar vader, Arthur Bell Nichols.
İvan Ivanoviç'in ölümü ile küçük kardeşi Fyodor babasının Çarlık tahtına veliaht oldu.Na de dood van Ivan Ivanovitsj werd diens verstandelijk gehandicapte broer Fjodor de troonopvolger.
Öteki ona anne babasının evine dönmesini öğütler.Hij belooft haar terug te brengen naar haar ouders.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Zo erft een zoon niet zijn vaders vee maar het vee van de broer van zijn moeder.
1904'te babasının ölümünün ardından Moskova'ya taşındı.In 1904, na de dood van zijn vader, vertrok hij naar Moskou.
Jumong'un babasının gerçekte kim olduğu konusunda anlaşmazlıklar vardır.Het is echter nog steeds niet duidelijk wie de vader van Remy is.
Çocukluğunu babasının doktor olması sebebiyle eski bir Portekiz sömürgesi olan Angola'da geçirdi.Zijn jeugd bracht hij door in Angola, een kolonie van Portugal, waar zijn vader geneeskunde bedreef.
Don Carlo artık babasının intikamını alabileceği için çok sevinir.Don Carlos is vervuld van vreugde over het idee dat hij de dood van zijn vader kan wreken.
Babasının vefatından sonra o ailesiyle beraber Hemedan'a geri döndü.Na terugkeer trok zij in bij haar vader die zich te Baarn had gevestigd.
Babasının bir öküz nalbandı olduğu bildirlmektedir.Er wordt vermoed dat zijn vader een bakker was.
Babasının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.Hij weet niet wie zijn vader is.
Bir fahişe olan Vistilia'nın kızıdır ve babasının kim olduğu bilinmez.Ze was de dochter van Vistilla, een prostituee, en een onbekende vader.
Babası ile annesi ayrılmıştır, boşanmalarının sebebi babasının eşcinsel olmasıdır.Hij omdat zijn vader en moeder uit elkaar zijn, zij omdat haar vader dood is.
İlk beş yılını, babasının işleri dolayısıyla Vietnam'ın başkenti Hanoi'de geçirdi.De eerste vijf jaar van zijn leven bracht hij door in Hanoi.
Okul sırasında babasının ölümü ile geliri azalan Napolyon, iki yıllık okulu bir yılda bitirdi.De dood van zijn vader vertraagde zijn studie met een jaar.
Büyükbaba veya dede, bir kimsenin annesinin ya da babasının babası.Een oom of nonkel is de broer van iemands vader of moeder.
Nihat Önal babasının otoritesi altında ezilmiş, güçsüz ve etki altında kalmaya meyilli biridir.Hij trachtte invloed te herwinnen die onder zijn oude en zwak geworden vader verloren was gegaan.
Yezîd, gençlik çağına gelince babasının yanına döndü.Zij gingen met hem naar hun geboorteland terug toen hij jong was.
Yine de babasının ismi dolayısıyla genellikle Eşrefoğlu, Eşrefzâde veya İbnül Eşref olarak anılmıştır.Wie echter de naam uitspreekt krijgt daarmee ook de macht over hem of haar.
Daha sonra babasının biyografisini yazdı.Hij schreef de biografie van zijn vader.
Ancak anne-babasının bu hızlı hayatından dolayı kendisiyle hiç ilgilenilmedi.Vandaag niet omdat haar broer plotseling langs wilde komen.
Babasının İbrahim, annesinin ise Hacer olduğu kaydedilmiştir.(Gelijk Hij gesproken heeft tot onze vaderen, namelijk tot Abraham, en zijn zaad) in eeuwigheid.
Kur'an'da Yusuf'un annesiyle babasının huzuruna çıkarıp kucaklaştığından ve tahta çıkartığından bahsedilir.In dat geval was hij de zoon was van Johanan, de zoon van Azarja I; en werd hij vader van Amarja.
Babasının üzerinde bir seyahat yasağı ve varlıklarını dondurma kararı verilmişti.Zij kregen een reisverbod opgelegd en hun buitenlandse banktegoeden werden bevroren.
Babasının isteği ilahiyat fakültesiydi.Haar vader was hoogleraar in de wijsbegeerte.
Edward ise babasının kaybettiği toprakları geri almak istiyordu.Tommy herinnerde zich wat hij zijn vader had beloofd.
Aristobulus, babasının Sadukici tavrını benimseyip abisine karşı ayaklandı.Godfried betwistte deze erfopvolging en kwam in opstand tegen zijn broer.
Babasının adı Philippos'dur.Zijn voornaam is eigenlijk Philip.
İki tane kardeşi babasının ilk evliliğindendi.Twee kinderen waren uit het eerste huwelijk van haar vader.
Babasının üvey olduğunu ancak 15 yaşına geldiğinde öğrendi.Zijn vader leerde hij pas kennen op vijf-jarige leeftijd.
Tunç (Fikret Kuşkan): Mahalle kasabının oğludur, babasının yanında çalışır.Ailly behoorde als zoon van een welgestelde slager hij tot de gegoede burgerij van zijn geboortestad.
Babasının kendisine uzun yıllar önce vermiş olduğu taştan bir kâğıdı tutuyordur.Hij vond een schilderskist die hij jaren eerder van zijn oudere zus had gekregen.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Onderweg komt Tyrion zijn voormalige concubine, de prostituee Shae, tegen in de vertrekken van zijn vader.
Ive, ilk tasarım eğitiminin temellerini babasının atölyesinde aldı.Hij ontving zijn eerste graveeropleiding in het atelier van zijn vader.
Bu arada Stella çok üzgündür, çünkü kızı düğününe katılamayacaktır, zira gerçek babasının yanındadır.Met zijn grote liefde kon Hans niet trouwen, omdat hij voor haar familie niet goed genoeg was.
Şarkıcı, daha sonra çocuğun biyolojik babasının kendisi olmadığını öğrendi.De erkenner hoeft niet de biologische vader van het kind te zijn.
Yedi kardeşi varmış. Babasının ölümünden sonra, annesi ve kız kardeşleri ile Colchester'da yaşamış.Na de dood van haar vader ging ze bij haar moeder en twee van haar zussen wonen in Colchester.
Babasının adı İoannis idi ve ayrıca İoannis adında bir erkek kardeşi vardı.Zijn vader heette Arsanes, en hij had ook nog een broer, Pharnaces.
Eklenilen bir alt konuda ise Cartman, babasının gerçek kimliğini bilmiyor olabileceğini öğrenmektedir.Tot op de dag van vandaag kent Curtis de identiteit van zijn vader niet.
Annesi Frances, babasının ilk eşiydi.Haar moeder, Caroline, was de tweede echtgenote van haar vader.
Bunlardan biri, babasının başlattığı genişletilmiş ceza yasasıydı.Hij verlengt hiermee het octrooirecht dat was gestart door zijn vader.
Çocukluğunu babasının diplomatik görevi nedeniyle İsrail'de geçirdi.Al vanaf jonge leeftijd was hij betrokken bij de diplomatieke diensten van zijn vader.
Musa sadece babasının cesedini alır ve kaçar.Amsterdam grijpt het mes waarmee zijn vader gedood werd en vlucht weg.
Köyün törelerine göre eğer bir kız babasının rızasının olmadığı bir kişiye kaçarsa bunun cezası infazdır.Uit een gebouw weglopen, dat iemand anders op jouw grond heeft geplaatst lijkt niet strafbaar.
Babasının evine doğru yola koyulur.Hij verliet het huis van zijn vader.
Bu da babasının ölüm nedeninden ileri geliyordu.Dat zal waarschijnlijk te maken hebben gehad met het overlijden van zijn vader.
Babasının Mel lakabını miras almıştır.Hij had het kopersmelttalent van zijn vader geërfd.
Titus 79 yılında babasının halefefi olarak İmparator oldu.In 79 volgde Titus zijn vader op als keizer van het Romeinse Rijk.
İsimsiz bir erkek çocuk, babasının tahttan indirilmesinden sonra doğmuştur.Een postuum geboren kind is een kind dat na de dood van zijn vader geboren is.

İlgili Sayfalar