babasının ile cümle
babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"Liber Pontificalis" kaynağına göre aslen Romalı olup babasının adı "Pricus" idi.Il Liber Pontificalis riportava che era romano, e che il nome di suo padre era Prisco.
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.A causa della natura delle professioni di suo padre, la sua vita inizialmente è stata caotica.
Cem Karaca, babasının cenaze törenine katılamadı.Sigmund non partecipò al funerale della madre.
Scriptores Historiae Augustae ye göre, Diadumenian babasının zorbalığına özenmişti.Secondo gli Scriptores della Historia Augusta, Diadumeniano emulò il padre in quanto a tirannia.
"Babasının Başka evi Var".Ma lui ha una sola città natale."
1270'te babasının Tunus'a düzenlediği Sekizinci Haçlı Seferine katıldı.Viene menzionato pur nell'ottava crociata nel 1270.
Babasının ileri yaşı ve kötüleşen sağlığına rağmen çabaladı ama başarılı olamadı.Nonostante le cure e l'interesse internazionale non riuscì più a camminare.
Daha sonra babasının biyografisini yazdı.Ha curato la stesura della biografia del padre.
Ariobarzanes de babasının bu politik uğraşına devam etti.Quanto a Pigorov, anche egli iniziò a seguire la sua bella quella sera.
Futbol kariyerine, babasının kariyerini geçirdiği Real Oviedo'da başladı.Mata inizia la sua carriera nel Real Oviedo, squadra dove iniziò la sua carriera anche il padre.
Babasının ardından aile hızla yoksullaştı.Dopo la sua morte, la sua famiglia divenne molto povera.
Bu aramalar arasında Mehmet bir bavul bulur, bavulda babasının eşyaları ve birkaç eski gazete vardır.Dentro vi è una valigia che invece del denaro contiene solo vecchi giornali.
Benden nefret edenin babasının işlediği suçun hesabını çocuklarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım.Per i miei nemici, tengo presente il peccato dei padri per i discendenti, fino alla terza e quarta .
İlköğrenimine babasının görevi nedeniyle bulunduğu Aydın’da başladı.Inizialmente lo veniamo a conoscere grazie al suo lavoro di magistrato.
1911 yılında babasının kaymakam olarak görev yapmakta olduğu Giresun'un Görele ilçesinde dünyaya geldi.Nel 1911 perse il padre e gli subentrò nella conduzione della cartoleria di cui era proprietario.
Babasının güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyor.Farà di tutto per riconquistare la sua fiducia.
Ai, 1993'te babasının hastalığı sebebiyle Çin'e geri döndü.Nel 1993 torna in Cina per stare accanto al padre ammalato.
Ona Jin'in kendisine saldırma sebebinin babasının saati olduğunu söyler.Essa spiega che Jin lo ha attaccato perché lui possiede l'orologio che appartiene a suo padre.
Başarılı bir çiftçi olan babasının adı kondu.La città prese il nome dalla figlia di un agricoltore locale.
Annesinin adı Hatice, babasının adı Seydi olup, 3 kız 2 oğlan kardeşin en küçüğüdür.Peanut (nocciolina) è il soprannome che le ha dato suo padre in quanto la più piccola di cinque fratelli.
Sonra ordudan istifa etmiş ve 1920 seçimlerinde babasının partisi Liberal Parti'den milletvekili seçilmiştir.Nel 1920 lasciò l'esercito per essere eletto parlamentare tra le file del partito liberale guidato dal padre.
Babasının Astronomi'ye gösterdiği ilgi sebebiyle Dondi'de astronomiye karşı bulunan merak içten içe büyüdü.Visitando il suo osservatorio astronomico a Palermo si è acceso in Smyth l'interesse per l'astronomia.
Giorgi de erken yaşta babasının izinden asker hayatınaa atılır.Giorgio era stato già molto presto introdotto dal padre nella politica.
Ancak Bella annesi yeniden evlenince Forks'a babasının yanına taşınır.Per permettere a sua madre di seguire Phil quando viaggia, Bella si trasferisce a Forks da suo padre.
W. Wundt’un eğitimini babasının bir asistanı olan genç bir mahalle papazı üstlendi.Vengono aiutati da Bob De Witt, un giovane vicino.
Hık demiş babasının burnundan düşmüş.Он как две капли воды похож на своего отца.
O bana onun babasının evde olmadığını söyledi.Он сказал мне, что её отца нет дома.
O günden beri babasının mezarına düzenli ziyaretler yaptı.С того момента он регулярно посещал могилу своего отца.
Ai, 1993'te babasının hastalığı sebebiyle Çin'e geri döndü.В 1993 году вернулся в Китай из-за болезни отца.
Havaalanında Jack'e babasının tabutunun kaybedildiği bildirilir.В аэропорту Джеку сообщают, что был потерян гроб с телом его отца.
Babasının adı (Kayabeyoğlu Ali) dışında ailesi hakkında bilgi yoktur.Кто был их отцом (отцами), неизвестно.
Bundan ötürü John, babasının ev bakımı gibi günlük işlerle ilgilenmesi için uğraşır.Джон пытается вовлечь отца в повседневную жизнь, например, в дела по дому.
Babasının kopyası gibidir.Он — копия своего отца.
Gunter Sachs daha sonraları birkaç basın toplantısında babasının geçmişine değinmiştir.Гунтер Закс комментировал прошлое своего отца в ряде публикаций.
Giselda babasının çadırlı kampının etrafında gezinmeye çıkmıştır.Джизельда гуляет вдали от лагеря своего отца.
Babasının onay vermediği erken dönemde çocuğun müzik eğilimi ortaya çıktı.Рано появившаяся склонность мальчика к музыке не вызывала у отца одобрения.
Babası Don, Tornado Twins'ten biridir ve babasının dedesi ikinci Flash olan Barry Allen'dir.Его отец, Дон, был одним из Близнецов Торнадо, а его дед со стороны отца — второй Флэш, Барри Аллен.
8 yaşındayken, babasının malzemeci olarak çalıştığı amatör takım olan Andorinha kulübünde oynuyordu.В восьмилетнем возрасте он играл за любительскую команду «Андоринья», в которой работал его отец.
Bu piyeste genç prens Hamlet, öldürülen babasının hayaletiyle karşılaşır.Принцу Гамлету является призрак недавно умершего отца.
Annesine öfkeli olan ayşe babasının yanında kalmak istemektedir.Эта близость приводит к вражде с её матерью, которая против этих отношений.
Sean Lennon, 9 Ekim 1975'te, babasının 35'inci doğum gününde New York'ta doğdu.Шон Леннон родился в Нью-Йорке 9 октября 1975 года, в день тридцатипятилетия его отца, Джона Леннона.
Babasının Nina ve Lucy isimli ikizleri ve kendinden 4 yaş küçük Toby isimli çocuğu vardır.У отца — близняшки Нина и Люси и четырёхлетний сын Тоби.
Babasının ölümünden sonra annesi ile birlikte İtalya’ya göç etti.После смерти отца вместе с матерью уехал в Италию.
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.Разобравшись, они отвезли тело убитого к отцу с извинениями.
Gençliğinde babasının görev yaptığı alaya katıldı ve 1754 yılında teğmen oldu.Ещё с детства был зачислен в полк своего отца, в 1754 году получил звание лейтенанта.
1904 yılında babasının ölümünden sonra Niyazi, Romanya'ya döndü ve Köstence'de Tatar topluluğuna katıldı.После смерти отца в 1904 году, Ниязи вернулся в Румынию и присоединился к татарской общине Констанца.
Titus 79 yılında babasının halefefi olarak İmparator oldu.В 79 году Тит стал императором.
Babasının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.Точно не установлено, кто был его отцом.
Blake oymacılığa ona babasının aldığı eski yunan yapıtlarının kopyalarıyla başladı.Ещё в детстве Блейк увлёкся копированием греческих сюжетов с рисунков, которые приобретал для него отец.
Inva adı babasının adının tersten yazılışından gelmektedir.Её первое имя, Инва, происходит от прочтения в обратном порядке имени отца.
Ailenin tek erkek varisi olarak babasının yerine geçmiştir.Он оказался единственным наследником отца по мужской линии.
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.В 1945 в качестве секретаря он сопровождал своего отца в Уругвай в его отца, Халяль миссии.
Babasının ölümünden sonra tahta Kurunta'nın ağabeyi III. Murşili (Urhi-Teşup) geçmiştir.После смерти своего отца Коджи Лека Захария унаследовал его владения (замки Сати и Даньо).
Küçük kızda yeni evlerinde her gün babasının eve gelmesini bekler.Мальчик каждый день ходит на станцию в надежде на то, что отец вернётся.
Çocukluğunda babasının işi yüzünden sürekli seyahat etmiştir.В детстве часто переезжал из-за работы отца.
Babasının adı Hüsnü, annesinin adı Ayşe'dir.Его отца звали Нун, а мать, возможно, была сестрой пророка Мусы.
Mezarlıktan çıktıktan sonra Üstat Luwin (Donald Sumpter), Bran'i babasının idamı için bilgilendirir.Когда они выходят из склепа, мейстер Лювин (Дональд Самптер) сообщает Брану о казни его отца.
Ace Ventura Jr, babasının izini takip etmektedir.Эйс Вентура-младший пошёл по стопам отца.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Семья часто переезжала из-за работы отца.
Şarkıcı, daha sonra çocuğun biyolojik babasının kendisi olmadığını öğrendi.Будучи маленьким мальчиком, он узнал, что его отец не был его биологическим отцом.