babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Gana.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Ghanese."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Lübnan.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Libanese."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Suriye.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Siriana."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Vietnam.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Vietnamita."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Nijerya.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Nigeriana."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Sırp.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Serba."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Boşnak.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Bosniaca."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Malta.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Maltese."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Malezya.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Malese."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Slovak.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Slovacca."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Sloven.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Slovena."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Hırvat.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Croata."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Libya.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Libica."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Galler.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Gallese."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Brezilya.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Brasiliana."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Azeri.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Azera."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "İspanyol.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Spagnola."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Avusturya.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Austriaca."
"Anne-babasının uyruğu ne?" "Makedon.""Di che nazionalità sono i suoi genitori?" "Macedone."
Kızı Julia babasının öldürüldüğünü iddia etti.La figlia Julia affermò che il padre era stato ucciso.
Doktor, Jack'e babasının alkol zehirlenmesinden öldüğünü söylemektedir.Il medico dice che il padre di Jack morì di avvelenamento da alcool.
1863'te Mainländer Almanya'ya döner ve babasının iş yerinde çalışmaya başlar.Nel 1863 Mainländer torna in Germania per lavorare nelle aziende di suo padre.
Babasının kendisine uzun yıllar önce vermiş olduğu taştan bir kâğıdı tutuyordur.Durante la cerimonia, trova stretto nel pugno di suo padre il sasso che gli aveva regalato tanti anni prima.
Babasının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.Non si sa esattamente chi sia suo padre.
Sahilde Jin Sun'a babasının saatinin Michael'da olduğunu, o yüzden ona saldırdığını söyler.Sulla spiaggia, Jin dice a Sun che Michael ha l'orologio del padre di lei.
11 Mayıs 1933 tarihinde babasının Kral oluşundan faydalanarak ülkenin veliaht-prensi oldu.L'11 maggio 1933 è stato nominato principe ereditario da suo padre.
Böylece I. Petro, Konstantinopolis hariç babasının tüm amaçlarına ulaşmış oldu.Pertanto, Pietro I riuscì ad ottenere tutti gli obiettivi di suo padre, eccetto conquistare Costantinopoli.
Mahir artık bundan sonra babasının suçsuz olduğunu kanıtlamak için uğraşacaktır.Tom dovrà faticare moltissimo per provare la propria innocenza.
Ancak takip edince görür ki New Jersey'deki kendi evine değil, kızının babasının evine gitmektedir.Cara, non sapendo dove andare, torna a casa di sua sorella maggiore.
Volga Almanları'ndan olan babasının ataları, 1941 yılında Sibirya'ya sınır dışı edilmişti.I nonni della cantante erano tedeschi del Volga, deportati in Siberia nel 1941.
Erkek kardeşiyle ilişkisi, babasıyla ve babasının kardeşiyle olan ilişkisine göre daha iyidir.Il cattivo rapporto con il padre rafforza quello che egli ha con la madre.
1878’de 18 yaşında Rhode Adası Tasarım okulu derslerine ortada görünmeyen babasının yardımıyla kabul edildi.Nel 1878, a diciotto anni, si iscrisse alla Rhode Island School of Design, finanziata dal padre assente.
Ayşe Sultan babasının en sevdiği kızı idi.Anna era considerata la figlia prediletta di suo padre.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.A causa dell'attività del padre, la famiglia traslocò spesso.
Siegfried sonunda babasının şatosuna döner.Alla fine Falaise riprenderà possesso del suo castello.
Röcken'de babasının mezarının yanına gömülür.Quella vera si trova sulla tomba di suo nonno.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Una famiglia si sfalda a causa dei problemi di alcoolismo del padre di famiglia.
Huo Yuanjia, babasının yanında korucu görevi üstlenmeye başladı.Huo Yuanjia si recò lì a recuperare il capo dell'amico.
Bir yandanda babasının yanında çalışıyordu.Aveva combattuto nella battaglia a fianco del padre.
Babası He Yun'un aktardığına göre, He Pingping doğduğunda babasının avucuna sığacak kadar küçüktü.Secondo suo padre, He Yun, alla nascita il bambino era piccolo quanto il palmo di una mano.
Babasının yerel sicil memurluğu ofisinde çalıştı ve sadece sekiz yaşında iken babası öldü.Il padre lavorava in un ufficio locale di registrazione e morì quando Karl aveva solo otto anni.
Chris'in adı ise Leo'nun babasının ismi.Chris riesce finalmente a chiamare Leo "papà".
Nelson'ın ismi, babasının kurduğu caz üçlüsü "The Prince Rogers Trio"dan gelmektedir.Il nome Prince deriva dal nome della band dove il padre suonava, ovvero i "Prince Rogers Trio".
Babasının ölümünden sonra 14 yaşında tahta geçmiştir.Salì al trono all'età di quattordici anni dopo la morte di suo padre.
Tahta çıkışı babasının ölümünün ardından gerçekleşmiştir.Il viaggio si svolge in seguito alla morte del padre.
Yıllar sonra Anna, çocuğuna babasının yani Artyom'un efsanesini anlatır.Più tardi, Anna viene mostrata a dire al figlio del coraggio di Artyom.
Babasının adı Bera b.Prende il nome Herbert O.
İldem de babasının teşvikiyle güreşe on yaşında başladı.Ha cominciato ad arrampicare a dieci anni accompagnata dal padre.
İlk sanat duygularını babasının çalıştığı yapılar karşısındaki gözlemleriyle geliştirmiştir.Motivo per cui le sue prime opere sono state confuse con quelle del padre.
Sarah babasının tutuklanması sırasında Jenny Burton takma adını kullanmaktadır.In inizio di carriera ha usato lo pseudonimo di Jenny Burton.
Iotapa, Mısırdan ayrılarak babasının yanına döndü.Asad tornò quindi dal fratello in Iraq.
2 çocuğu babasının mesleki devamçıları olmuştur.Entrambi i figli hanno seguito la carriera artistica del padre.
Erişim tarihi: 22 Ağustos 2018. Dipnotlar ^ Bu isim annesinin babasının adıdır.Il 22 gennaio 2018 diventa madre di due gemelli, senza rivelare il nome del padre.
Babasının evine doğru yola koyulur.In seguito si reca a casa del padre.
Bu efsanede de, babasının Manco Capac'a altın bir değnek verdiği düşüncesi vardır.Anche in questa leggenda il padre di Ayar Manco dona al figlio un bastone d'oro.
Bu cevaplar sonucunda Eragon babasının Brom'dan başkası olmadığını anlar.Eragon scopre da Glaedr che suo padre non è Morzan, bensì Brom.
İki tane kardeşi babasının ilk evliliğindendi.Quello è stato il secondo matrimonio per suo padre.
Üvey kardeşi William babasının diğer evliliğindendir.Ha un fratello, William, nato dal secondo matrimonio del padre.
Babasının ölümünden etkilenen Ebru intikam almak için yemin eder.Di fronte alla disfatta di suo padre, Harry giura di vendicarsi.
Babasının ölümünden sonra, ailesi Göteborga taşındı.Nato a Stoccolma, in seguito alla morte del padre la sua famiglia si trasferì a Göteborg.

İlgili Sayfalar