babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İlk tahsilini babasının medrese arkadaşı Abdurrahman Sâmî Saruhânî'nin himâyesinde yaptı.Gegen ihn gelang ihm sein erster Sieg, worauf er von Antipater eine Einladung zum Überlaufen erhielt.
Oğullarının en büyüğü babasının tahta geçmesinden kısa bir süre sonra vefat etti.Er verstarb ganz kurz nach dem Absturz seines ältesten Sohnes.
Ebü’l Velid babasının yönetimini 21 sene boyunca sürdürdü.Brude, Sohn von Beli, regierte 21 Jahre lang.
Cameron'ın babasının arabası Ferrari değildi.Schnellster Fahrer, der keinen Ferrari fuhr, war Moss.
Babasının adı (Kayabeyoğlu Ali) dışında ailesi hakkında bilgi yoktur.Hanno ist von seinem Vater nicht als Firmenerbe bestimmt worden.
Prens Gu, babasının ölümü üzerine Kore İmparatorluğu'nun 29. lideri olmuştur.Ankan wird nach dem Tod seines Vaters Keitai 27. Kaiser von Japan.
Babasının adı ise William Riggs'tir.Ellerys Vater hieß ebenfalls William Ellery.
Babasının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir.Allerdings ist sie sich nicht sicher, wer der Vater ist.
Bu ev hayvanını alma nedeni, babasının hayvan tüylerine karşı alerjisi olmasıdır.Er hat sich für einen Nacktmull als Haustier entschieden, weil sein Vater an einer Tierhaarallergie leidet.
Arif'in babasının katilidir.Dann tötet er Alcides Vater.
Belirli bir eğitimden sonra babasının yanında kumaş tüccarlığına başlamıştır.Nach der Schule machte er eine kaufmännische Ausbildung bei seinem Vater.
Erken tarihlerde babasının bahçesinde çalışma imkanı bulmuştur.Es ist anzunehmen, dass er bereits früher in dem Atelier des Vaters gearbeitet hatte.
Altı yaşında iken babasının bir kazada boğularak ölmesini gözleriyle gördü.Als 13-jähriger musste er miterleben, wie sein Vater in einem Sturm ertrank.
Mezarı babasının yanındadır.)Sein Grab liegt in der Nähe seines Vaters.
Babasının Batılılaşmasına ve reformlarına karşı çıkmıştır.Kritik am Arzttum und dessen Reform.
Manon babasının isteklerine uyarak bir manastıra gitmektedir.Iréne soll nach dem Willen des Vaters Léonce in ein Kloster eintreten.
Şam'da babasının ölüm haberini aldı.In Luzern erreichte ihn die Nachricht vom Tod seines Vaters.
İncil, babasının inancını sembolize eder.Die religiösen Vorschriften prägen das Verhalten des Vaters.
Babasının ölümüyle İngiltere'ye gitmiş.Der Vater ging nach dem Tod seiner Frau nach Amerika.
Babasının yönlendirmesi üzerine Philipp 1856'da Dresden'de ticari meslek eğitimine başlar.Auf väterliche Weisung beginnt Mainländer 1856 eine kaufmännische Ausbildung an der Handelsschule in Dresden.
Babasının ölümünden sonra ailenin tüm yükünü kendisi yüklenip babasının yokluğunu aratmamaya çalışmaktadır.Die ist nach dem Tod ihres Mannes so mit ihrer Arbeit beschäftigt, dass ihr für die Familie die Zeit fehlt.
Babasının, Hiung-nuların batısında küçük bir devleti vardı.Sein Vater hatte ein kleines Gut im County Mayo.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Bis zur Hochzeitsfeier lebte die Braut im Hause ihres Vaters.
Gemilere el sallayıp, babasının bir gemi ile geleceğini düşünmektedir.Er heuert einige Seeleute an und macht sich mit seinem Schiff davon.
Bu onu babasının işlerinden tamamen ayırır.Dieser vollendete damit das Werk seines Vaters.
Babasının ölümünden sonra annesi ile yaşamaktadır.Maria lebte nach dem Tod der Mutter bei ihrem Vater.
Soyadını babasının ve annesinin mezarlarının bulunduğu Tekirdağ'ın Banarlı ķöyünden almıştır.Sie wurde unter dem von ihr für die Schwester und Mutter erbauten Grabmal bestattet.
İki tane kardeşi babasının ilk evliliğindendi.Alle stammten aus der ersten Ehe ihres Vaters.
Eklenilen bir alt konuda ise Cartman, babasının gerçek kimliğini bilmiyor olabileceğini öğrenmektedir.Zur großen Überraschung aller antwortet Susanne, dass sie nicht wisse, wo ihr Vater gewesen sei.
Babasının ölümünden sonra da bu işe devam eder.Nach dem Tod des Vaters führte er dessen Werk weiter.
Patronimik : Babasının soyadına dayanılarak verilen isim.Der Vatersname ist vom Vornamen des Vaters abgeleitet.
Daha sonra babasının medresesinde öğrenime katıldı.Danach ging er bei seinem Vater in die Lehre.
Kısa bir süre sonra bir hizmetçi, babasının az önce öldüğünü bildirdi.Ein Schwager habe ihn davon unterrichtet, dass sein Vater plötzlich verstorben sei.
Başarılı bir çiftçi olan babasının adı kondu.Dort wurde er ein erfolgreicher Farmer.
Oğullarını alarak babasının yanına gitti.Mit denen sei sie zu ihrem Vater zurückgefahren.
Gregor'un babasının Gregor'un patronuna büyük bir borcu vardır.Sie ist Papst Gregor dem Großen geweiht.
Çıraklık sonra babasının manifaturacı dükkanında perakende satıcı olarak çalıştı.Danach war er im Exportgeschäft seines Vaters als Kaufmann tätig.
1872 yılında Sankt Petersburg'a geri döndü ve babasının yanında işe başladı.Im Jahr 1857 kehrte er nach Polen zurück und arbeitete zunächst mit seinem Vater zusammen.
Bir gün işi gereği bir mafya babasının oğlunu öldürmüştür.Es musste ein Sohn sein, denn es war ja ein Mord am Vater gewesen.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Scheidungsgrund waren die Alkoholprobleme ihres Vaters.
Babasının Kasım 1793'te Jakoben hükümetince idam edilmesi üzerine Orléans Dükü oldu.Er wurde nach dem Tod seines Vaters im Jahr 1793 Herrscher des Durrani-Reiches.
İkisi Pyotr'un babasının malikânesine gitmek üzere yola çıkarlar.Beide beschließen zu Peters ehemaligen Studio zu gehen.
Babasının eserlerine konu olarak da geçmiştir.Er veröffentlichte auch die Werke seines Vaters.
Pyotr orduya bağlı kalmak istemektedir ve Masha'yi babasının malikânesine gönderir.Pjotr bleibt bei der Truppe und schickt Saweljitsch mit Mascha zu seinen Eltern.
Babasının vefatı üzerine görevinden alındı.Gegen den Rat ihres Vaters nahm sie den Job an.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.Phaethon erbittet sich nun, für einen Tag den Sonnenwagen lenken zu dürfen.
Haziran 1854’te Charlotte Brontë, babasının yardımcısı Arthur Bell Nichollsla evlendi.1854 heiratete Charlotte Brontë Arthur Bell Nicholls (1819–1906), den Hilfspfarrer ihres Vaters.
Babasının haksız yere sürülmesi Baytursun’u derinden etkiledi.Er fühlt sich vom Vater ungerecht behandelt.
Küçük yaşlarda anne-babasını kaybetti, eğitimini babasının dostları üstlendi.Er verlor seinen Vater in jungen Jahren, so dass seine Erziehung von Freunden der Familie übernommen wurde.
Babasının evi gibi harap eyledi.Er galt zu Lebzeiten seines Vaters als verschollen.
Diğer kızı Alena Lada ise babasının izinden gidip ressam ve çocuk kitabı çizeri olmuştur.Hier lernte der junge Piet unter der Anleitung seines Vaters und seines Onkels das Zeichnen und Malen.
"Tintoretto" ismini ise babasının mesleği olan "kumaş boyacılığı" (İtalyanca tintore)'den aldığı bildirilir.Sein Name Il Tintoretto („das Färberlein“) ist vom Handwerk seines Vaters abgeleitet.
Bununla birlikte Uroš, babasının fethettiği günümüz Yunanistan'ını içeren bölgeyi kaybetmiştir.Dadurch verlor Stefan Uroš auch Gebiete im heutigen Griechenland, die sein Vater erobert hatte.
Babasının Ortodoks bir papaz olduğu rivayet edilir.Sein Vater war orthodoxer Priester.
Babasının üvey olduğunu ancak 15 yaşına geldiğinde öğrendi.Seinen Vater lernte er erst im Alter von fünf Jahren kennen.
Bunu babasının elinden aldığı içki şişesiyle yapar.Sie betreibt dort das Cafe Winklstüberl, das sie von ihren Eltern übernommen hat.
Kızı Reşide Reşit babasının yolunu sürdürüyor.Das Mädchen war vor den fortlaufenden Vergewaltigungen des eigenen Vaters ins Buschland geflüchtet.
Alparslan'ın babasının da bir arkadaşıdır.Dieser war auch ein Freund seines Vaters.
Susan babasının ayakkabılarını parlattı.Susan fit briller les chaussures de son père.
Babasının katilinin öcünü aldı.Il vengea le meurtre de son père.

İlgili Sayfalar