babasını ile cümle
babasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom babasının birden çok kez ona tecavüz ettiğini iddia etti.Tom claimed that his father had raped him on multiple occasions.
Tom babasının evinden taşındı.Tom moved out of his father's house.
Tom, babasını öldürmekten bahsetti.Tom talked about killing his father.
Tom gözyaşlarıyla babasının annesini nasıl vahşice dövdüğünü hatırladı.Tom tearfully recalled how his father savagely had beaten his mother.
O bana babasının vefat ettiğini söyledi.He told me that his father had passed away.
Tom sonunda babasının işini işleteceğini her zaman biliyordu.Tom has always known that he would eventually run his father's business.
Tom babasının giysilerini denedi.Tom tried on his father's clothes.
Tom bana babasını tanıyıp tanımadığımı sordu.Tom asked me if I knew his father.
Tom bana babasının vefat ettiğini söyledi.Tom told me that his father had passed away.
Tom hık demiş babasının burnundan düşmüş.Tom is the spitting image of his father.
Tom'un boyu babasını geçmiş.Tom is now taller than his father.
Tom babasının silahıyla kendini vurdu ve öldü.Tom shot himself with his father's gun and died.
Mary, Junior'ın babasının iyi bir arkadaşıdır.Mary is a good friend of Junior's father.
Mary babasının şehir yönetimi için çalıştığını söyledi.Mary said that her father worked for the city administration.
Tom'a babasının adı verildi.Tom is named after his father.
Tom'un oğlu onun babasının olduğu kadar tembeldir.Tom's son is as lazy as his father was.
O bana babasının bir doktor olduğunu söyledi.He told me his father was a doctor.
Tom'un babasının adı John.Tom's father's name is John.
Tom bana babasının evde olmadığını söyledi.Tom told me his father wasn't at home.
Tom bana babasının zengin olduğunu söyledi.Tom told me his father was rich.
Tom bana babasının iyi gitar çaldığını söyledi.Tom told me his father was pretty good at playing the guitar.
Tom bana babasının hastanede olduğunu söyledi.Tom told me his father was in the hospital.
Tom bana babasının Boston'da doğduğunu söyledi.Tom told me his father was born in Boston.
Tom bana babasının bir doktor olduğunu söyledi.Tom told me his father was a doctor.
Tom bana babasının Fransızca konuşabildiğini söyledi.Tom told me his father could speak French.
Tom hâlâ babasının ona verdiği sırt çantasına sahip.Tom still has the knapsack his father gave him.
Tom'un babasının adı John'dur.Tom's father's name was John.
Tom'un babasının adı Jean.Tom's dad is named Jean.
O, babasının geri geldiğine inanmıyor.He doesn't believe his father is coming back.
Mary kederli bir şekilde babasını gömdü.Mary sorrowfully buried her father.
O bana Mary'nin babasının adını sordu.He asked me the name of Mary's father.
O bana Tom'un babasının adını sordu.He asked me the name of Tom's father.
Tom'un babasının adını biliyor musunuz?Do you know Tom's father's name?
Tom Mary'ye babasının kim olduğunu sordu.Tom asked Mary who her father was.
Tom genellikle babasının arabasını kullanır.Tom often drives his father's car.
Babasının aksine, o hep gülümsüyordu.Unlike his father, he was always smiling.
O, babasını tanımıyor.He doesn't know his father.
O, babasını bilmiyor.She doesn't know her father.
Tom, Mary'nin babasının sahip olduğu restoranda çalıştı.Tom worked at the restaurant that Mary's father owned.
Tom Mary'nin babasının kim olduğunu biliyordu.Tom knew who Mary's father was.
Babasının Amerika'da yazdığı Çince kitabı okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese book his father wrote in America.
Babasının Amerika'da yazdığı Çince kitabı okumayı seviyor.He likes reading the Chinese book his father wrote in America.
Tom, Mary'nin erkek arkadaşının babasının kuzeni.Tom is Mary's boyfriend's father's cousin.
Tom Mary'nin babasının kim olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know who Mary's father is.
Tom, Mary'nin babasının kim olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know who Mary's father is.
Tom babasının araba yolunu kürekle kürümesine yardım etti.Tom helped his dad shovel the driveway.
Tom babasının eve gelmesi hakkında ağzını kapalı tutamadı.Tom couldn't keep his mouth shut about his father coming home.
Tom babasının yerine gitti.Tom went instead of his dad.
Tom babasının hurda arabasında dansa gitti.Tom drove to the dance in his father's jalopy.
Tom hem annesinin hem de babasını kaybetti.Tom has lost both of his parents.
Tom babasını sigara içmeyi bırakmaya ikna etti.Tom convinced his father to stop smoking.
O küçük kız, babasının karakterine sahip.That little girl has her father's character.
Tom anne ve babasını gençken kaybetti.Tom lost his parents when he was young.
Tom aynı yaşta babasının göründüğü gibi görünüyor.Tom looks a lot like his father did at the same age.
Tom'un babasının kim olduğunu tahmin edebilir misin?Guess who Tom's father is?
Fadıl kendi babasını bulmaya çalışıyordu.Fadil was trying to find his father.
Fadıl hala babasının bir yıl önceki intiharı ile başa çıkmaya çalışıyordu.Fadil was still trying to cope with his father's suicide a year earlier.
Fadil annesini ve babasını küçükken kaybetti.Fadil lost his mother and father when he was just little.
Tom asla babasını bir daha görmedi.Tom never saw his father again.
Tom babasını bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find his father.