babasını ile cümle

babasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un yüz hatları ve tavırları babasınına çok benzer.Tom's facial features and mannerisms are very much like those of his father.
O, babasını özlüyor.He misses his father.
O gidip istasyondan babasını almalı.He must go and get his father from the station.
Kimse babasının hayrına bir şey yapmaz.You don't get something for nothing.
Tom Mary'ye babasının nasıl olduğunu sordu.Tom asked Mary how her father was.
Tom tek başına Bostona gitmesine izin vermesi için babasını ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade his father to let him go to Boston by himself.
Mary donör tarafından tasarlanmış ve biyolojik babasını izlemeye çalışıyordu.Mary was donor-conceived and is trying to track down her biological father.
Mary'nin anne babasının büyük bir evi var.Mary's parents have a huge house.
Tom babasının ayak izlerini takip etti ve bir avukat oldu.Tom followed in his father's footsteps and became a lawyer.
Tom yaz tatilinde anne ve babasını ziyaret etmek için memleketine döndü.Tom returned to his hometown to visit his parents during the summer break.
Tom hâlâ çok gençken hem annesini hem de babasını kaybetti.Tom lost both his parents when he was still very young.
Tom bir trafik kazasında anne ve babasını kaybetti.Tom lost his parents in a traffic accident.
Tom anne ve babasının arabasını kullanıyor.Tom drives his parents' car.
Anne ve babasının her ikisi de doktordur.Both of her parents are doctors.
Hık demiş babasının burnundan düşmüş.He and his father are like two peas in a pod.
Onun babasının kim olduğunu biliyor musun?Do you know who her father is?
Onun babasının kim olduğunu biliyor musunuz?Do you know who his father is?
Tom babasını kucakladı.Tom embraced his father.
Tom babasının işini devraldı.Tom took over his father's business.
Tom babasının ölümünden sonra işi devraldı.Tom took over the business after his father's death.
Tom babasının arabasını sürüyor.Tom has been driving his father's car.
Tom'un babasını görmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to see his father.
Ona babasının anısına Tom ismi verildi.He was named Tom after his father.
Tom babasını etkilemek için çok çalışıyor.Tom has been trying hard to impress his father.
Tom babasının kim olduğunu bana hiç söylemedi.Tom never told me who his father was.
Tom'un anne ve babasını tanıyor musunuz?Do you know Tom's parents?
Tom bir kardan adam yapmak için babasının ona yardım etmesini istedi.Tom asked his father to help him make a snowman.
Tom Mary'nin babasının kim olduğunu bilip bilmediğini merak ediyordu.Tom wondered if Mary knew who his father was.
Tom, Mary'nin babasının kim olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know who Mary's father was.
Tom babasının ona verdiği gitarı sattı.Tom sold the guitar that his father gave him.
Onun babasının evinde her prens harikadır.In his father's house, every prince is great.
Babasının evinde her prens harikadır.In the house of his father, every prince is great.
Gözlerinin önünde babasının ölmesini izledi.He watched his father die right in front of his eyes.
Tom Mary'ye babasının bir fotoğrafını gösterdi.Tom showed Mary a photograph of his father.
Tom bana babasını ziyaret etmek için hastaneye gideceğini söyledi.Tom told me he was going to the hospital to visit his father.
Tom, babasının portresine baktı.Tom looked at his father's portrait.
Dan anne ve babasını hiç bilmiyordu.Dan never knew his parents.
Tom anne babasını hiç bilmiyordu.Tom never knew his parents.
Dan bile babasının kim olduğunu bilmiyordu.Dan didn't even know who his father was.
Tom babasının ona verdiği tüfekle bir ayı vurdu.Tom shot a bear with the rifle his father gave him.
Tom babasının şirketi için çalışıyor.Tom works for his father's company.
Tom biyolojik babasını arıyor.Tom's searching for his biological father.
Onun babasını adı Carlos Antonio. Onun erkek arkadaşının Carlos Miguel.Her father's name's Carlos Antonio. Her boyfriend's Carlos Miguel.
O yakında anne ve babasının evini terk edecek.He will soon leave his parents' home.
O sık sık babasının arabasını kullanır.She often drives her father's car.
O, babasını çok sever.He loves his father a lot.
Tom babasının yanına oturdu ve onunla futbol maçını izledi.Tom sat next to his father and watched the football game with him.
Tom'un anne ve babasının ikisi de Kanadalıdır.Tom's parents are both Canadians.
O on üç yaşındayken babasının Tom'a verdiği bilgisayar hala çalışıyor.The computer that Tom's father gave him when he was thirteen is still working.
Tom babasını taparcasına seviyordu.Tom idolized his father.
Tom babasının mağazasını devraldı.Tom took over his father's store.
Tom babasının disleksik olduğundan şüphelendi.Tom suspected that his father was dyslexic.
O, babasının küçük kızıydı.She was her daddy's little girl.
O, babasının ayak izlerini takip etti ve bir doktor oldu.She followed in her father's footsteps and became a doctor.
O, her zaman babasını etkilemeye çalışıyordu.She was always trying to impress her father.
Tom anne ve babasının onayına ihtiyaç duyuyordu.Tom needed his parents' approval.
Tom'un babasının çok hali vakti yerindeydi.Tom's father was very well-off.
Tom babasının ölümünü yönetiyor.Tom masterminded his father's death.
Babasının mezarını ziyaret etmek Tom için çok önemlidir.It's very important for Tom to visit his father's grave.
Tom babasının ölümünü bir şekilde engelleyebileceği konusunda ikna edildi.Tom was convinced he could have somehow prevented his father's death.

İlgili Sayfalar