babasını ile cümle
babasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sami Müslüman olduğunu anne-babasının öğrenmesini istemedi.Sami didn't want his parents to know that he had converted to Islam.
Tom üç yaşındayken annesini ve babasını kaybetti.Tom lost his mother and father when he was three years old.
Tom babasının izinden gitmek istemedi.Tom didn't want to follow in his father's footsteps.
Tom üç yaşındayken anne ve babasını kaybetti.Tom lost his parents when he was three years old.
Tom bana babasının da bir öğretmen olduğunu söyledi.Tom told me that his father was a teacher, too.
Tom babasının olduğu kadar yemek pişirmede iyidir.Tom is as good at cooking as his father is.
Tom'un babasının kim olduğunu biliyorsun, değil mi?You know who Tom's father is, don't you?
Tom'un babasının ona verdiği bir arabası var.Tom has a car that his father gave him.
Tom'a babasının adı konuldu.Tom was named after his father.
Tom babasını özlüyor.Tom misses his father.
Tom babasının peşinden gidiyor.Tom takes after his father.
Tom'un anne ve babasının gerçeği bilmeleri gerek.Tom's parents need to know the truth.
Emily gidip babasını görmek istiyor.Emily wants to go and see her father.
Tom, Mary'ye babasının kim olduğunu söylemedi.Tom didn't tell Mary who his father was.
Leyla babasının onayını kazandı.Layla won her father's approval.
Leyla'nın babasının korumasına ihtiyacı vardı.Layla needed her father's protection.
Sami babasını bulmaya çalışıyordu.Sami was trying to find his father.
Leyla kendi babasını gördü.Layla saw her father.
Leyla, anne ve babasının boşanmasından acı çekiyordu.Layla suffered from her parents' divorce.
Babasının katilinin İtalya'da olduğunu duyan Tom, oraya gitmekten korkuyordu.Hearing that his father's killer was in Italy, Tom was afraid to go there.
Tom, babasının ayak izlerini izlemek istiyor.Tom wants to follow in his dad's footsteps.
Tom, babasının ayak izlerini takip etmek istiyor.Tom wants to follow in his father's footsteps.
Tom babasının izinden gitmek istiyor.Tom wants to follow in his father's footsteps.
Sami az önce anne ve babasını öldürdü.Sami has just killed his parents.
Sami babasını öldürmeye çalıştı.Sami tried to kill his father.
Tom'un şimdiye kadar sürdüğü tek araba babasının ki.The only car Tom has ever driven is his father's.
Tom'un babasının ünlü olduğu doğru mu?Is it true that Tom's father is famous?
Tom, Mary'nin babasının kim olduğunu bilmek istiyor.Tom wanted to know who Mary's father was.
Leyla anne ve babasının evine sığındı.Layla took refuge at her parents' house.
Sami anne ve babasını seviyor.Sami loves his parents.
Sami babasını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.Sami didn't want to disappoint his dad.
Tom'un babasını tanıyorum.I know Tom's father.
Tom'un anne-babasını tanımadım.I didn't recognize Tom's parents.
Tom'un Mary'nin babasının kim olduğunu bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows who Mary's father is.
Tom Mary'nin babasının kim olduğunu bildiğini düşünüyordu.Tom thought Mary knew who his father was.
Tom'un tıpkı babasınınki gibi kıvırcık saçları var.Tom has curly hair just like his father.
Tom babasının ayakkabılarını cilaladı.Tom polished his father's shoes.
Tom kazada hem annesini hem babasını kaybetti.Tom lost both his parents in the accident.
Tom babasının ayak seslerini takip etmek istedi.Tom wanted to follow in his father's footsteps.
Tom'un babasını tanıyor musun?Do you know Tom's father?
Elbette Tom babasını özledi.Of course, Tom missed his father.
Tom babasının Boston'da çalıştığını söyledi.Tom said his father worked in Boston.
Tom babasının bir kömür madeni işçisi olduğunu söyledi.Tom said his father was a coal miner.
Tom babasının ayakkabılarını parlattı.Tom shined his father's shoes.
Tom gidip babasını görmek istiyor.Tom wants to go and see his father.
Tom, Mary'ye babasının nasıl hissettiğini sordu.Tom asked Mary how her father was feeling.
Tom sık sık babasının ofisini ziyaret eder.Tom often visits his father's office.
Tom sık sık babasının bürosunu ziyaret eder.Tom often visits his father's office.
Tom'un babasının adını hatırlamıyorum.I don't remember Tom's father's name.
Tom bazen babasının ofisini ziyaret eder.Tom sometimes visits his father's office.
Tom bazen babasının bürosunu ziyaret eder.Tom sometimes visits his father's office.
Tom hala anne ve babasının evinde yaşıyordu.Tom was still living in his parents' house.
Sami, babasının gurur ve neşesidir.Sami is his father's proud and joy.
Sami, babasının onayını kazandı.Sami won his father's approval.
Sami saatlerce durmadan patates soyarak babasının restoranında çalıştı.Sami worked at his father's restaurant, peeling potatoes for hours on end.
Sami'nin biyolojik babasının bir gangster olduğu söyleniyor.Sami's biological father is rumored to be a mobster.
Sami babasının gerçekten bir hayvan olduğunu hissetti.Sami really felt his father was an animal.
Sami'nin kızı, babasının üstesinden gelmek için fiziksel güce sahip değildi.Sami's daughter didn't have the physical strength to overcome her father.
Sami'nin kızı, babasının üstesinden gelecek fiziksel güce sahip değildiSami's daughter didn't have the physical strength to overcome her father.
Sami, babasının ölmesi gerektiğini düşünmeye başladı.Sami started thinking that his father needed to die.