babasını ile cümle

babasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Babasının öldüğünü anlayamayacak kadar küçük.She is too young to understand that her father died.
Babasının kaybı onun için çok acı oldu.The loss of her father was very painful for her.
Babasının onu affetmesi için dua etti.She prayed that her father would forgive her.
Tom bile babasını hiç tanımadı.Tom never even knew his father.
Tom onun babasının gözlerine sahip.Tom has his father's eyes.
Tom'un babasının kim olduğunu buldum.I found out who Tom's father is.
O, denizde babasını kaybetti.She lost her father at sea.
O denizde babasını kaybetti.He lost his father at sea.
Tom ve Mary Mary'nin babasının öldüğü gün hastane kafeteryasında karşılaştılar.Tom and Mary met in the hospital cafeteria the day Mary's father died.
O, babasını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.He didn't want to disappoint his father.
Tom'un babasının eski bir arkadaşıyım.I'm an old friend of Tom's father.
Tom babasının annesine yanına gömülmesini istiyor.Tom wants his father buried next to his mother.
Onun babasını öldüren biri olduğunu Tom'a gerçekten söylememi istiyor musun?Do you really want me to tell Tom that you were the one who killed his father?
João hakkında bilgim yok ama Maria, gençken babasını kaybetti.I don't know about João, but Maria lost her father when she was young.
Babasını gördüğünde, o bir kelime bile söylemedi.When he saw his father, he didn't even say a word.
O, babasını bir daha hiç görmedi.She never saw her father again.
Bir daha babasını hiç görmedi.He never saw his father again.
Tom'un sana büyük babasının kemanını verdiğini duydum.I heard Tom gave you his grandfather's violin.
Tom'un babasını gördüm.I saw Tom's father.
Paul babasının evindeki partiye gitti.Paul went to party in place of his father.
O, babasını andırıyor.He resembles his father.
Tom babasının kucağına oturdu.Tom sat on his father's lap.
Billy ve babasının yaklaşık yirmi yıldır birbirleriyle alakası yok.Billy and his father have had nothing to do with each other for nearly twenty years.
Tom'a hapiste olan babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father who was in prison.
Tom'un cezaevindeki babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father in prison.
Tom, babasının önerdiğini yapmamaktan pişman oluyor.Tom regrets not doing what his father recommended.
Tom'un sınıf arkadaşlarından hiç birisi, onun babasının kim olduğunu bilmiyordu.None of Tom's classmates knew who his father was.
Tom babasının ona bir midilli almasını istiyor.Tom wants his father to buy him a pony.
Tom babasını hiç tanımadı.Tom never knew his father.
Anne ve babasını can sıkıcı buluyor.She finds her parents embarrassing.
Babasının büyük bir bilimci olmasıyla gurur duyuyor.He's proud that his father was a great scientist.
Babasının yerine o gitti.He went instead of his dad.
Tom babasının kredi kartını çaldı.Tom stole his dad's credit card.
Tom babasının arkasında saklanmaya çalıştı.Tom tried to hide behind his father.
Muzip küçük çocuk, babasını çok sevdi.The mischievous little boy loved his dad very much.
Tom babasının izinden gitti.Tom followed in his father's footsteps.
O, babasını seviyor.She loves her dad.
Tom babasının omuzlarına biniyordu.Tom was riding on his father's shoulders.
Herkes babasını sever.Everyone loves their father.
O anne ve babasını kandırdı.She fooled her parents.
Emily anne babasını ziyaret edecek.Emily is going to visit her parents.
Tom babasının ölümüyle çok iyi ilgilenmiyor.Tom isn't dealing with his father's death very well.
Tom babasını hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu.Tom didn't want to disappoint his father.
Tom babasının ona verdiği parayı bira için harcadı.Tom spent the money his father gave him on beer.
Tom artık anne ve babasını ziyaret etmiyor.Tom doesn't visit his parents anymore.
Babasının projesinin sorumluluğunu devraldı.He took over responsibility for his father's project.
O, babasının projesinin sorumluluğunu üstlendi.He assumed responsibility for his father's project.
Tom yaptığı şeyi babasının öğreneceğinden korkuyordu.Tom was afraid that his father would find out what he had done.
Tom kendi babasını öldürdü.Tom killed his own father.
Adam, babasını aramak istedi.The man wanted to call his father.
O, babasının ölümünden sonra annesine baktı.He took care of his mother after his father's death.
Tom babasının işini devralmak için Boston'a geri taşındı.Tom moved back to Boston to take over his father's business.
Tom onu muhtemelen babasının ona verdiği parayla satın aldı.Tom probably bought it with the money his father gave him.
Tom babasının dükkanında yardımcı oluyor.Tom helps out in his father's store.
Tom anne babasının evinden taşındı.Tom moved out of his parents' house.
Tom babasının şirketini devraldı.Tom has taken over his father's company.
Tom öğle yemeği için babasının ona biraz para vermesini istedi.Tom asked his father to give him some money for lunch.
Tom bana babasının öğretmen olduğunu söyledi.Tom told me that his father was a teacher.
Tom Mary'ye on üç yaşındayken babasının öldüğünü söyledi.Tom told Mary his father died when he was thirteen.
Oğul babasının güvenine ihanet etti.The son has betrayed the trust of his father.

İlgili Sayfalar