babasını ile cümle

babasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Babasının ölümünden sonra firmanın sorumluluğunu o aldı.He took charge of the firm after his father's death.
O, babasının ölümünden sonra ailesi için baş vurulacak tek kişiydi.He was the only recourse for his family after his father's death.
Babasının emekliliği üzerine işi devraldı.On his father's retirement he took over the business.
Babasının ölümünden sonra, zamanını barlarda geçirmeye başladı.After his father's death, John took to spending his time in bars.
Babasının ölümünden beri o bir sürü zorluklar geçirdi.Since her father's death, she has gone through a lot of hardships.
Bill, babasının çok sigara içtiği gerçeğini sevmez.Bill doesn't like the fact that his father smokes a lot.
Bill babasının çok sigara içmesinden hoşlanmaz.Bill doesn't like the fact that his father smokes a lot.
Bill, babasının aşırı derecede sigara içmesinden nefret ediyor.Bill hates that his father smokes heavily.
O, anne ve babasının onu izlediğini fark etti.She was aware of her parents' eyes.
O, anne ve babasının onu seyrettiğinin farkında oldu.She became aware that her parents were watching her.
O, babasının söylediğini asla dinlemez.He never listens to what his father says.
Onun babasının başka bir ülkede olduğunu duyuyorum.I hear that his father is in another country.
O sadece babasının mezarından önce sürekli ağladı.She simply wept a river of tears before her father's grave.
Annesini babasını mutlu etti.He made his parents happy.
Tom, onu terkettiği için babasını affetmek istiyor.Tom wants to forgive his father for abandoning him.
Mary çocuğa babasını önemsemesini söyledi.Mary told the child to mind his father.
Tom anne-babasının evinden taşınacak.Tom will move out of his parents' house.
Mary, arkadaşlarıyla dışarı çıkmasına izin vermeleri için annesini ve babasını zorladı.Mary urged her parents to let her go out with her friends.
Babasını zaten gördün.You have already seen his father.
Babasını gördün bile.You have already seen his father.
Tarihçiler onun babasının kim olduğundan emin değil.Historians are not sure who his father was.
O, babasının ölümünden sonra işle ilgilendi.He took care of the business after his father's death.
O, ona babasının garajı temizlemesine yardım etmesini rica etti.She asked him to help her father clean the garage.
O, babasını öldürdürmesine rağmen onu affetti.She forgave him for killing her father.
O, ona onun babasının öldüğünü söyledi.She told him that her father had died.
O onun babasının garajı temizlemesine yardım etmesini istedi.She asked him to help his father clean the garage.
Sonunda anlaşıldı ki o sık sık babasının restoranında yemek yiyor.It turns out that he often eats at his father's restaurant.
Onun babasını tanıyor musun?Do you know her father?
Tom, babasının ona vermiş olduğu golf kulübüne çok bağlı idi.Tom was very attached to the golf clubs that his father had given him.
Tom bana babasını hatırlatıyor.Tom reminds me of his father.
Tom'a henüz babasının ölümünden bahsedilmedi.Tom has not yet been told of his father's death.
Tom, Mary'nin babasının tüfeğiyle onu vuracağından korkuyordu.Tom was scared Mary would shoot him with her father's rifle.
Tom zaman zaman Mary'yi anne babasının evinde ziyaret eder.Tom occasionally visited Mary at her parents' house.
Tom Mary'nin babasını tanıyor.Tom knows Mary's father.
Tom tüm parasını Mary ve babasının idare ettiği şirkete yatırdı.Tom invested all his money in the company that Mary and her father managed.
Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Tom Mary'ye babasının geçimini sağlamak için ne yaptığını sordu.Tom asked Mary what her father did for a living.
Tom ve Marry hayat sigortası için Tom'un babasını öldürmek amacıyla kumpas kuruyorlardı.Tom and Mary were plotting to kill Tom's father for the life insurance.
O üç yaşında iken babasını kaybetti.He lost his father when he was three years old.
Tom şu anda babasının şirketi için çalışıyor.Tom currently works for his father's company.
Tom babasının ölümünden sonra bu evi satın aldı.Tom bought this house after his father's death.
Tom babasının tüm varlığını miras olarak aldı.Tom inherited all of his father's property.
Babasının ünlü bir bilimci olmasıyla gurur duyuyor.He is proud that his father was a famous scientist.
Bana babasının bir öğretmen olduğunu söyledi.He told me that his father's a teacher.
O, babasının hasta olduğunu söyledi, ama bu bir yalandı.He said that his father was ill, but it was a lie.
O, babasının hasta olduğunu söyledi, ama o bir yalandı.He said his father was ill, but that was a lie.
Onun babasının nasıl öldüğünü biliyor musun?Do you know how his father died?
O, babasının gözlerine ve annesinin burnuna sahip.She has her father's eyes and her mother's nose.
Ken babasının durumu hakkında sordu.Ken asked about his father's condition.
Linda babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı.Linda was called back from college because of her father's sudden illness.
Babasının şimdi hapishanede olduğunu duydum.I hear that his father is in the hospital now.
Yaramaz oğul, babasını sevdi.The mischievous son loved his dad.
Babasının durumu hakkında sordu.She asked about his father's condition.
O, babasının nasıl olduğunu sordu.She asked how his father was.
O, babasının Birleşik Devletlerde yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the United States.
Babasının ABD'de yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the U.S.
Tom'un Mary'nin babasının kim olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea who Mary's father was.
Tom babasının gerçek babası olmadığını öğrendi.Tom found out his dad wasn't his real dad.
Anne ve babasını bir daha hiç görmedi.He never saw his parents again.
Tom babasının arabasını çaldı.Tom stole his father's car.

İlgili Sayfalar