‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.너희가 사람의 과실을 용서하면 너희 천부께서도 너희 과실을 용서하시려니와
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Lebo ak odpustíte ľuďom ich poklesky, odpustí aj vám váš nebeský Otec;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Mert ha megbocsátjátok az embereknek az õ vétkeiket, megbocsát néktek is a ti mennyei Atyátok.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Nebo budete-li odpouštěti lidem viny jejich, odpustíť i vám nebeský Otec váš.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Porque, se perdoardes aos homens as suas ofensas, também vosso Pai celestial vos perdoará a vós;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Porque si perdonáis a los hombres sus ofensas, vuestro Padre celestial también os perdonará a vosotros
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Se voi infatti perdonerete agli uomini le loro colpe, il Padre vostro celeste perdonerà anche a voi
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Si vous pardonnez aux hommes leurs offenses, votre Père céleste vous pardonnera aussi;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Thi forlade I Menneskene deres Overtrædelser, vil eders himmelske Fader også forlade eder;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Ty om I förlåten människorna deras försyndelser, så skall ock eder himmelske Fader förlåta eder;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Vả , nếu các ngươi tha lỗi cho người_ta , thì Cha các ngươi ở trên trời cũng sẽ tha_thứ các ngươi .
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Vả, nếu các ngươi tha lỗi cho người ta, thì Cha các ngươi ở trên trời cũng sẽ tha thứ các ngươi.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Бо коли прощати мете людям провини їх, то й Отець ваш небесний прощати ме Вам.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Защото, ако вие простите на човеците съгрешенията им, то и небесният ви Отец ще прости на вас.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Ибо если вы будете прощать людям согрешения их, то простит и вам Отец ваш Небесный,
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.כי אם תסלחו לבני אדם את חטאתם אביכם שבשמים יסלח גם לכם׃
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.فانه ان غفرتم للناس زلاتهم يغفر لكم ايضا ابوكم السماوي.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.你 們 饒 恕 人 的 過 犯 、 你 們 的 天 父 也 必 饒 恕 你 們 的 過 犯
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.你 們饒恕 人 的 過犯 、 你 們 的 天父 也 必饒恕 你 們 的 過犯
Başkan'a sordum. Babamı öldüren kişinin baban olup olmadığını sordum.J'ai demandé au Président si c'était votre père qui a causé la mort de mon père.
Başkan'a sordum. Babamı öldüren kişinin baban olup olmadığını sordum.Megkérdeztem az Elnök urat, hogy aki az apám halálát okozta, az az apád volt-e.
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Dina föräldrar var väl läkare och dog i Isval, ms Rockbell?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Dine forældre var vel læger og døde i Isval, Rockbell?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Miss Rockbell, olivatko vanhempasi lääkäreitä- -jotka kuolivat Isvalissa?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Miss Rockbell, os seus pais foram médicos que perderam a vida em Isval, certo?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Panno Rockbell, pani rodzice byli lekarzami i zginęli w Isvalu, prawda?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Signorina Rockbell, i suoi genitori erano medici, che hanno perso la vita a Isval, giusto?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Srta. Rockbell, sus padres eran médicos y perdieron la vida en Isvar, ¿verdad?
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Δις Ρόκμπελ, οι γονείς σας ήταν γιατροί που έχασαν τις ζωές τους στο Ίσβαλ, σωστά;
Bayan Rockbell, anne ve babanız doktordu, ve Isval'de öldüler, değil mi?Мисс Рокбелл, ваши родители были врачами, которые погибли в Ишвале?
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Én azt beszélem, a mit az én Atyámnál láttam; ti is azt cselekszitek azért, a mit a ti atyátoknál láttatok.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Eu falo do que vi junto de meu Pai; e vós fazeis o que também ouvistes de vosso pai.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Eu spun ce am văzut la Tatăl Meu; şi voi faceţi ce aţi auzit dela tatăl vostru.``
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ich rede, was ich von meinem Vater gesehen habe; so tut ihr, was ihr von eurem Vater gesehen habt.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ik vertel wat Ik bij mijn Vader gezien heb en u doet wat u van uw vader hebt gehoord."
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ja com widział u Ojca mego, powiadam, a wy też to, coście widzieli u ojca waszego, czynicie.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ja, čo som videl u svojho Otca, to hovorím: a tak aj vy, čo ste videli a počuli od svojho otca, to robíte.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Já, což jsem viděl u Otce svého, to mluvím; a i vy, co jste viděli u otce vašeho, to činíte.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Jag talar vad jag har sett hos min Fader; så gören ock I vad I haven hört av eder fader.»
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Jaz govorim, kar sem videl pri svojem Očetu; tudi vi torej delate, kar ste od svojega očeta slišali.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Je dis ce que j`ai vu chez mon Père; et vous, vous faites ce que vous avez entendu de la part de votre père.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Jeg taler det jeg har sett hos min Fader; så gjør også I det I har hørt av eders far.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Jeg taler det, som jeg har set hos min Fader; så gøre også I det, som I have hørt af eders Fader."
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››나는 내 아버지에게서 본 것을 말하고 너희는 너희 아비에게서 들은 것을 행하느니라
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Minä puhun, mitä minä olen nähnyt Isäni tykönä; niin tekin teette, mitä olette kuulleet omalta isältänne."
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ta nói điều ta đã thấy nơi Cha ta ; còn các ngươi cứ làm điều đã học nơi cha mình .
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ta nói điều ta đã thấy nơi Cha ta; còn các ngươi cứ làm điều đã học nơi cha mình.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Εγω λαλω ο, τι ειδον πλησιον του Πατρος μου και σεις ομοιως καμνετε ο, τι ειδετε πλησιον του πατρος σας.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Юдеите, прочее, Го търсеха на празника, и казваха: Къде е Онзи?
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Я говорю то, что видел у Отца Моего; а вы делаете то, что видели у отца вашего.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Я, що видїв ув Отця мого, глаголю; а ви, що видїли в отця вашого, робите.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››אני מדבר את אשר ראיתי אצל אבי ואתם עשים את אשר ראיתם אצל אביכם׃
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››انا اتكلم بما رأيت عند ابي. وانتم تعملون ما رأيتم عند ابيكم.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››我 所 說 的 、 是 在 我 父 那 裡 看 見 的 . 你 們 所 行 的 、 是 在 你 們 的 父 那 裡 聽 見 的
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››我 所 說 的 、 是 在 我 父 那 裡看見 的 . 你 們所 行 的 、 是 在 你 們 的 父 那 裡聽見的
Ben baban olarak yol gösteriyorum sadece." .Hunting the lion seemed to follow "
Ben, babanýn kötü gün dostuyum.I am a foul-weather friend your father.
Ben bir Amerikan annenin ve Mısırlı, Lübnanlı, Suriyeli babanın kızıyım.Ik ben de dochter van een Amerikaanse moeder en een Egyptisch-Libanese-Syrische vader.
Ben bir Amerikan annenin ve Mısırlı, Lübnanlı, Suriyeli babanın kızıyım.Je suis la fille d'une mère américaine et d'un père libanais, syrien et égyptien.
Ben bir Amerikan annenin ve Mısırlı, Lübnanlı, Suriyeli babanın kızıyım.Jsem dcera americké matky a otce, částečného Egypťana, Libanonce a Syřana.