Baban özel ajan mıydı?Tuo padre era un agente speciale?
Baban özel ajan mıydı?Var din pappa en special agent?
Baban özel ajan mıydı?War dein Vater ein Spezialagent?
Baban özel ajan mıydı?Was je vader een speciale agent?
Baban özel ajan mıydı?Μήπως ο πατέρας σου ήταν ειδικός πράκτορας;
Baban özel ajan mıydı?Бил ли е специален агент?
Baban özel ajan mıydı?Твой отец - специальный агент?
Baban özel ajan mıydı??אבא שלך היה סוכן מיוחד
Baban özel ajan mıydı?هل كان والدك عميلاً خاصاً؟
Baban özel ajan mıydı?特殊任務?
Baban prenses olduğunu görseydi çok mutlu olurdu.Ha látná, hogy hercegnő lettél, biztos nagyon boldog lenne.
Baban prenses olduğunu görseydi çok mutlu olurdu.S'il te voyait devenir la princesse, il serait vraiment heureux pour toi.
Baban prenses olduğunu görseydi çok mutlu olurdu.كان ابوك سيصبح سعيدا, برؤيتك اميرة
Baban sabahtan beri seni bekliyor ođlum.Το αγοράσατε για την κοπέλα σας;
Baban sabahtan beri seni bekliyor ođlum.За приятелката си ли го купувате?
Baban şahsî işlerinde gereğinden fazla dürüst!Mais il est bien trop honnête pour ça.
Baban şahsî işlerinde gereğinden fazla dürüst!Nhưng bản chất cha con lại quá thật thà!
Baban şahsî işlerinde gereğinden fazla dürüst!¡Tu padre es demasiado honrado!
Baban şahsî işlerinde gereğinden fazla dürüst!Баща ти е прекалено честен, дори да е против неговото добро!
Baban şahsî işlerinde gereğinden fazla dürüst!Твой отец такой хороший!
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Ayahmu mau makan ketimun kimchi, tapi aku mau menginvestasikan ke wajahmu.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Az apád uborkát akart enni, de befektettem azt az arcodra
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Ba của con muốn ăn kim chi với dưa leo và bây giờ mẹ lại lấy để dắp mặt cho con.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Dein Vater wollte Gurken Kimchi, aber ich investiere in dein Gesicht.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Din far ville äta gurka kimshi men jag investerar dem på ditt ansikte.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Isäsi halusi syödä kurkku kimchiä, mutta sijoitan niitä sinun kasvoihisi.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Je vader wilde komkommer kimchi eten, maar we investeren ze voor je gezicht.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.아빠가 오이소박이 먹고 싶다고 했는데도 내가 특별히 니 얼굴에 투자하고 있는거야
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Tatal tau dorea sa manance kimchi cu castraveti dar eu ii investesc in fata ta.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Ton père voulait manger un Kimchi aux concombres mais je les ai investi sur ton visage.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Tvoj oče je hotel jesti kumaričin kimchi, jaz pa jih raje investiram v tvoj obraz.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Tvoj otec chcel jesť uhorkové kimchi, ale ja ich radšej investujem do tvojej tváre.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Tvůj otec chtěl jíst okurkové kimchi, ale já je investuji na tvůj obličej.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Twój ojciec chciał zjeść ogórki z kimichi ale ja wolę je zainwestować w twoją twarz!
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Ο πατέρας σου θέλει να φάει kimchi με αγγούρι αλλά εγώ τα καταθέτω για το πρόσωπό σου.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.Твой папа сказал, что хочет огуречный шербет, а я извожу их на маску для твоего лица.
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.אבא שלך רצה לאכול מלפפונים אבל אני מעדיפה להשקיע אותם על הפנים שלך
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.والدكِ اراد أن يأكل كيمتشي الخيار لكني استثمرته في وجهكِ
Baban salatalık püresi istediğini söylediği halde ben bunları senin yüzün için harcıyorum.キュウリで何の投資をするって言うのよ!
Baban senden çok bahsederdi.Dás-me boleia até casa do meu pai? O teu pai falava muito de ti.
Baban seni de özleyecektir.Tu vas aussi manquer à ton père.
Baban vefat etmiş.Désolé. Le père de quelqu'un est mort.
Baban vefat etmiş.Ha muerto tu padre.
Baban vefat etmiş.Il papā č morto.
Baban vefat etmiş.Oče je umrl.
Baban vefat etmiş.O pai morreu.
Baban vefat etmiş.Scuze! A murit tata.
Baban vefat etmiş.Sorry. Vader is overleden.
Baban vefat etmiş.Ο πατέρας πέθανε.
Baban vefat etmiş.Умер отец.
Baban vefat etmiş.الوالد توفي
Baban ya da senin için üzgün değilim.Je ne vais pas m'excuser auprès de toi, ou de ton père.
Baban ya da senin için üzgün değilim.Nem kérek elnézést sem tőled, sem az apádtól.
Baban ya da senin için üzgün değilim.انا حتى لا اشعر بالذنب من اجلك او والدك
Baban yapmadığını söyledi. Ama bundan emindim.حتى والدك قال انه لم يفعل..لكن اظن العكس
Baban yapmadığını söyledi.Az apád azt mondta, nem ő tette.
Baban yapmadığını söyledi.Ακόμα και ο πατέρας σου ισχυρίζεται ότι είναι αθώος.
Baban Yaseo istasyonunda çalışıyordu.Az apád a Yeseo Állomáson dolgozott.
Baban Yaseo istasyonunda çalışıyordu.Ba cháu làm ở Ga Yeseo.
Baban Yaseo istasyonunda çalışıyordu.А?и... Баща ?и ?або?еше на ?а?а Йесо.