Annenizi babanızı üzmeyin.ولا ضغط أمك.
Ben senin babanım.أنا أبوك.
Ben senin babanım.إنّي أبوك.
Ben babanı görmek istiyorum.اريد لقاء والدك
Babanın sözünü dinle.As Palavras do Pai.
İkisi de Alman köyü Röcken bei Lützen'deki Lutherci papaz bir babanın çocuklarıydı.Ambos eram filhos de um pastor luterano da cidade alemã de Röcken bei Lützen.
Sen gelmeden önce baban aradı.Seu pai foi procurá-lo.
1950 yılında Sırp bir anne ve Hırvat babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Em 1950, a Igreja se opôs ao Esquema de Mãe e Filho.
Morley Filipinli bir annenin ve daha o gençken olmuş olan İrlandalı-Avustralyalı bir babanın çocuğudur.Bob é filho de mãe filipina e pai australiano-irlandês, que faleceu quando ele era jovem.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.O fantasma do pai ali também chegara, como precursor da morte de Don Juan.
Babana ve anana hürmet edeceksin.Honra Teu pai e Tua mãe.
Azmi Bişara, hristiyan bir anne babanın çocuğu olarak yetişmiştir.Pablo: irmão mais velho de Tomás,a quem cria como filho,pois os pais viajaram.
İsviçreli annenin ve Güney Afrikalı babanın çocuğu olarak Vevey, İsviçre'de doğmuştur.Ele nasceu em Vevey, Suíça de uma mãe suíça e um pai sul-africano.
Levent Ayçiçek, Alman bir anne ve Türk bir babanın oğlu olarak Almanya'da dünyaya geldi.Ulvi Kulaç nasceu como o filho de um turco pai e mãe alemã.
Baban nerede?Onde está seu pai?
Büyük baban nerede yaşıyor?Onde teu avó vive?
Ben senin babanım.Eu sou seu pai.
Babana bir öpücük ver.Dê um beijo no papai.
Ne var ki, baban hal ehli idi; sen kal (söz) ehlisin.Ja, hij heeft zijne ouders zeer lief, daarom is hij ook altijd zoo vrolijk en vergenoegd.
Ancak, babanın ya da oğlunun yaptığı kopyalar birbirlerinin tamamen aynısı değildi.De geschreven werken van vader en zoon verschilden inhoudelijk erg van elkaar.
Babası olmayanlar beni babası olarak görürseniz babanız olurum...Omdat hij niet wist, wie zijn vader was, noemde hij als kind God zijn vader...
Alman bir anne ve Tunuslu bir babanın çocuğu olan Bushido, annesi tarafından büyütüldü.Bushido is door zijn Duitse moeder alleen opgevoed.
Tiyatrocu bir anne (Füsun Erbulak) ve babanın (Altan Erbulak) kızıdır.De jongere en zijn ouders (burgerlijk aansprakelijk) worden gedagvaard.
Annenizi babanızı üzmeyin.Maak je geen zorgen vader.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.Het verhaal is gebaseerd op de mythe van Don Juan.
Bloodgood, Hollandalı ve İrlandalı köklere sahip Amerikalı bir babanın kızıydı.Bloodgood is de dochter van een Koreaanse moeder en een Amerikaanse vader van Nederlands-Ierse afkomst.
Beye hediye edilen bu at kötü görünümü nedeniyle babanın gözlerine mal olur.Hals frivole leventje maakt hem in de ogen van zijn vader ten schande.
Oğlun, neredeyse senin babanın bir kopyası.Je zoon is bijna een kopie van je vader.
Baban uzun boylu.Je vader is groot.
Noel Babanın hayali olduğuna inanmıyorum.Ik geloof niet dat de Kerstman verzonnen is.
Babanın kim olduğunu bilmiyor.Ze weet niet wie de vader is.
Baban ne yaptıysa, bizim için yaptı.Alles wat je vader gedaan heeft, heeft hij voor ons gedaan.
Babanı tanıdım.Ik heb je vader gekend.
Annenin ya da babanın gelmesi gerek.Je vader of je moeder moet komen.
O kutu babanın mı?Is die doos van je vader?
Babangida, 2004'te Nijerya'ya kaliteli futbolcu getirmesi için 2 milyon dolarlık sözleşme yaptı.W 2004 Babangida podpisał umowę na 2 miliony dolarów, aby zapewnić Nigerii wysokiej jakości piłki nożnej.
Alyan Geni Mamasalih Tayer Hani Ako (Ranya dolaylarında) Baban (Babani.Do obcych mu ludzi zarządzających majątkiem po rodzicach.
Babanın sözünü dinle.4 Czcij ojca swego.
Babangida, iki sezon daha Roda'da forma giydi.Babangida spędził jeszcze dwa sezony w Rodzie.
Kendisine "TJ" lakabı takılan Babangida,, 1973'te Kaduna'da doğdu.Babangida, skrótowo określany także jako „TJ”, urodził się w dużej rodzinie w mieście Kaduna w 1973 roku.
İkisi de Alman köyü Röcken bei Lützen'deki Lutherci papaz bir babanın çocuklarıydı.Ich ojciec był luterańskim pastorem w niemieckiej wiosce Röcken bei Lützen.
Babası olmayanlar beni babası olarak görürseniz babanız olurum...Czy nie wierzysz, że Ja jestem w Ojcu, a Ojciec we Mnie?
Sana yardım eden babanın Tanrısı'dır, Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'dır seni kutsayan.Oby Bóg twoich ojców prowadził cię i strzegł od wszelkiego zła!
Müzisyen bir babanın oğludur.Był synem muzyka.
Baban ne oldu derse, Lastik patladı dersin.Uważa, że jej ojciec jest nienowoczesny, nazywa go „zgredem”.
Venlo'nun küme düşmesine rağmen, Babangida ertesi sezon da kulüpte kaldı.Mimo iż Venlo spadło do Eerste divisie, Babangida pozostał w klubie na następny rok.
Ne var ki, baban hal ehli idi; sen kal (söz) ehlisin.Allt vad Fadern har är mitt; därför säger jag er att det är av mig han tar emot det han skall låta er veta."
Babangida, 1996 yazında, 5 milyon dolarlık bonservis bedeliyle Ajax'a transfer oldu.Babangida gick sommaren 1996 till Ajax för fem miljoner euro.
Babana ve anana hürmet edeceksin.Tu skall öfwergifwa- fader och moder.
Bu, babanın tamamlanmış fallusunun içselleştirilmesi anlamına gelmektedir.Men tiden har kommit när Faderns sanna tillbedjare tillber i sanning och ande.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Hennes favoritmat är äppelpaj som hennes mamma bakar.
Babanın annesine babaanne, annenin annesine anneanne de denir.Även farmors morfars mormors farfars far.)
Annenizi babanızı üzmeyin.Glöm aldrig mor!
Babanın sözünü dinle.Hören aktsamt Herrans ord.
Kendisine "TJ" lakabı takılan Babangida,, 1973'te Kaduna'da doğdu.Babangida, ibland kallad "TJ", föddes den 25 september 1973 i Kaduna.
Dokuz kardeşi olan Babangida'nın kardeşlerinden Ibrahim ve Haruna da futbolcudur.Två av hans nio bröder, Ibrahim och Haruna är även fotbollsspelare.
İlk genel yayın müdürü Cihad Baban'dı.Det var det nationella TV-bolaget ERT som var huvudsändare.
Bu eser, sembolik bir babanın küçük kızına sevgisini gösterdiği düğün hediyesidir.En komedi om en man som jagar en speciell julklapp åt sin son.
Babanı ben öldürdüm.Jag dödade din far.
Buse Varol (Aslıhan): Aslıhan; polis bir babanın kızıdır.Інше визначення: дочка — дитина батьків жіночої статі.