Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.Apoi m-am întors la şcoală, mi-am luat diplomele şi le-am spus părinţilor că vreau să fiu cântăreţ de banjo.
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.Bạn biết đấy, tôi đi học lại, tốt nghiệp và nói với phụ huynh rằng tôi muốn trở thành một tay chơi banjo.
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.E sapete, tornai a scuola, terminai gli studi e dissi ai miei genitori che volevo suonare il banjo.
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.그래서, 학교로 돌아가, 학위를 마치고 밴조연주자가 되고 싶다고 부모님께 말씀드렸죠.
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.Terug op school haalde ik mijn diploma en vertelde mijn ouders dat ik banjospeler wilde worden.
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.Wiecie, wróciłem do szkoły, skończyłem studia i powiedziałem rodzicom, że chcę grać na banjo.
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.Y bueno, volví a mis estudios, los terminé y les dije a mis padres que quería dedicarme a tocar el banjo.
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.И знаете, я вернулся в колледж, получил диплом и сказал родителям, что хочу играть на банджо.
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.ואתם יודעים, חזרתי ללימודים, סיימתי את התארים שלי ואמרתי להוריי שאני רוצה להיות נגן בנג'ו.
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.ومن ثم - كما تعلمون - عدت إلى الجامعة وأكملت تعليمي وأخبرت والدي أنني أريد أن أغدو عازف بانجو
Okula döndüm tabii, mezun oldum ve anne babama banjo çalgıcısı olmak istediğimi söyledim.それから両親に バンジョー奏者になると告げた どれだけ喜んだかは想像がつくね
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Allí oí decir que mi padre era un "muyahidín" que significa combatiente.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Daar hoorde ik zeggen dat mijn vader een "moudjahid" was, en dat betekent "krijger."
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Di sana saya mendengar orang-orang berkata ayah saya seorang "mujahidin" yang berarti "pejuang."
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Dort hörte ich, dass mein Vater ein "moudjahid" sei, das heisst, ein Kämpfer.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.그곳 사람들이 아버지가 "무자히드"라고 햇는데 그 말은 "전사" 라는 뜻입니다.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Là-bas j'entendais dire que mon père était un "moudjahid". ça veut dire un combattant.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Lì sentivo dire che mio padre era un "mujahid". cioè un combattente.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.M-am născut în Algeria. Acolo, auzeam că tatăl meu era un "moudjahid", adică, un luptător.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Ở đó tôi nghe người ta gọi bố tôi là một "moudjahid" có nghĩa là "lính".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Ott édesapámat úgy neveznék " mudzsahid" és ez "harcost" jelent.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Por lá ouvia dizer que o meu pai era um "moudjahid", que quer dizer um "combatente".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Tam sem slišala, da očetu pravijo "mudžahid", kar pomeni bojevnik.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Tam słyszałam, jak ludzie mówili, że mój ojciec jest "mudżahidem", a to oznacza "wojownika".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Tam všichni mému otci říkali "mudžáhid". Což znamená bojovník.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Εκεί συχνά άκουγα τον κόσμο να αποκαλεί τον πατέρα μου "μουτζάχιντ¨ που σημαίνει "μαχητής".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Там хората казваха, че баща ми е "муджахид" това означава "боец".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Там я згодом почула, як люди називають мого батька "моджахедом" і це означає "борець".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Там я слышала, как люди называли моего отца "моджахед", что значит "воин".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.שם שמעתי אנשים אומרים שאבי הוא "מוג'היד" וזה אומר "לוחם".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.وكنت اسمع الناس هناك يطلقون لقب " مجاهد " على والدي أي " مقاتل "
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.「戦士」という意味です 後にフランスに移り 私は大人の話を盗み聴くのが大好きで
Özellikle anne ve babama.Đặc biệt là ba mẹ mình.
Özellikle anne ve babama.Mai ales parintilor mei.
Özellikle anne ve babama. Sakın ortalıkta söylenti de çıkarma. Anlıyor musun?Защо той е такъв?
Özellikle anne ve babama.Sopratutto ai miei genitori.
Özellikle anne ve babama.Speciellt mina föräldrar.
Özellikle anne ve babama.Surtout pas à mes parents.
Özellikle anne ve babama.Terutama orangtuaku.
Özellikle anne ve babama.Vooral mijn ouders.
Özellikle anne ve babama.Vor allem nicht meinen Eltern.
Özellikle anne ve babama.Ειδικά στους γονείς μου.
Özellikle anne ve babama.Особенно моим родителям.
Özellikle anne ve babama.خصوصاً والداي
Özellikle anne ve babama.あちこち噂を立てないで
Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?Mẹ không thể làm gì mà không bị cha phát hiện sao?
Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?¿No puedes hacer nada sin que padre lo averigüe?
Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?Tu ne peux pas faire quelque chose sans que père s'en aperçoive ?
Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?А ты не можешь это без отца проделать?
Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?Можеш ли да направиш нещо, без татко да разбере?
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın."Doar parintii mei nu stiu" [rasete]
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın. Onlar bilmiyorlar.'Alleen weten mijn ouders dat niet.' (lachen)
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın. Onlar bilmiyorlar.Bloß wissen meine Eltern das nicht."
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın. Onlar bilmiyorlar.C'est juste mes parents qui ne le savent pas !" (rire)
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın. Onlar bilmiyorlar."Csak a szüleink nem tudják."
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın. Onlar bilmiyorlar."Det är bara det att mina föräldrar vet inte detta".
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın. Onlar bilmiyorlar."Sono solo i miei genitori che non lo sanno." (risata)
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın. Onlar bilmiyorlar."To tylko moi rodzice, którzy o tym nie wiedzą" [śmiech]
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın. Onlar bilmiyorlar."Vanhempani vain eivät tiedä."
Sen bunu gidip anne babama anlatmalısın. Onlar bilmiyorlar."Само дето родителите ни не го знаят." (смях)