Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Spojrzałem na mojego ojca i na wysuszone pola.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Tôi nhìn cha tôi, và nhìn những cánh đồng khô cháy.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Κοιτούσα τον πατέρα μου, και αυτά την ξερή γη.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Погледнах баща си, погледнах и онези сухи полета.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Я подивився на мого батька, подивився на ці сухі поля.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Я посмотрел на моего отца, взглянул на эти сухие поля.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.הסתכלתי על אבא שלי, והסתכלתי על השדות היבשים.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.لقد فكرت في والدي، وفكرت في تلك الحقول الجافة.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.乾ききった畑を眺めました そこには受け入れられない将来がありました
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Disse ao meu pai: "Eu apenas passarei por esta cerimónia "se me deixares voltar para a escola".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Ho detto a mio padre: "Parteciperò alla cerimonia solo se mi farai tornare a scuola."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.I-am spus:
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Ik zei: "Ik ga alleen door met dit ritueel als ik daarna terug naar school mag."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Jag sa till min far: "Jag kommer bara genomgå den här ceremonin om du låter mig fortsätta att gå i skolan"
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.J'ai dit à mon père, "Je n'accepterai cette cérémonie que si tu me laisses retourner à l'école."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.아버지에게 말했어요. "만약에 다시 학교로 돌아가게 해 주신다면, 이 의식을 치를게요."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Le dije a mi padre, "Voy a pasar por esta ceremonia solo si me dejas volver a la escuela".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Povedala som otcovi, "Na tú ceremóniu pôjdem, iba ak mi dovolíš pokračovať v štúdiu."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Powiedziałam mu, że wezmę udział w ceremonii, jeśli pozwoli mi się dalej uczyć.
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Řekla jsem mu: "Podstoupím ten obřad jedině, když mi dovolíš vrátit se do školy."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Saya bilang, "Saya hanya mau melalui upacara ini kalau ayah mengijinkan saya kembali ke sekolah."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Tôi nói với ông rằng "Con chỉ thực hiện nghi lễ này nếu bố cho phép con tiếp tục đi học."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Είπα στον πατέρα μου, "Θα λάβω μέρος στην τελετή μόνο εάν με αφήσεις να πάω πίσω στο σχολείο."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Казах на баща ми: "Ще участвам в церемонията, само ако ме пуснеш да се върна на училище".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Я сказала батькові: "Я пройду через церемонію лише, якщо ти дозволиш мені повернутися до школи".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Я сказала отцу: "Я пройду через эту церемонию, только если ты позволишь мне вернуться в школу".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.אמרתי לאבי, "אני מוכנה לעבור את הטקס רק אם תניח לי לחזור לבית הספר."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.قلت لوالدي، "سوف اذهب فقط من خلال هذا الحفل إذا كنت اسمحوا لي أن نعود إلى المدرسة. "
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.また学校にまた通わせてくれると 約束してくれるなら」と もし私が儀式から逃げ出したら
Babama bu konudan bahsettim.Aku sudah berbicara dengan Ayahku tentang hal itu
Babama bu konudan bahsettim.Am vorbit cu tatal meu despre asta.
Babama bu konudan bahsettim.Ich habe mit Vater drüber gesprochen.
Babama bu konudan bahsettim.Ik heb met mij vader erover gepraat.
Babama bu konudan bahsettim.Jag har pratat med min pappa om det.
Babama bu konudan bahsettim.J'en ai parlé à mon père.
Babama bu konudan bahsettim.Mình đã nói với ba về chuyện này rồi.
Babama bu konudan bahsettim.Ne ho parlato con mio padre.
Babama bu konudan bahsettim.O tem sva se pogovorila z očetom.
Babama bu konudan bahsettim.Μίλησα με τον πάτερα γι'αυτό.
Babama bu konudan bahsettim.Уже поговорила об этом с папой.
Babama bu konudan bahsettim..דיברתי על זה עם אבא שלי
Babama bu konudan bahsettim..لقد تحدثت مع والدي عن الأمر
Babama bu konudan bahsettim.あんたの邪魔になるからって
Babama bu yýl seçtiđin derslerin hepsini söylemiţsin.Τι κάνεις ρε;
Babama demiştim ki, "Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Pai, acho que finalmente descobri a iluminação espiritual."
Babama demiştim ki,Ik zei tegen mijn vader:
Babama demiştim ki,그 때, 아버지께 이런 말을 했죠.
Babama demiştim ki,le dije a mi padre:
Babama demiştim ki,Powiedziałem ojcu:
Babama demiştim ki,"Tati, myslím, že jsem nalezl duchovní osvícení."
Babama demiştim ki,Tôi đã nói với cha tôi
Babama demiştim ki,ואמרתי לאבי,
Babama demiştim ki,فقلت لأبي،
Babama demiştim ki,「父さん!僕は悟りを開いたんだよ」
Babama geldiğinde,Lorsque vous verrez mon père,
Babama geldiğinde, Onu selamlayabilirsin.Als u vóor mijn vader komt, moogt u hem zo begroeten.
Babama geldiğinde, Onu selamlayabilirsin.Až přijdete k mému otci, můžete ho takto pozdravit.
Babama geldiğinde, Onu selamlayabilirsin.Cuando vayan a ver a mi padre, pueden saludarle así.
Babama geldiğinde, Onu selamlayabilirsin.Gdy przybędziecie do mego ojca, jego możecie tak powitać.
Babama geldiğinde, Onu selamlayabilirsin.Ha apám elé járultok, ott meghajolhattok.