Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.그러나 어머니가 그것을 저희 아버지에게 전달했을 때, 제 블로그 접속자 수가 치솟아서 100%까지 상승했습니다.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Aunque debo decir que mi tráfico se disparó y subió un 100% cuando ella se lo pasó a mi papá.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Deşi ar trebui să menţionez că traficul meu a explodat, crescând cu 100% când mama l-a trimis şi tatălui meu.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Embora deva dizer que o tráfego disparou e aumentou 100% quando ela o reencaminhou para o meu pai.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Habár megjegyezném, a forgalmam az egekbe szökött és 100%-kal nőtt, mikor továbbküldte édesapámnak.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Hoci by som mal povedať, že moja návštevnosť raketovo vzrástla o 100 percent keď poslala adresu môjmu ockovi.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Hoewel ik moet zeggen dat mijn cijfers de lucht in vlogen met wel 100% toen ze de link doorgaf aan mijn vader.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.Но трафика изведнъж се покачи и се увеличи двойно, когато мама го прати на баща ми.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.למרות שאני צריך לומר שהתנועה שלי קפצה ועלתה ב-100% כאשר היא שלחה אותו לאבא שלי.
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.وقد ارتفع ذات يوم معدل الولوج الى مدونتي 100% لان والدتي نصحت والدي بالدخول اليها
Ama şunu söylemem gerekir ki sitenin trafiği, linki babama yolladığında yüzde yüz arttı.母が父に転送した時点で ぐんと上がって倍になったのですが (笑い)
Anneme ve babama dönerek onlara eve gitmemiz gerektiğini söyledim, tam o anda"Hned po tomhle rozhodnutí, se ve mně rozlil nepopsatelný pocit klidu.
Anneme ve babama dönerek onlara eve gitmemiz gerektiğini söyledim, tam o anda그리고 부모님께 가서 집으로 돌아가겠다고 말씀드렸어. 근데 바로 그때 네가 학생회관에서
Anneme ve babama dönerek onlara eve gitmemiz gerektiğini söyledim, tam o anda"Virei-me para os meus pais para lhes dizer "que precisávamos de ir para casa e nesse exato momento,
Anneme ve babama dönerek onlara eve gitmemiz gerektiğini söyledim, tam o andaТоді я повернулась до батьків і сказала, щоб ми повертались додому.
Anneme ve babama dönerek onlara eve gitmemiz gerektiğini söyledim, tam o andaפניתי לאמי ואבי כדי להודיע להם שאנו צריכים ללכת הביתה, ובאותו רגע,
Anneme ve babama dönerek onlara eve gitmemiz gerektiğini söyledim, tam o andaونظرت الى والدي ووالدتي لأخبرهم أني أريد أن أذهب للبيت و في هذه اللحظة
Anneme ve babama dönerek onlara eve gitmemiz gerektiğini söyledim, tam o anda家に帰ろうと 両親に言おうとしたとき 学生会館から
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.- Da? Reci mojim staršem... da sem se danas dobro boril.
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.Det kommer du selv til at fortælle, ok? Hører du mig? Ok?
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.Dile a mis padres que peleé bien hoy.
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.Diz aos meus pais que hoje combati bem.
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.Kopi Gold Coast. Duduklah. Aku ingin memeriksa kaki itu.
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.Řekni mojim rodičům, že jsem dnes bojoval dobře. Řekni jim, že sem... že sem... že sem bojoval tvrdě.
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.Spune-le părinţilor mei, că am luptat bine azi. Şi că... că... şi că m-am luptat din greu.
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.Z plantacji "Goat Coast". Siadaj. Obejrzę twoją stopę.
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.Πες στους γονείς μου πως πολέμησα καλά σήμερα.
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.Кажете на моите родители, че днес се сражавах добре. Кажете им,че съм че съм... че съм се сражавал смело.
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle..ספר להוריי שנלחמתי טוב היום
Annemle babama bugün iyi savaştığımı söyle.أين وجدوك بحق الجحيم؟ - خلف مكتب. - لا، حقا. تعتقد أني أمزح؟
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Adesso, dovrei aiutare mio padre al ristorante insieme a Joon Gu.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.A présent, je vais aider mon père au restaurant avec Joon Gu.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Giờ mình nên giúp việc cho ba ở nhà hàng cùng với Joon Gu.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Il voi ajuta pe tata si pe Joon Gu cu restaurantul.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Jetzt werde ich mit Joon Gu meinem Vater im Restaurant helfen.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Nu, borde jag hjälpa min pappa i hans resturang med Joon Gu.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Nu, moet ik mijn vader helpen in het restaurant samen met Joon Gu.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Sekarang, aku seharusnya membantu Ayahku di restoran dengan Joon Gu
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Skupaj z Joon Gujem bom očetu pomagala v restavraciji.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Τώρα, θα πρέπει να βοηθήσω τον πατέρα μου στο εστιατόριο του μαζί με τον Τζουν Γκου.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.Сейчас я должна помогать отцу в ресторанчике вместе с Чжун Гу.
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim..כדאי שאתחיל לעזור לו במסעדה יחד עם ג'ון גו
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim..الآن، يجب علي مساعدة والدي في مطعمه مع جون غو
Artık, Joon Gu ile restoranda babama yardım etmeliyim.好きなのか?
Ay, git bunu da babama yetiţtir.Με την άδεια σας, έρχομαι αμέσως.
Ay, git bunu da babama yetiţtir.Отивам на една лекция. Закъснявам.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Guardavo mio padre, guardavo quei campi brulli.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Ich sah meinen Vater an und sah auf die ausgetrockneten Felder.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Ik keek naar mijn vader en naar die verdroogde velden.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Jag tittade på min pappa, och tittade på de torra åkrarna.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.J'ai regardé mon père, et j'ai regardé ces champs arides.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Jeg kiggede på min far, og jeg kiggede på de udtørrede marker.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Katsoin isääni ja kuivia peltojamme.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.저는 아버지를 바라보고 메마른 땅을 바라보곤 했습니다.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.M-am uitat la tatăl meu, şi m-am uitat la acele câmpuri uscate.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Miré a mi padre, y también miré a aquellos sembradíos secos.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Néztem apámat, és néztem a kiszáradt mezőket.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Olhei para o meu pai, e olhei para aqueles campos secos.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Pozrel som sa na svojho otca, a pozrel som na tie suché polia.
Babama baktım, ve o kuru tarlalara baktım.Saya melihat ayah saya, and melihat ladang-ladang kering itu.