babamın ile cümle
babamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu bana babamın bir arkadaşı verdi.My dad's friend bought it for me.
Demin babamın arkadaşı mı dedim?Did I say my dad's friend just now?
Babamın arkadaşıydı.It was dad's friend.
Babamın öldüğü gün, Park Tae Jun'un villasındaydım.The day my father passed away, I was at Park Tae Jun's villa.
Madem Park Tae Jun'la babamın ölümü arasında bir bağ var... ...o zaman neden oradaydım?If Park Tae Jun is closely tied with my father's death, then how could I have been there?
20 yıldır babamın sesini duymadım.I haven't heard my father's voice for 20 years.
Babamın insanlara teşekkür etmesinden hoşlanmıyorum.I don't like it when my father thank people.
Babamın yaptığını düşününce... Seni nasıl incittiğini düşününce... ...buraya gelmemeliyim biliyorum.When I think of what my father did, when I think of how that hurt you,
Babamın yelken klübünde toplantısı var.My father's at a boating club do
-Bu babamın teknesi. Burada kalabiliriz. -Harika.It's father's boat; we can live on it
Anne babamın tepkisini görmeliydiniz!You should have seen my parents' reaction!
Ben 21 Eylül olmasını istedim çünkü büyük babamın şanslı sayısıydı.And I wanted it to be the 21st of September because it was my granddad's favorite number.
Babamın ölümü beni çok kötü etkilemişti.His death hit me pretty hard.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.But then the anger and the depression about my father's death set in.
Babamın restoranında çalışmıyor muydun sen?I got it. It's her. Am I right?
Benim babamın söylediklerine benziyor.I sound just like my father.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Oh, I accidentally took it from my father's traveling kit.
Hitler'in birlikleri yollarına devam etti, ve babamın yappabileceği hiçbir şey yoktu.Hitler's troops marched on, and there was nothing my father could do about it.
Siz gerçekten babamın arkadaşı mısınız?But are you really my dad's friend? Ah? Yes, that's right.
Ölmüş babamın şarkısı!It's my dead father's music!
Babamın şarkısı gazeteden çıkıyor!My father's music is coming out[br]of the newspaper!
Babamın en sevdiği şarkıydı.It was my father's favorite song.
Ama babamın aklındaki robot böyle değildi.But that wasn't the kind of robot my dad had in mind. (Laughter)
Babamın da aynı hobisi vardı.That was my dad's hobby, too.
Babamın zayıflayıp solduğunu ve öldüğünü gördüm.I saw my father wither away and die.
Tabağıma baktığımda manevi babamın kalan son kanadı bana verdiğini gördüm.When I looked down at my plate, I saw the last chicken wing, that my foster father had given me his.
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.so that I come again to my father's house in peace, and Yahweh will be my God,
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,For I was a son to my father, tender and an only child in the sight of my mother.
İnsanların önünde beni inkâr edeni, ben de göklerdeki Babamın önünde inkâr edeceğim.››But whoever denies me before men, him I will also deny before my Father who is in heaven.
İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.But he answered, "Every plant which my heavenly Father didn't plant will be uprooted.
‹‹Zengin adam şöyle dedi: ‹Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder."He said, 'I ask you therefore, father, that you would send him to my father's house;
Eğer Babamın işlerini yapmıyorsam, bana iman etmeyin.If I don't do the works of my Father, don't believe me.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››I speak that which I have seen with my Father: and ye do that which ye have seen with your father.
Şimdi benim şu gömleğimi götürün, babamın yüzüne koyun da gözü açılsın.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
"Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün. Gözü (yine) görür hale gelir.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
Şu gömleğimi alın da götürün, babamın gözlerine sürün, iyileşir, görmeye başlar.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
"Şu gömleğimi götürün, babamın yüzü üstüne koyun ki, gözü görür hale gelsin.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
"Şu benim gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun, (gözleri) görecek duruma gelir.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
Alın şu gömleğimi götürün de babamın yüzüne sürün, gözü açılır.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
Şu gömleğimi alın, babamın yanına varıp onun yüzüne sürüverin, o zaman gözü açılacaktır.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
"Bu gömleğimi götürün ve onu babamın yüzüne atın; gözü açılsın.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
"Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün.Take this shirt of mine and throw it over my father's face.
Bu Bizim Gücümüzdür (1962) - Golda Meir'in topladığı makaleler Babamın Evi (1972) Hayatım (1975).This Is Our Strength (1962) – Golda Meir's collected papers My Father's House (1972) My Life (1975).
Daha sonra annem ve babamın çeşitli jestleri yorumlamasını dinlerdim.Afterward, I would listen to my mother and father interpret various gestures.
Babamın bir restoranı var.Mein Vater hat ein Restaurant.
Bu benim ceketim, ve o babamınki.Dies ist mein Mantel und das ist der meines Vaters.
Bu, babamın evi.Das ist das Haus meines Vaters.
Anne babamın ikisi de halen yaşıyor.Meine Eltern leben beide noch.
Babamın arkadaşına gidiyorum.Ich gehe zum Freund meines Vaters.
O'dur babamın Tanrısı, Yücelteceğim O'nu.Er war bereits meines Vaters Gott, ich will ihn erhöhen.
"Benim adım ve babamın ünü birlikte anılıyor.Meine Erinnerungen und Vaters Geschichte.
"Babamın Sesi".Der Lebensroman meines Vaters.
Ondan önce babamın buraya gelme hakkı yoktu.Dieser wollte vorher mit seinem Vater nichts zu tun haben.
Jackson buna ek olarak "Ben sadece ailemden, evimden, babamın iktidarından kurtulmak istemiştim.Sie kommentierte dies später so: „Ich wollte weg von Zuhause, weg von meinem Vater.
Hala babamın borçlarını ödüyorum ve o mezarda.Dabei platzt er in die Beerdigung ihres Vaters.
Babamın benimle ilgili planları vardı.Doch seine Eltern haben andere Pläne für ihn.
Bu babamın öğrencilerinden biri.C'est un des élèves de mon père.
Babamın fakirliğinden utanç duymuyorum.Je n'ai pas honte de la pauvreté de mon père.
Erkek kardeşim babamın kazandığının yarısı kadar daha az para kazanıyor.Mon frère gagne moitié moins d'argent que mon père.
İşte babamın odası.Voici la chambre de mon père.
İlgili Sayfalar