babamın ile cümle
babamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babamın en sevdiği şarkı.It's my father's favorite.
Bu zaten çocuk çellosu... ...çalmayı babamın zoruyla öğrenmiştim.This is also a children's cello... my father forced me to learn to play this.
Annem ve babamın neredeyse bir zeplin boyutunda bir Cadillac'ları vardı.Moj tata je imao veliki cadillac, koji je bio ogroman kao cepelin.
Yaşadığı ev bile ilginçti. Bu babamın tasarladığı ve benim de içinde büyüdüğüm ev.Ovo je ku�a koju je dizajnirao moj otac i u kojoj sam odrastao.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Later, I understood why my father got so upset.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.It was a year before my father picked up a camera again.
Yanımda babamın çantası yok muydu?Didn't I have my father's bag?
Babamın kromozomunu mavi çizeceğim.So I'll draw my father's chromosomes in blue.
Babamın bu geninin bir de düz saçlılık için aleli mevcut.So my father's version of that gene, he had the allele for straightness.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.One of the great things was that my father was an avid golfer, but he was lefty.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.I didn't know what it meant, but I could see that my father was very, very happy.
Annem babamın çalıştığı sürece, her zaman yapıldı. gönüllü iş söz konusu.As long as my father worked, my mother was always involved in volunteer work.
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Do you not know that he has to stabilize?
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.I might need to continue working at my father's company for the time being.
Bu babamın kaldırabileceğinden çok fazla.It's just too much for father to handle.
Babamın yüzünden yapmıyorum.I'm not doing it because of Father.
Babamin..sey.. ..bir sirketi var.My father - has a business.
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.It's when my dad told me, "Here, I give you this girl as your fiance."
Babamin calismasina gerek yok.Dad doesn't need to go to work.
Bu babamın imparatorluk mezarı.This is the imperial tomb of our first royal father.
Annemin ve babamın bana söylediği bir şey.It's the one Mommy and Daddy told me about.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.The funny thing is, Dad had a lot of faith in me.
Babamın mendilini getirdim.Narrator: The next morning, he donned one of his father's old suits.
Bunlar babamın bana ve kardeşlerime öğretmeye çalıştıklarıydı.That's what he tried to teach me and my brothers at one time.
Bu bana babamın bize vermeye çalıştığı diğer üç şeyi hatırlatıyor.Reminds me of another set of threes that my dad tried to get across to us:
Bu bilgisayar ise babamın hayali olanThat computer is a computer that I learned about going to MlT, my father's dream.
Babamın bir otomobil ve sanayi tamirhanesi vardı.My dad owned an automotive and industrial repair shop.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.This was my father in Vietnam.
Zaten babamın karakalem çizimlerine büyük hayranlık duyuyordum.I really admired my dad's pencil drawings...
Babamın mirastan pay istemediğinin beyanatı.This is a declaration that my father will not accept any inheritance.
Ama babamın ilk sorduğu şey sendin.But the first thing my father asked about was you.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.I started working on my mother's signature, because my father's is absolutely impossible to forge.
Babamın bir suçlu olduğunu söyleyip, öz babanı temize çıkarmak için mi?You wanted to reveal that my father was a burglar, so your real father will look better?
Bir daha babamın karşısına çıkarsan... ...o zaman da çocuğun ölür.Just know, if you appear in front of my dad's eye, your child dies too.
Yani işin gerçeği ben babamın oğluyum.That is why I am my dad's son.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.After I entered, I only wanted to clear my dad's name.
Babamın elini tuttuğum sürece... ...sokaklarda yatsak ya da yesek umurumda olmazdı, sorun değildi.I didn't care if we slept on the streets, or if we ate, it was all okay.
Ama... ...babamın nasıl acı çektiğini düşünmek... ...bana daha çok acı veriyor.But, when I think about how much my dad suffered, it gives me so much pain.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.So, my father would have patients come in who he thought were not really sick.
Yine de... Bu babamın kızı olmadığımı göstermez.That's to be expected... but it doesn't mean I'm no longer my father's daughter, right?
Babamın arabasıyla rahat hissetmiyorum kendimiIt just didn't feel right in my father's car.
Şimdiden çalışmaya başlarsam, iyi bir veliaht olabilirim babamın şirketine.If I work hard from now on, I can become a great heir.
Babamın toplumda kontrol mekanizması olan ilk işinin üzerinden otuz yıl geçti.Thirty years have passed since my father's first job as a community game guard.
Babamın suçu.Dad's fault.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.I remember, for example, when my father, who was very, very violent, used to beat me.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.I know my father isn't coming back, and that no one's prepared for the fire.
Babamın babası on Resnick kardeşten biriydi.So my father's father was one of 10 Resnick brothers.
Babamın mükemmel bir numarası.It's a brilliant move of Daddy's.
Babamın mükemmel bir aşçı olmasından dolayı kendimi oldukça şanslı görüyorum.I was lucky enough that my father was a fantastic cook.
Annemin bağırışlarını, babamın bağırışlarını duyuyordum.I could hear my mother yelling, I hear my father yelling.
Babamın ölümü, ailede büyük bir şok yarattı. Çünkü o güçtü.And my father's death caused a great great shock in the family, because he was the power.
Benim Malcolm'u ilk görüşüm, babamın, Elijah Mohammed'in evine geldiğindeydi, diye hatırlıyorum.The first time I recall seeing Malcolm was at the home of my father, Elijah Mohammad.
Ben süikastçılarla yüzyüzeydim, bu yüzden babamın hayatını almak için ayağa kalktıkları anı gördüm.I was facing the assassins, so I saw them stand up and take my father's life... an image that...
Babamın Norveç'teki arkadaşlarından birinindi.It was one of daddy's buddies in Norway.
Sence, babamın aldığı riskleri alır mı?Do you think she'd take the risks my father takes?
Babamın bana hep söylediği budur.That's what my father always said to me.
Ve onlara babamın çoktan öldüğünü söylersen... ...o zaman mezarını kazalım diyecekler.If we say that is impossible because he has passed away, then they will say let's dig up his grave.
Park Hae Young'un babasının... ...babamın ölümünden sorumlu olduğunu söylemiştin.You said that Park Hae Young's father is responsible for my dad's death.
Ben babamın öldüğünü haber var benim hayalim canlandı gibi.When I've got the news that my father died is like my dream became alive.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.And since I said they're my role models, I followed two things which my father and mother gave me.
İlgili Sayfalar