babamın ile cümle
babamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Nisem vedela, kaj to pomeni, a videla sem, da je bil moj oče izjemno srečen.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Non sapevo cosa intendesse, ma capii che mio padre era davvero molto felice.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Nu știam ce însemna, dar vedeam că tata era foarte, foarte fericit.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Saya tidak tahu maksudnya namun saya dapat melihat kalau ayah benar-benar gembira.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Yo no sabía qué significaba, pero podía ver que mi padre estaba muy, muy feliz.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Δεν ήξερα τι σήμαινε αυτό, αλλά έβλεπα πως ο πατέρας μου ήταν πολύ, πολύ χαρούμενος.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Не знаех какво означава това, но виждах, че баща ми е невероятно щастлив.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Я не знала, что это значило, но я видела, как счастлив был отец.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Я не знала, що це значило, проте я бачила, що батько був надзвичайно щасливий.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.לא הבנתי מה משמעות הדבר, אבל ראיתי שאבא שלי מאוד, מאוד שמח.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.لم أكن أعرف ما الذي يعنيه ! لكني كنت أستطيع أن أدرك أن والدي كان سعيد جداً جداً
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.父が大喜びしているのはわかりました 「これでおまえも ちゃんとした学校に行けるぞ」 父は言いました
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››A on im povedal: Čo to, že ste ma hľadali? Či ste nevedeli, že musím byť vo veciach svojho Otca?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››"Dat hoefde toch niet?" antwoordde Hij. "Wist u niet dat Ik bezig moet zijn met de dingen van mijn Vader?"
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Ed egli rispose: «Perché mi cercavate? Non sapevate che io devo occuparmi delle cose del Padre mio?»
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››El le -a zis: ,,Dece M'aţi căutat? Oare nu ştiaţi că trebuie să fiu în casa Tatălui Meu?``
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››예수께서 가라사대 어찌하여 나를 찾으셨나이까 내가 내 아버지 집에 있어야 될 줄을 알지 못하셨나이까 하시니
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Ngài thưa rằng : Cha_mẹ kiếm tôi làm_chi ? Há chẳng biết tôi phải lo việc Cha tôi sao ?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Ngài thưa rằng: Cha mẹ kiếm tôi làm chi? Há chẳng biết tôi phải lo việc Cha tôi sao?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Og han sagde til dem: "Hvorfor ledte I efter mig? Vidste I ikke, at jeg bør være i min Faders Gerning?"
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Og han sa til dem: Hvorfor lette I efter mig? Visste I ikke at jeg må være i min Faders hus?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››On jima pa reče: Kaj, da sta me iskala? Nista li vedela, da moram biti v tem, kar je Očeta mojega?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Respondeu-lhes ele: Por que me procuráveis? Não sabíeis que eu devia estar na casa de meu Pai?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››Και ειπε προς αυτους Δια τι με εζητειτε; δεν ηξευρετε οτι πρεπει να ημαι εις τα του Πατρος μου;
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››А Той им рече: Защо да Ме търсите? Не знаете ли, че трябва да се намеря около дома на Отца Ми?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››І рече Він до них: Чого ж шукали мене? хиба ж не знали, що в тому, що єсть Отця мого, треба бути мені?
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››ויאמר אליהם למה זה בקשתם אתי הלא ידעתם כי עלי להיות באשר לאבי׃
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››فقال لهما لماذا كنتما تطلبانني ألم تعلما انه ينبغي ان اكون فيما لأبي.
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››耶 穌 說 、 為 甚 麼 找 我 呢 . 豈 不 知 我 應 當 以 我 父 的 事 為 念 麼 。 〔 或 作 豈 不 知 我 應 當 在 我 父 的 家 裡 麼
O da onlara, ‹‹Beni niçin arayıp durdunuz?›› dedi. ‹‹Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?››耶穌說 、 為甚 麼 找 我 呢 . 豈不知 我 應當 以 我 父 的 事為 念麼 。 〔 或 作豈 不 知 我 應當 在 我 父 的 家 裡麼
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Le-am luat din greşeală din trusa de călătorii a tatei.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Lo tomé del kit de viaje de mi padre.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Náhodnì jsem to sebral z tátovo cestovního balíku.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Oh, ik nam het toevallig van een pakket van mijn vader.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Oh, tôi vô tình lấy nó từ bộ phụ kiện đi du lịch của cha tôi.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Vzel sem ga iz očetovega potovalnega pribora.
Oh, kazayla aldım babamın yolculuk çantasında.Το πήρα καταλάθος από την ταξιδιωτική αποσκευή του μπαμπά μου.
Ölmüş babamın şarkısı!Este tatăl meu mort muzica!
Onlara, ‹‹Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor›› dedi, ‹‹Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.a povedal im: Vidím tvár vášho otca, že nie je ku mne jako predtým. Ale Bôh môjho otca bol so mnou.
Onlara, ‹‹Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor›› dedi, ‹‹Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.A řekl jim: Vidím tvář otce vašeho, že není ke mně tak jako prvé, ješto Bůh otce mého byl se mnou.
Onlara, ‹‹Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor›› dedi, ‹‹Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.in jima reče: Vidim, da obličje očeta vajinega ni do mene kakor poprej; toda Bog očeta mojega je bil pri meni.
Onlara, ‹‹Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor›› dedi, ‹‹Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.그들에게 이르되 내가 그대들의 아버지의 안색을 본즉 내게 대하여 전과 같지 아니하도다 그러할지라도 내 아버지의 하나님은 나와 함께 계셨느니라
Onlara, ‹‹Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor›› dedi, ‹‹Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.и рече им: Виждам, че бащиното ви лице не е към мене тъй както преди; но Бог на баща ми е бил с мене.
Onlara, ‹‹Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor›› dedi, ‹‹Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.ויאמר להן ראה אנכי את פני אביכן כי איננו אלי כתמל שלשם ואלהי אבי היה עמדי׃
Onlara, ‹‹Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor›› dedi, ‹‹Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.وقال لهما انا ارى وجه ابيكما انه ليس نحوي كامس واول من امس. ولكن اله ابي كان معي.
Onlara, ‹‹Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor›› dedi, ‹‹Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.對 他 們 說 、 我 看 你 們 父 親 的 氣 色 向 我 不 如 從 前 了 . 但 我 父 親 的 神 向 來 與 我 同 在
Onlara, ‹‹Bakıyorum, babanız bana eskisi gibi davranmıyor›› dedi, ‹‹Ama babamın Tanrısı benimle birlikte.對他們說 、 我看 你 們 父親 的 氣色 向 我 不 如 從 前 了 . 但 我 父親 的 神向 來與 我 同在
Onlar babamın olsa gerek.Ça devait sûrement appartenir à mon père.
Onlar babamın olsa gerek.Deben ser todos de mi padre.
Onlar babamın olsa gerek.Najbrž so očetove.
Onlar babamın olsa gerek.Probabil toate au fost ale lui tata.
Onlar babamın olsa gerek.São todas do meu pai.
Onlar babamın olsa gerek.Saranno tutti dischi di mio padre.
Onlar babamın olsa gerek.Ze moeten van mijn vader zijn.
Onlar babamın olsa gerek.Πρέπει να ήταν όλοι του πατέρα μου.
Onlar babamın olsa gerek.Все диски, видимо, принадлежали отцу.
Onlar babamın olsa gerek.لا بد أن كلها ملك أبي
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Emlékszem, például, amikor az apám, aki nagyon erőszakos volt, rendszeresen vert engem.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Ich erinnere mich, als zum Beispiel mein Vater, der sehr, sehr gewalttätig war, mich schlug.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Ik herinner mij, bijvoorbeeld, toen mijn vader die zeer zeer gewelddadig was, mij sloeg.
İlgili Sayfalar