babamın ile cümle

babamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.lkelvén elmegyek az én atyámhoz, és [ezt] mondom néki: Atyám, vétkeztem az ég ellen és te ellened.
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Mă voi scula, mă voi duce la tatăl meu, şi -i voi zice: Tată, am păcătuit împotriva cerului şi împotriva ta,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Me levantaré, iré a mi padre y le diré: 'Padre, he pecado contra el cielo y ante ti
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Mi leverò e andrò da mio padre e gli dirò: Padre, ho peccato contro il Cielo e contro di te
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Ta sẽ đứng dậy trở về cùng cha, mà rằng: Thưa cha, tôi đã đặng tội với trời và với cha,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Ta sẽ đứng_dậy trở_về cùng cha , mà rằng : Thưa cha , tôi đã đặng tội với trời và với cha ,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Vstana, půjdu k otci svému, a dím jemu: Otče, zhřešil jsem proti nebi a před tebou,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Vstanem a pojdem k svojmu Otcovi a poviem mu: Otče, zhrešil som proti nebu i pred tebou,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Vstanem, pojdem k očetu svojemu in mu porečem: Oče, grešil sem zoper nebo in pred teboj!
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Wstawszy tedy, pójdę do ojca mego i rzekę mu: Ojcze! zgrzeszyłem przeciwko niebu i przed tobą.
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.встану, пойду к отцу моему и скажу ему: отче! я согрешил против неба и пред тобою
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Уставши, пійду до батька мого, й скажу йому: Отче, згрішив я на небо й перед тобою,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Ще стана да ида при баща си и ще му река: Тате, съгреших против небето и пред тебе;
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.אקומה נא ואלכה אל אבי ואמר אליו אבי חטאתי לשמים ולפניך׃
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.اقوم واذهب الى ابي واقول له يا ابي اخطأت الى السماء وقدامك.
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.我 要 起 來 、 到 我 父 親 那 裡 去 、 向 他 說 、 父 親 、 我 得 罪 了 天 、 又 得 罪 了 你
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.我 要 起來 、 到 我 父親 那 裡去 、 向 他 說 、 父親 、 我 得罪 了 天 、 又 得罪 了 你
Kapı sesi duydum ve babamın gelmiş olabileceğini düşündüm.Ja, jag hörde dörren- -och trodde att det var pappa.
Kapı sesi duydum ve babamın gelmiş olabileceğini düşündüm.- og troede, at det var far.
Kapı sesi duydum ve babamın gelmiş olabileceğini düşündüm.Oí la puerta y pensé que quizá era papá.
Kapı sesi duydum ve babamın gelmiş olabileceğini düşündüm.Ouvi alguém à porta e pensei que o pai talvez tivesse vindo para casa.
Kapı sesi duydum ve babamın gelmiş olabileceğini düşündüm.Я слышал, что открылась дверь, и подумал, что это отец вернулся домой.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Amuzant este că tata avea mare încredere în mine.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Az érdekes az, hogy borzasztóan hitt bennem.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Bizarrement, papa avait vraiment foi en moi.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Das Interessante ist, Dad hat immer an mich geglaubt.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Det sjove ved det er, at far havde masser af tillid til mig.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.재미있는 점은, 아버지가 저를 무척 신뢰하셨다는 것이죠.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.La cosa divertente è che papà credeva moltissimo in me.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Lo gracioso es que mi papá tenía mucha fe en mí.##
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Pap had veel vertrouwen in me.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Tata miał dużo wiary we mnie.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Trớ trêu ở chỗ là, bố đặt rất nhiều niềm tin vào tôi.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Το αστείο είναι ότι ο μπαμπάς πίστευε πολύ σε εμένα.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Забавно то, что папа возлагал на меня большие надежды.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.Интересното е, че татко много вярваше в мен.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.המצחיק הוא, שאבא האמין בי.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.الغريب في الأمر, كان أبي مؤمنا بي بشدة.
Kongo'daki insanların çoğu gibi, anne ve babamın telefonu yoktu.부모님은 다른 대부분의 콩고 사람들처럼 전화기를 갖고 있지 않았습니다.
Kongo'daki insanların çoğu gibi, anne ve babamın telefonu yoktu.las llamadas, no me habría podido comunicar, pues mis padres, como la mayoría en el Congo, no tenían teléfono.
Kongo'daki insanların çoğu gibi, anne ve babamın telefonu yoktu.Zoals de meeste mensen in Congo hadden mijn ouders niet eens een telefoonlijn.
Kongo'daki insanların çoğu gibi, anne ve babamın telefonu yoktu.כמו רוב האנשים בקונגו, ההורים שלי לא היו בעלי קו טלפון.
Kongo'daki insanların çoğu gibi, anne ve babamın telefonu yoktu.لكن كمعظم الناس في الكونغو، والديّ لم يكن لديهم خط هاتفي.
Kongo'daki insanların çoğu gibi, anne ve babamın telefonu yoktu.私の両親は電話を 持っていませんでした 今日では 私の二人の息子
Madem Park Tae Jun'la babamın ölümü arasında bir bağ var... ...o zaman neden oradaydım?Ha Park Hae Young apjának nem volt köze az apám halálához, akkor hogy lehettem volna ott?
Madem Park Tae Jun'la babamın ölümü arasında bir bağ var... ...o zaman neden oradaydım?Si Park Tae Jun est impliqué dans la mort de mon père, alors comment aurais-je pu être là ?
Madem Park Tae Jun'la babamın ölümü arasında bir bağ var... ...o zaman neden oradaydım?Ο Κύριος Παρκ ΤεΤζουν... Αν δεν είχε καμία σχέση με τον θάνατο του πατέρα μου, τότε τι δουλειά είχα εγώ εκεί;
Madem Park Tae Jun'la babamın ölümü arasında bir bağ var... ...o zaman neden oradaydım?السيد بارك تاي جونغ...اذا لم تكن لديه علاقة بموت والدي اذن لماذا كان هناك؟
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Eu não sabia o que aquilo significava mas conseguia ver que o meu pai estava muito, muito feliz.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Ich wusste nicht, was das bedeutete, aber es machte meinen Vater offensichtlich sehr, sehr glücklich.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Ik wist niet wat dat betekende, maar ik kon zien dat mijn vader zeer, zeer gelukkig was.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Jag visste inte vad det betydde, men jag kunde se att min far var mycket, mycket glad.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Jeg vidste ikke hvad det betød, men jeg kunne se at min far var meget, meget glad.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Je ne savais pas ce que ça voulait dire, mais je pouvais voir que mon père était très, très content.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.저는 그게 무슨 뜻인지 몰랐어요. 하지만 아버지가 아주, 아주 행복하다는 걸 알 수 있었습니다.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Lúc đó tôi không hiểu rõ nhưng tôi có thể thấy rằng bố tôi rất, rất vui mừng
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Nem tudtam, hogy ez mit jelent, csak azt láttam, hogy apám nagyon-nagyon örül.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Nevěděla jsem, co to znamená, ale viděla jsem, že je otec velmi, velmi šťastný.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Nevedela som, čo to znamená, ale videla som, že môj otec je veľmi, veľmi šťastný.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.Nie wiedziałam, co miał na myśli, ale był bardzo, bardzo szczęśliwy.
İlgili Sayfalar