Yaşadığı ev bile ilginçti. Bu babamın tasarladığı ve benim de içinde büyüdüğüm ev.Ovo je ku�a koju je dizajnirao moj otac i u kojoj sam odrastao.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Later, I understood why my father got so upset.
Bundan iki yıl önce, 8 Nisan 2010'da babamı aradım.Two years ago, on April 8th, 2010, I called my father.
Üç tane babamız aşçı olarak eğitildi.We have about three fathers who have been trained to cook.
Babamı da... ele işte...And my dad...
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.It was a year before my father picked up a camera again.
Hastane babamı üç gün boyunca öylece yatırdı.The hospital put him on a water drip for three days.
Yanımda babamın çantası yok muydu?Didn't I have my father's bag?
Babamın kromozomunu mavi çizeceğim.So I'll draw my father's chromosomes in blue.
Babamın bu geninin bir de düz saçlılık için aleli mevcut.So my father's version of that gene, he had the allele for straightness.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.One of the great things was that my father was an avid golfer, but he was lefty.
Ne demek istediğini anlamamıştım o zaman ama babamın çok ama çok mutlu olduğunu görebiliyordum.I didn't know what it meant, but I could see that my father was very, very happy.
Ve babamı düşündüm, "Of Tanrım, şu an hiç de Sue değilim." diye düşündüm.And I thought about my dad, and I thought, "Good God, I'm so not Sue now."
Annem babamın çalıştığı sürece, her zaman yapıldı. gönüllü iş söz konusu.As long as my father worked, my mother was always involved in volunteer work.
Babamın durumu stabil hale getirmemiz gerektiğini bilmiyor musun?Do you not know that he has to stabilize?
Benim şu an için babamın şirketinde çalışmaya devam etmem gerekebilir.I might need to continue working at my father's company for the time being.
Bu babamın kaldırabileceğinden çok fazla.It's just too much for father to handle.
"Babamı kendimde öylesine canlı hissediyorum ki, kendime yer bile kalmıyor.""I feel so much of my dad alive in me that there isn't even room for me."
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.We get one from mom, one from dad.
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Aren't you going to Father at the hospital?
Babamın yüzünden yapmıyorum.I'm not doing it because of Father.
Ancak babamıza tatlı yasak.He's (father) forbidden to eat anything sweet.
Senin pişirme yeteneğin babamı geçmiş gibi görünüyor.It seems like your cooking skills have gotten better than my dad's.
Babamı öldürmeliniz.You should kill my dad.
Babamin..sey.. ..bir sirketi var.My father - has a business.
Boşanmış-- belki anne babamız boşanmıştır.Divorced -- parents divorced, maybe.
Babamin bana " Iste, bu bayani sana nisanlin olarak veriyorum." dedigi andir.It's when my dad told me, "Here, I give you this girl as your fiance."
Babamin calismasina gerek yok.Dad doesn't need to go to work.
Bu babamın imparatorluk mezarı.This is the imperial tomb of our first royal father.
Annemin ve babamın bana söylediği bir şey.It's the one Mommy and Daddy told me about.
Komik olan, babamın bana duyduğu inanç çok güçlüydü.The funny thing is, Dad had a lot of faith in me.
Babamın mendilini getirdim.Narrator: The next morning, he donned one of his father's old suits.
Sonrasında kendi ailemi, ilk öğretmenlerimi gördüm. yaratıcı ve çok özel bir düşünür olan babamı,And then I saw my own parents, my first teachers. My father, very inventive, spatial thinker.
Babamı ve seni anlayabiliyorum ama... ...yine de bunun için sizi affedemiyorum.I can understand dad and you, but I still can't forgive you for it.
Bunlar babamın bana ve kardeşlerime öğretmeye çalıştıklarıydı.That's what he tried to teach me and my brothers at one time.
Bu bana babamın bize vermeye çalıştığı diğer üç şeyi hatırlatıyor.Reminds me of another set of threes that my dad tried to get across to us:
Bu bilgisayar ise babamın hayali olanThat computer is a computer that I learned about going to MlT, my father's dream.
Babamın bir otomobil ve sanayi tamirhanesi vardı.My dad owned an automotive and industrial repair shop.
Konuş, babamı hanginiz biriniz öldürdü ? onu bulup öldüreceğimTalk, which one killed my dad ? I will kill him
Babamı kurtardı.And he saved my father.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.This was my father in Vietnam.
Ya da anne babamızı?A parent?
Babamı görmeye gideceğim.I'm going to see my father
Babamı arayacağım.I will call my dad.
İyice döndüklerinden emin değilim, bir tanede babamız için var.I'm not sure if it turned out well. I have one for Father too.
Zaten babamın karakalem çizimlerine büyük hayranlık duyuyordum.I really admired my dad's pencil drawings...
Sihirli değiller. Anne babamız değiller.They are not our parents.
Anne, babamı iyi tanırsın.Mama, you know how he is.
"Babamı iyi tanırsın...""How he is..."
"Babamı iyi tanırsın" mış."How he is!"
Babamın mirastan pay istemediğinin beyanatı.This is a declaration that my father will not accept any inheritance.
Babamı görmeye gittim.I went to see my father.
Ama babamın ilk sorduğu şey sendin.But the first thing my father asked about was you.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.I started working on my mother's signature, because my father's is absolutely impossible to forge.
"Pekala, belki de babamız öldü" diye düşündüler."Well, perhaps our father has died."
Babamın bir suçlu olduğunu söyleyip, öz babanı temize çıkarmak için mi?You wanted to reveal that my father was a burglar, so your real father will look better?
Bir daha babamın karşısına çıkarsan... ...o zaman da çocuğun ölür.Just know, if you appear in front of my dad's eye, your child dies too.
Gerçekten babamı tanıyan birilerini mi buldun?Really? Did you find someone who knew my dad?
Yani işin gerçeği ben babamın oğluyum.That is why I am my dad's son.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.After I entered, I only wanted to clear my dad's name.