Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Depois disse nosso pai: Tornai, comprai-nos um pouco de mantimento;
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.E nostro padre disse: Tornate ad acquistare per noi un po' di viveri
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Kế ấy , cha lại biểu chúng_tôi rằng : Hãy trở xuống đặng mua một_ít lương_thực .
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Kế ấy, cha lại biểu chúng tôi rằng: Hãy trở xuống đặng mua một ít lương thực.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Kemudian ayah kami menyuruh kami datang lagi kemari untuk membeli makanan
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.그 후에 우리 아비가 다시 가서 곡물을 조금 사오라 하시기로
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Ko je potem rekel naš oče: Pojdite zopet, kupite nam malo žita,
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.monda a mi atyánk: Menjetek vissza, és vegyetek nékünk [egy ]kevés eleséget.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Niin isämme sanoi: `Menkää jälleen ostamaan meille vähän elintarpeita`.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Notre père a dit: Retournez, achetez-nous un peu de vivres.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Och när sedan vår fader sade: 'Faren tillbaka och köpen litet säd till föda åt oss',
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Og vår far sa: dra avsted igjen og kjøp litt korn til oss!
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Tatăl nostru a zis: ,,Duceţi-vă iarăş să ne cumpăraţi ceva merinde.``
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Tedy rzekł ojciec nasz: Jedźcie znowu, a kupcie nam trochę żywności.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Y nuestro padre dijo: "Volved a comprarnos un poco más de alimentos.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Že řekl otec náš: Jděte zase, nakupte nám něco potravy.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.Ο δε πατηρ ημων ειπεν, Υπαγετε παλιν, αγορασατε εις ημας ολιγας τροφας.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.А когато баща ни рече: Идете пак, купете ни малко храна,
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.И сказал отец наш: пойдите опять, купите нам немного пищи.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.ויאמר אבינו שבו שברו לנו מעט אכל׃
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.ثم قال ابونا ارجعوا اشتروا لنا قليلا من الطعام.
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.我 們 的 父 親 說 、 你 們 再 去 給 我 糴 些 糧 來
Babamız, ‹Yine gidin, bize biraz yiyecek alın› dedi.我 們 的 父親說 、 你 們 再 去 給 我 糴些 糧來
Baban ne isle mesgul? Babamin..sey.. ..bir sirketi var.Mivel foglalkozik az apukád? az apám... üzletet vezet.
Bancho'daki amcamız babamızmış gibi davranıyor.Chciałbym z tobą o czymś porozmawiać. To nic poważnego, ale...
Bancho'daki amcamız babamızmış gibi davranıyor.Este señor me hace recordar a mi padre.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.방글라데시, 다까에 있는 그의 멋진 건축물의 장면으로 이어질 것입니다.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.lo que tal vez, para mí, es su mejor edificio que es el edificio en Dhaka, Bangladesh.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.W Dhace, w Bangladeszu.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.אולי מה, שבשבילי, הוא באמת הבניין הכי טוב שלו שזה הבניין בדאקה, בנגלדש.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.لأحد أروع الأبنية - بنظري - التي صممها و الموجود في دكا - نبغلاديش.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.バングラデシュのダッカにある建物が出てきます 父はダッカに国会議事堂を建てました
Başka bir dil konuşmayı reddeder. Ve aslında babamın en önemli özelliklerinden biridir bu. - Gerçekten mi?Hij weigert een andere taal te spreken.
Başka bir dil konuşmayı reddeder. Ve aslında babamın en önemli özelliklerinden biridir bu. - Gerçekten mi?Nega-se a falar outra língua, e esse é um ponto importante para o meu pai.
Başka bir dil konuşmayı reddeder. Ve aslında babamın en önemli özelliklerinden biridir bu. - Gerçekten mi?Se rehúsa a hablar otro idioma... ...y, de hecho, eso es algo importante para mi padre. - ¿En serio?
Başka bir dil konuşmayı reddeder. Ve aslında babamın en önemli özelliklerinden biridir bu.يرفض أن يتكلم بأي لغة أخرى
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.A drugi z uczniów jego rzekł mu: Panie! dopuść mi pierwej odejść i pogrześć ojca mego;
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.A iný z jeho učeníkov mu povedal: Pane, dovoľ mi najprv odísť a pochovať svojho otca.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.A nekdo drugi učencev njegovih mu reče: Gospod, dovoli mi najprej, da grem in pokopljem očeta svojega.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.E outro de seus discípulos lhe disse: Senhor, permite-me ir primeiro sepultar meu pai.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.E un altro dei discepoli gli disse: «Signore, permettimi di andar prima a seppellire mio padre»
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Ja eräs toinen hänen opetuslapsistaan sanoi hänelle: "Herra, salli minun ensin käydä hautaamassa isäni".
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Jiný pak z učedlníků jeho řekl jemu: Pane, dopusť mi prve odjíti a pochovati otce mého.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.제자 중에 또 하나가 가로되 주여 나로 먼저 가서 내 부친을 장사하게 허락하옵소서
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Lại một môn đồ khác thưa cùng Ngài rằng: Lạy Chúa, xin Chúa cho phép tôi về chôn cha tôi trước đã.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Lại một môn_đồ khác thưa cùng Ngài rằng : Lạy_Chúa , xin Chúa cho_phép tôi về chôn cha tôi trước đã .
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Lalu seorang pengikut-Nya yang lain berkata, "Pak, izinkanlah saya pulang dahulu untuk menguburkan ayah saya.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Men en anden af disciplene sagde til ham: "Herre! tilsted mig først at gå hen og begrave min Fader."
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Men en annen, en av hans disipler, sa til ham: Herre! gi mig først lov til å gå bort og begrave min far!
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Och en annan av hans lärjungar sade till honom: »Herre, tillstäd mig att först gå bort och begrava min fader.»
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Otro de sus discípulos le dijo: --Señor, permíteme que primero vaya y entierre a mi padre
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Un autre, d`entre les disciples, lui dit: Seigneur, permets-moi d`aller d`abord ensevelir mon père.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.А друг от учениците Му рече: Господи, позволи ми първо да отида и погреба баща си.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Другий же ученик Його каже до Него: Господи, дозволь менї перш пійти поховати батька мого.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.Другой же из учеников Его сказал Ему: Господи! позволь мне прежде пойти и похоронить отца моего.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.ואחר מן התלמידים אמר אליו אדני הניחה לי בראשונה ללכת ולקבר את אבי׃
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.وقال له آخر من تلاميذه يا سيد ائذن لي ان امضي اولا وادفن ابي.
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.又 有 一 個 門 徒 對 耶 穌 說 、 主 阿 、 容 我 先 回 去 埋 葬 我 的 父 親
Başka bir öğrencisi İsaya, ‹‹Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim›› dedi.又 有 一 個 門徒 對耶穌說 、 主阿 、 容 我 先 回去 埋葬 我 的 父親
Başkan'a sordum. Babamı öldüren kişinin baban olup olmadığını sordum.J'ai demandé au Président si c'était votre père qui a causé la mort de mon père.