-- babamın büyük koltuğundaydım, tamam mı?W wielkim fotelu mojego taty...
-- babamın büyük koltuğundaydım, tamam mı?-- στη μεγάλη πολυθρόνα του μπαμπά μου, ξέρετε.
-- babamın büyük koltuğundaydım, tamam mı?-- в удобното кресло на баща ми?
-- babamın büyük koltuğundaydım, tamam mı?- ישיבה בכיסא הנדנדה של אבא, אתם יודעים?
-- babamın büyük koltuğundaydım, tamam mı?في كرسي والدي المريح, كما تعرفون
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Ayah saya punya ini di mejanya, dan dia melihat cucunya setiap hari, berganti secara teratur.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Az apámnak van egy ilyen az asztalán, és minden nap látja az unokáit, folyamatosan váltakozva.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Cha tôi có nó trên bàn và ông thấy được cháu nội ông hằng ngày, luôn luôn lớn lên
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.저희 아버지는 이걸 책상 위에 놓고 있습니다. 그는 이것을 통해 매일 자라나는 손주들을 볼 수 있습니다.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Mijn vader heeft er een op zijn bureau, en hij ziet zijn kleinkinderen elke dag constant veranderen.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Min pappa har en på sitt bord, och han ser sina barnbarn varje dag, i ständig förändring.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Mio padre ce l'ha sulla scrivania, e vede suo nipote ogni giorno, che cambia costantemente.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Mi papá tiene uno de estos en su escritorio, y ve todos los días a sus nietos, cambiando a cada rato.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Moj oče ima ta okvir na mizi in vsak dan vidi slike svojih vnukov, ki se spreminjajo.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Mój ojciec ma taki na swoim biurku i ogląda codziennie zmieniające się zdjęcia swoich wnucząt
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Mon père a cela sur son bureau, et il voit ses petits-enfants changer chaque jour.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Můj otec ho má na stole, a vidí vnoučata každý den, nepřetržitě se měnící.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.O meu Pai tem uma destas na secretária, e vê os seus netos diariamente a mudar constantemente.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Tatal meu are asa ceva pe biroul lui, si isi vede nepotii in fiecare zi, schimbandu-se permanent.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Ο πατέρας μου έχει ένα στο γραφείο του, και βλέπει τα εγγόνια του κάθε μέρα, να αλλάζουν διαρκώς.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Моят баща държи това на бюрото си, и той вижда своите правнуци всеки ден, тяхната непрестанна промяна.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.У моего отца такая на столе, и он видит своих внуков каждый день меняющимися постоянно.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.לאבא שלי יש אחת כזו על השולחן, והוא רואה את הנכדים שלו כל יום, והתמונה משתנה כל הזמן.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.لدى والدي هذا على درج مكتبه، وهو يرى أحفاده كل يوم، يتغيرون باستمرار.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.そこには毎日、孫の写真が入れ替わり映しだされます。 彼のオフィスに足を踏み入れる人は誰であれ、
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Aş vrea să închei cu câteva rânduri din ceea ce am scris la incinerarea tatălui meu.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Haluan lopettaa muutamaan säkeeseen, jotka kirjoitin isäni tuhkauksessa.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Ich möchte mit einigen Versen enden, die ich schrieb während der Feuerbestattung meines Vaters.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Ik wil graag eindigen met een paar regels die ik heb geschreven op mijn vaders crematie.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.J'aimerais terminer par quelques vers que j'ai écrits lors de la crémation de mon père.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.이제 저는 아버지를 화장했을 때 썼던 시의 몇 구절들을 낭송하고 이야기를 마치겠습니다.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Me gustaría terminar con algunos versos de lo que escribí en la incineración de mi padre.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Na koniec chciałabym przeczytać kilka wersów, które napisałam podczas kremacji mojego ojca.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Néhány sorral szeretném befejezni, amit apám hamvasztása közben írtam.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum."Os teus murmúrios encorajantes no meu turbilhão de desespero,
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Ráda bych zakončila s několika verši, které jsme napsala na kremaci mého otce.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Rada by som ukončila niekoľkými veršami, ktoré som napísala na kremácii môjho otca.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Saya akan mengakhiri dengan beberapa bait dari apa yang saya tulis saat kremasi ayah saya.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Tôi muốn kết thúc với một vài điều tôi đã viết tại buổi hỏa táng của cha tôi.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Θα ήθελα να τελειώσω με κάποιους στίχους που έγραψα στην αποτέφρωση του πατέρα μου.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Бих искала да приключа с няколко куплета от онова, което написах на кремацията на баща си.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Мне бы хотелось закончить несколькими строками, которые я написала во время кремации отца.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.Наостанок я зачитаю кілька рядків, які написала під час кремації батька.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.הייתי רוצה לסיים עם כמה משפטים ממה שכתבתי בשריפת גופתו של אבי.
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.أريد أن أختم بقليل من الإقتباسات مما كتبته في محرقة جنازة والدي
Babamın cenaze töreninde yazdığım bir kaç mısra ile bitirmek istiyorum.最後にしたいと思います 言語学者のみなさん、文法についてはお許しください
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Czasem przychodzili do ojca pacjenci, którzy, jego zdaniem, wcale nie byli chorzy.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Da kamen Patienten zu meinem Vater, die mein Vater nicht für krank hielt.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.아버지는 당신께서 보시기에 진짜 병이 난 사람이 아닌 환자가 오면
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Mijn vader zag patiënten die volgens hem niet echt ziek waren.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Min pappa tog emot patienter som han inte trodde var sjuka.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Mio padre riceveva pazienti che pensava non fossero davvero malati.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Tatăl meu avea pacienţi care veneau despre care el credea că nu sunt bolnavi cu adevărat.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Έτσι, ο πατέρας μου είχε ασθενείς οι οποίοι κατ' αυτόν δεν ήταν στ' αλήθεια άρρωστοι.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.При баща ми идвали пациенти, които според него всъщност не били болни.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Так вот, к моему отцу приходили пациенты, которые, на его взгляд, не были на самом деле больны.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.אז אל אבא שלי הגיעו מטופלים .שהוא חשב שלא היו באמת חולים
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.اذا فكان هناك مرضى يأتون الى أبي وكان يعتقد أن ليس بهم أي مرض
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.来ることがあります そういう患者には 大きな瓶に入っている偽薬を取り出します
Babamın da aynı hobisi vardı.Az apámnak is ez volt.