Ana içeriğe geç
Sözlük

babalar ile cümle

babalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Hicieron, pues, sus hijos con él, según les había mandado Jacob
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Ja hänen poikansa tekivät hänelle, niinkuin hän oli määrännyt heille:
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.야곱의 아들들이 부명을 좇아 행하여
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Och hans söner gjorde med honom såsom han hade bjudit dem:
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Og hans sønner gjorde med ham således som han hadde pålagt dem;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Og hans Sønner gjorde, som han havde pålagt dem;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Poi i suoi figli fecero per lui così come aveva loro comandato
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Storili so mu tedaj sinovi njegovi natanko, kakor jim je bil zapovedal,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Učinili tedy s ním synové jeho tak, jakž jim byl poručil.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Uczynili tedy z nim synowie jego, jak im był rozkazał.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Und seine Kinder taten, wie er ihnen befohlen hatte,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Vậy , các con_trai Gia-cốp làm theo lời cha trối lại ,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Vậy, các con trai Gia-cốp làm theo lời cha trối lại,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Και εκαμον εις αυτον οι υιοι αυτου καθως παρηγγειλεν εις αυτους
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.И сделали сыновья Иакова с ним, как он заповедал им;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Тогава синовете на Израиля му сториха, според както им беше заповядал;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.ויעשו בניו לו כן כאשר צום׃
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.وفعل له بنوه هكذا كما اوصاهم.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.雅 各 的 兒 子 們 、 就 遵 著 他 父 親 所 吩 咐 的 辦 了
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.雅各 的 兒子們 、 就 遵著 他 父親所 吩咐 的 辦了
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.1500の女性を切除から救いました V-dayで彼女と知り合い 協力を申し出ると
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.걷기 시작한 3년동안 그녀는 부모들을 교육시켜서 1500명의 소녀들이 성기 훼손 당하는 것을 막아냈습니다
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.Durante los anos en que camino educo a padres, madres, salvo a 1.500 jovenes de ser cortadas.
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.În anii în care a cutreierat, ea a educat părinţi, mame, taţi, a salvat 1500 de fete de la a fi tăiate.
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.Nos anos em que fez isso, ela educou pais, mães, salvou 1500 raparigas da mutilação.
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.Przez te wszystkie lata kiedy szła, uczyła rodziców, matki, ojców i uratowała 1500 dziewczynek od obrzezania.
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.Trong nhiều năm trời, cô ấy giáo dục phụ huynh, những người mẹ, những người ba. Cô đã cứu được 1500 bé gái.
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.Στα χρόνια που περπατούσε, επιμόρφωσε γονείς, μητέρες, πατέρες, έσωσε 1500 κορίτσια από το να τα "κόψουν".
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.През годините, в които вървяла, тя образовала родители, майки, бащи, спасила 1,500 момичета от обрязване.
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.בשנים האלה, היא חינכה הורים, אמהות ואבות, והצילה 1,500 ילדות מכריתה.
Yürüdüğü yıllar boyunca, velileri, anneleri, babaları eğitti ve 1.500 kızı kesilmekten kurtardı.خلال السنوات التي طافت فيها، علّمت الوالدين، الأمهات، الآباء ، لقد أنقذت 1,500 فتاة من الختان.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Also zogen sie hinauf von Ägypten und kamen ins Land Kanaan zu ihrem Vater Jakob
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.A tak odišli z Egypta a prišli hore do Kananejskej zeme k Jakobovi, svojmu otcovi.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Các anh em ở Ê-díp-tô trở lên và đến xứ Ca-na-an, nơi Gia-cốp, cha mình,
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Các anh_em ở Ê - díp-tô trở_lên và đến xứ Ca-na-an , nơi Gia-cốp , cha mình ,
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Così essi ritornarono dall'Egitto e arrivarono nel paese di Canaan, dal loro padre Giacobb
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Ei au ieşit din Egipt, şi au ajuns în ţara Canaanului, la tatăl lor Iacov.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Então subiram do Egito, vieram � terra de Canaã, a Jacó seu pai,
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Feljövének azért Égyiptomból: és eljutának Kanaán földére az õ atyjokhoz, Jákóbhoz.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Ils remontèrent de l`Égypte, et ils arrivèrent dans le pays de Canaan, auprès de Jacob, leur père.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.그들이 애굽에서 올라와 가나안 땅으로 들어가서 아비 야곱에게 이르러
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Którzy wyjechawszy z Egiptu przyjechali do ziemi Chananejskiej, do Jakóba ojca swego.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Mereka meninggalkan Mesir dan pulang ke Kanaan kepada Yakub, ayah mereka
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Niin he lähtivät Egyptistä ja tulivat isänsä Jaakobin luo Kanaanin maahan.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Så drog de op fra Egypten og kom til Kana'ans land, til Jakob, sin far.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Så foro de upp från Egypten och kommo till sin fader Jakob i Kanaans land;
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Således drog de hjem fra Ægypten og kom til deres Fader Jakob i Kana'ans Land;
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Subieron de Egipto y llegaron a la tierra de Canaán, a su padre Jacob
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Tako so šli gori iz Egipta, in pridejo v deželo Kanaansko k Jakobu, očetu svojemu.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Tedy brali se z Egypta, a přišli do země Kananejské k Jákobovi otci svému.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Zo kwamen de broers met de geschenken en het goede nieuws bij hun vader Jakob in Kanaän terug.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.Και ανεβησαν εξ Αιγυπτου και ηλθον εις γην Χανααν προς Ιακωβ τον πατερα αυτων.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.И пошли они из Египта, и пришли в землю Ханаанскую к Иакову, отцу своему,
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.И тъй, те излязоха от Египет та дойдоха в Ханаанската земя, при баща си Якова.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.ויעלו ממצרים ויבאו ארץ כנען אל יעקב אביהם׃
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.فصعدوا من مصر وجاءوا الى ارض كنعان الى يعقوب ابيهم.
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.他 們 從 埃 及 上 去 、 來 到 迦 南 地 、 他 們 的 父 親 雅 各 那 裡
Yusufun kardeşleri Mısırdan ayrılıp Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına döndüler.他 們從 埃及 上去 、 來到 迦南 地 、 他 們 的 父親 雅各 那 裡
Zaman geçti ve onlar babalarının kendilerini unuttuğunu düşündüler ilk önce.A jak šel čas, říkali si nejdřív, že na ně určitě zapomněl
Zaman geçti ve onlar babalarının kendilerini unuttuğunu düşündüler ilk önce.Az idő múlt, és ők először úgy gondolták, biztosan elfelejtette őket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod