Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.스칸디나비아의 국가에서는, 아버지의 수입은 훨씬 덜 중요합니다
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.Natomiast w krajach skandynawskich dochód ojców jest dużo mniej istotny.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.Nos países escandinavos o rendimento dos pais é muito menos importante.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.Och i skandinaviska länder, är faderns inkomst mindre viktig.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.Og i Skandinavien er fædres indkomst meget mindre vigtigt.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.Und in den skandinavischen Ländern ist das Einkommen der Väter viel weniger entscheidend.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.Và ở các nước Scan-di-na-vi, thu nhập của người cha ít quan trọng hơn.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.Y en países Escandinavos, el ingreso del padre es mucho menos importante.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.Στις Σκανδιναβικές χώρες, το πατρικό εισόδημα είναι πολύ λιγότερο σημαντικό.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.А в скандинавските страни, доходът на бащите е много по-маловажен.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.А в Скандинавских странах доход уже намного менее значим.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.Це проблеми, які трапляються частіше на нижніх соціальних сходинках.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.ובמדינות הסקנדינביות, הכנסת האב הרבה פחות חשובה.
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.وفي الدول الإسكندنافية فإن دخل الآباء ليس بتلك الأهمية .
Ve İskandinav ülkelerinde, babaların geliri çok daha az önemli.そこまで重要ではありません 社会的流動性が高いからです
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Ale vraťme se k původnímu tématu, rodiče zpanikařili. Pozamykali všechny dveře.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Beh, per tornare al racconto iniziale, i genitori sono nel panico. Hanno chiuso a chiave tutte le porte.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Bem, para voltar à nossa história inicial, os pais entraram em pânico. Fecharam todas as portas.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Bref, pour retourner à notre histoire, les parents ont paniqué. Ils ont fermé toutes les portes à clé.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Ei bine, pentru a reveni la povestea originală. Părinţii s-au panicat. Au încuiat toate uşile.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.자, 이제 원래 이야기로 되돌아 가볼까요. 부모들은 전전긍긍하고 있습니다. 그들이 모든 문을 닫고
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Nos, visszatérve az eredeti történethez, a szülők pánikba estek. Kulcsra zártak minden ajtót.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Om terug te gaan naar ons beginverhaal: de ouders zijn in paniek. Ze hebben alle deuren op slot gedaan.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Trở lại câu chuyện ban đầu, bậc cha mẹ rất hoảng hốt. Họ khóa hết cửa lại.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi. Tüm kapıları kilitlediler.Wracając do pierwszej opowieści, rodzice spanikowali. zamknęli wszystkie drzwi na klucz.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Volviendo a nuestra historia original, los padres han entrado en pánico.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Zurück zu unserer ursprünglichen Geschichte. Die Eltern sind in Panik. Sie haben alle Türen abgeschlossen.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Για να γυρίσουμε πίσω στην αρχική μας ιστορίας, οι γονείς έχουν πανικοβληθεί. Έχουν κλειδώσει όλες τις πόρτες.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Возвращаясь к нашей изначальной истории: родители запаниковали. Они позапирали все двери.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.Повертаючись до нашої першої історії - батьки запанікували. Вони швиденько зачинили всі двері.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.ובכן, כדי לשוב אל הסיפור המקורי שלנו, ההורים נבהלו. הם נעלו את כל הדלתות.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.حسناً .. لنعد للقصة الأصلية ، الأبوان .. أصيبا بالذعر وأغلقوا الأبواب.
Ve, orjinal hikayemize geri dönersek, anne babalar panikledi.秘密を暴露された親たちは慌てふためき 全てのドアに鍵をかけ 家中にCCTVカメラを取り付け
Vermont'a gittik, ve Jeff'i babalar meclisine katılacak ilk kişi olarak seçtim.Chciałem, żeby Jeff był pierwszą osobą w Radzie Ojców.
Vermont'a gittik, ve Jeff'i babalar meclisine katılacak ilk kişi olarak seçtim.우리는 버몬트로 가서, 제프를 아빠자문단의 첫번째 회원으로 세우기로 했습니다.
Vermont'a gittik, ve Jeff'i babalar meclisine katılacak ilk kişi olarak seçtim.נסענו לורמונט. והחלטתי לרשום את ג'ף בתור הגבר הראשון במועצת האבות.
Vermont'a gittik, ve Jeff'i babalar meclisine katılacak ilk kişi olarak seçtim.ذهبنا الى فرمونت وقررت ان اضع جيف كاول شخص في مجلس الآباء
Vermont'a gittik, ve Jeff'i babalar meclisine katılacak ilk kişi olarak seçtim.ジェフを父親団の最初のメンバーに することにしました りんご園に行き 手紙を読み上げました
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürken Bill'in çocukları tamamen ayrıydılar.A Tedove deti vyrástli v rodine s dvoma rodičmi, kým Billove vôbec nie.
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürken Bill'in çocukları tamamen ayrıydılar.Dzieci Teda dorastały z dwójką rodziców, podczas gdy dzieci Billa nie.
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürken Bill'in çocukları tamamen ayrıydılar.E i bambini di Ted sono cresciuti in una casa con entrambi i genitori mentre quelli di Bill assolutamente no.
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürken Bill'in çocukları tamamen ayrıydılar.Og Teds unger er vokset op i et to-forældre hjem, mens Bills absolut ikke har det over tid.
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürken Bill'in çocukları tamamen ayrıydılar.Ted gyermekeit két szülő nevelte fel, miközben Bill gyerekeiről ez egyáltalán nem mondható el.
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürken Bill'in çocukları tamamen ayrıydılar.Tedovy děti vyrůstaly doma s oběma rodiči, zatímco Billovy rozhodně ne.
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürken Bill'in çocukları tamamen ayrıydılar.Τα παιδιά του Τεντ μεγάλωσαν με δυο γονείς, ενώ του Μπιλ όχι.
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürken Bill'in çocukları tamamen ayrıydılar.Дети Теда выросли в полной семье, в то время как дети Билла нет.
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürken또한 테드의 자녀가 양쪽 부모가 있는 가정에서 자라는 동안
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürkenTeds kinderen zijn opgegroeid in een tweeouder-gezin,
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürkenUnd Teds Kinder sind mit zwei Elternteilen aufgewachsen,
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürkenVà con của Ted được trưởng thành trong một gia đình đầy đủ bố mẹ
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürkenוהילדים של טד גדלו בבית עם 2 הורים,
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürkenوقد كبر أطفال "تيد" في منزل يضمّ الأبوين،
Ve Ted'in çocukları anne ve babalarıyla aynı evde büyürkenビルの子供は ほとんどの場合 両親のもとでは育ちません
Ve Yunuslar çok promiscuous vardır ve bu nedenle Babalar olan belirlemek gerekirJe jí 35 let a je stydlivá.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.épen cselekedének azért [Jákóbbal] az õ fiai, a miképen megparancsolta vala nékik.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.A jeho synovia mu vykonali tak, ako im prikázal,
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Assim os filhos de Jacó lhe fizeram como ele lhes ordenara;
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Astfel au împlinit fiii lui Iacov poruncile tatălui lor.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.C`est ainsi que les fils de Jacob exécutèrent les ordres de leur père.
Yakupun oğulları, babalarının vermiş olduğu buyruğu tam tamına yerine getirdiler.Demikianlah anak-anak Yakub melakukan apa yang dipesankan Yakub kepada mereka