Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Mikor atyjokhoz Réhuelhez menének, monda ez: Mi az oka, hogy ma ilyen hamar megjöttetek?
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.När de sedan kommo hem till sin fader Reguel, sade han: »Varför kommen I så snart hem i dag?»
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Odpověděly: Muž Egyptský vysvobodil nás z ruky pastýřů; ano také ochotně navážil nám vody, a napojil dobytek.
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Quand elles furent de retour auprès de Réuel, leur père, il dit: Pourquoi revenez-vous si tôt aujourd`hui?
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Quando elas voltaram a Reuel, seu pai, este lhes perguntou: como é que hoje voltastes tão cedo?
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Tornate dal loro padre Reuel, questi disse loro: «Perché oggi avete fatto ritorno così in fretta?»
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Und da sie zu ihrem Vater Reguel kamen, sprach er: Wie seid ihr heute so bald gekommen?
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Waktu mereka pulang, ayah mereka bertanya, "Mengapa kalian cepat sekali pulang hari ini?
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.Και οτε ηλθον προς Ραγουηλ τον πατερα αυτων, ειπε προς αυτας, Δια τι τοσον ταχεως ηλθετε σημερον;
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.И като дойдоха при баща си Рагуила, той им рече: Как дойдохте днес толкова скоро.
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.И пришли они к Рагуилу, отцу своему, и он сказал: что вы так скоро пришли сегодня?
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.ותבאנה אל רעואל אביהן ויאמר מדוע מהרתן בא היום׃
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.فلما اتين الى رعوئيل ابيهنّ قال ما بالكنّ اسرعتنّ في المجيء اليوم.
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.他 們 來 到 父 親 流 珥 那 裡 、 他 說 、 今 日 你 們 為 何 來 得 這 麼 快 呢
Sonra kızlar babaları Reuelin yanına döndüler. Reuel, ‹‹Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?›› diye sordu.他 們來 到 父親流珥 那 裡 、 他 說 、 今日 你 們為 何來得這麼 快 呢
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Als wir loszogen, um mit den Vätern zu sprechen, können Sie sich bestimmt vorstellen, was sie sagten:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Când am vorbit cu tații, după cum vă imaginați, spuneau:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Mientras nos mudábamos, y fui a hablar con los padres, se imaginarán por supuesto, lo que me dijeron ellos:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,När vi gick vidare, och jag gick och pratade med fäderna, ni kan så klart föreställa er vad fäderna sa:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Poi sono andata a parlare con i padri, i padri, certo, potete immaginare cosa hanno detto:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Quando continuámos, e eu fui falar com os pais, os pais, claro, imaginam o que disseram:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Rozmawiałam potem z ojcami i jak łatwo zgadnąć, mówili:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Tak jsme se rozhýbaly a já šla za otci a dovedete si představit, co řekli oni:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Waktu saya bicara dengan para ayah, anda bisa tebak, mereka berkata,
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Καθώς προχωρούσαμε, πήγα και μίλησα στους πατέρες, οι οποίοι όπως μπορείτε να φανταστείτε μου είπαν:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Далі, розмовляючи з батьками, я почула - як ви думаєте, що?
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim Babalar, tabii ki, tahmin edebileceğiniz gibi,Когда я пошла разговаривать с отцами, они, как вы можете догадаться, сказали:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimJe kan je voorstellen wat de vaders toen wilden:
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittim이제 아버지들에게 이야기하러 갔지요.
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimPosunuli sme sa, šla som sa porozprávať s otcami.
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimГоворих също и с бащите.
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimהן אמרו, "אנו רוצות להכניס את בנותינו למקום בטוח."
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimوأثناء انتقالنا، ذهبت للتحدث مع الآباء،
Sonrasında, babalarla konuşmaya gittimもちろん全く反対のことを言います
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.¿Acumulará Dios castigo para sus hijos? ¡Séale dada a él retribución, para que aprenda
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Bo Bóg chowa synom jego pomstę jego; nadgradza mu, aby to poczuł.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Bog hrani, pravite, krivdo brezbožnikovo za otroke njegove. Njemu naj jo povrne, da jo on čuti!
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.«Dio serba per i loro figli il suo castigo...». Ma lo faccia pagare piuttosto a lui stesso e lo senta
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Gemmer Gud hans Ulykkeslod til hans Børn? Ham selv gengælde han, så han mærker det,
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu."Gott spart desselben Unglück auf seine Kinder". Er vergelte es ihm selbst, daß er's innewerde.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Isten az õ fiai számára tartja fenn annak büntetését. Megfizet néki, hogy megérzi majd.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.하나님이 그의 죄악을 쌓아 두셨다가 그 자손에게 갚으신다 하거니와 그 몸에 갚으셔서 그로 깨닫게 하셔야 할 것이라
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Odkládá-liž Bůh synům bezbožníka nepravost jeho? Odplacuje-liž jemu tak, aby to znáti mohl,
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Že vraj Bôh odkladá jeho synom jeho neprávosť? Nech odplatí jemu, aby vedel!
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.Скажешь : Бог бережет для детей его несчастье его. – Пусть воздаст Он ему самому,чтобы он это знал.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.אלוה יצפן לבניו אונו ישלם אליו וידע׃
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.الله يخزن اثمه لبنيه. ليجازه نفسه فيعلم.
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.你 們 說 、 神 為 惡 人 的 兒 女 積 蓄 罪 孽 。 我 說 、 不 如 本 人 受 報 、 好 使 他 親 自 知 道
‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz, Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.你 們說 、 神為惡 人 的 兒女 積蓄 罪孽 。 我說 、 不如 本人 受報 、 好使 他 親自 知道
Tolkien henüz dört yaşındayken babaları Arthur'u ateşli romantizmaya kaybettilerHol van a lányom? Érzed, te gyilkos? Ezzel fojtalak meg.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.A véneknek ékessége az unokák, és a fiaknak ékessége az atyák.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Copiii copiilor sînt cununa bătrînilor, şi părinţii sînt slava copiilor lor. -
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Coroa dos velhos são os filhos dos filhos; e a glória dos filhos são seus pais.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Corona dei vecchi sono i figli dei figli, onore dei figli i loro padri
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Corona de los ancianos son los hijos de los hijos, y la gloria de los hijos son sus padres
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.De gamlas krona äro barnbarn, och barnens ära äro deras fäder.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.De gamles krone er barnebarn, og barns pryd er deres fedre.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.De gamles Krone er Børnebørn, Sønners Stolthed er Fædre.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Der Alten Krone sind Kindeskinder, und der Kinder Ehre sind ihre Väter.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Het sieraad van oude mensen zijn hun kinderen en het sieraad van de kinderen zijn hun ouders.