Ana içeriğe geç
Sözlük

babalar ile cümle

babalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Porque sabemos que os pais têm este pensamento:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Protože víme, že otcové odcházejí s touto myšlenkou:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Wiemy bowiem, że ojcowie nawet gdy odchodzą, zadają sobie pytanie:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Επειδή γνωρίζουμε ότι κάθε πατέρας έχει μία και μόνο σκέψη;
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Ведь мы знаем, что отцы выходят с одной только мыслью:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Защото всички знаем, че бащите стигат до заключението:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Оскільки відомо, що тати навіть живуть з цією єдиною думкою:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:כי אנחנו יודעות שהאבות אפילו משאירים אותנו עם המחשבה:
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:لأننا نعلم ان الأباء يغادرون بفكرة واحدة :
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:父親達もある想いを抱いている事を- どんな女性として娘を世界に送り出せるだろう?
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.왜냐하면 그분은 죄수들이 그들의 아이들과 만나게 되면 다시 감옥으로 들어올 일이 없다는 걸 아셨기 때문이에요.
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.Koska hän tiesi, että isät, jotka ovat yhteydessä lapsiinsa, ovat vähemmän alttiita palaamaan.
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.On wiedział, że ojcowie związani uczuciowo z dziećmi rzadziej wracają za kratki.
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.Poiché una cosa la sapeva bene, che quando i padri sono vicini ai propri figli, è meno probabile che tornino.
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.Porque há uma coisa que ele sabe, quando os pais têm uma ligação aos filhos é menos provável que voltem.
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.Zavedal se je, da, če so očetje povezani s svojimi otroci, je možnost, da se bodo vrnili, manjša.
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.Защото той е разбрал, че когато бащите общуват с децата си, вероятността да се върнат в затвора е по-малка.
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.כי יש דבר אחד שהוא יודע, שכאשר אבות מחוברים לילדים שלהם, יש פחות סיכוי שהם יחזרו.
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.لأنه كان يعلم شيئاً مؤكداً، عندما يحدث تواصل بين الآباء و أبنائهم ، لن يعود الآباء مرة أخرى إلى السجن.
Çünkü tek bir şeyden emindi, babaların çocuklarıyla bağlantıları olduğu zaman, dönmeleri pek olası değildir.自らの子供達と触れ合える囚人たちは 刑務所に戻ってくる確率が低くなることを そうして
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.A rosszabb gyerekek, amikor kétségbe vonták a szülők hatalmát, szidásban részesültek.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.Dacă unul dintre copiii mai gălăgioşi punea la îndoială autoritatea părinţilor, era certat.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.Đứa con om sòm nào nghi ngờ quyền lực của bố mẹ, thì bị mắng ngay.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.Když některé drzejší dítě zpochybňovalo autoritu rodičů, dostalo vynadáno.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.좀 소란스런 아이들 중 누군가가 부모의 권위에 의문을 던지면 바로 꾸중을 들었죠.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.Niesforne dzieci kwestionujące autorytet rodziców obrywały naganę.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.Se uno dei bambini più chiassosi metteva in dubbio l'autorità dei genitori, veniva sgridato.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.Si alguno de los niños más problemáticos cuestionaba la autoridad de los padres, le regañaban.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.Wenn die frecheren Kinder mal die Autorität der Eltern hinterfragten, wurden sie ausgeschimpft.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.Σε περίπτωση που κάποιο από τα πιο ανυπάκουα παιδιά αμφισβητούσε τo κύρος των γονέων, τότε το επέπλητταν.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.Если кто-то из детей побойчее ставил под сомнение авторитет родителей, их ругали.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.І якщо дехто з найсміливіших дітей сумнівався у владі своїх батьків, їх карали.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.אם מישהו מהילדים הפוחזים יותר פקפק בסמכות ההורים, היו גוערים בהם.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.إذا شكك أحد الاطفال غير الأسوياء في .. في سلطة الآباء ، فإنه سيوبخ.
Daha gürültücü çocuklar anne babalarının otoritesini sorguladıkları zaman, azarlanıyorlardı.親の権威に盾突こうとすると こっぴどく叱られ 親の部屋に忍び込んで
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Abbiamo bisogno di padri, di figure paterne esemplari nella società, cercando di evitare i due estremi.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Avem nevoie de taţi, figurile exemplare de tată în societate, care să evite ambele extreme.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Chúng ta cần những người cha, những người cha trong xã hội, lảng tránh cả hai thái cực đó.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.우리에게는 사회의 귀감이 될 만한 아버지상이 필요한데 양 극단은 피해야합니다.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.On a besoin de pères exemplaires, en évitant les deux extrêmes.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Potřebujeme otce, tedy, příkladné otcovské postavy ve společnosti, aby se vyhýbali těmto dvěma extrémům.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Potrebujemo očete, recimo temu zgledne očetovske figure v družbi, ki se bodo izogibale obeh skrajnosti.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Potrzebujemy ojców jako archetypów w społeczeństwie którzy są pomiędzy tymi dwiema skrajnościami.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Precisamos de pais, de figurais paternais exemplares na sociedade, evitando os dois extremos.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Tarvitsemme isiä, esimerkillisiä isähahmoja yhteiskunnassamme, jotka välttävät ääripäitä.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Vi behöver de bästa fadersgestalterna som- -undviker extremerna.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Vi har brug for fædre, der kan være eksemplariske faderfigurer i samfundet, hvor vi undgår de to ekstremer.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.V spoločnosti potrebujeme príkladných otcov, ktorí sa vyhýbajú týmto dvom extrémom.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.We hebben zogezegd vaderfiguren nodig in onze samenleving, om te voorkomen dat we in extremen vervallen.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Wir brauchen Väter, also die beispielhaften Vaterfiguren in der Gesellschaft, die beide Extreme vermeiden.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Нам потрібні, так би мовити, зразкові тати в суспільстві, без крайнощів.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.Нуждаем се от бащини фигури, хора образци в обществото, хора, които не са в двете крайности.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.אנו צריכים אבות, כביכול, דמויות אב לדוגמה בחברה, שימנעו משני הקצוות.
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.نحن نحتاج أباء , كما كانوا في الماضي , أباء يمكن الاقتداء بهم أباء يتجنبون المبالغة في
Daha önce olduğu gibi, toplumda örnek baba figürleri olarak babalarımıza ihtiyacımız var, iki uçtan kaçınarak.一方が権威主義で厳格な人 もう一方は ルーズで規則も何もないという
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Ale živý, živý, tenť oslavovati bude tebe, jako já dnes, a otec synům v známost uvodí pravdu tvou.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Ci cel viu, da, cel viu Te laudă, ca mine astăzi. Tatăl face cunoscut copiilor săi credincioşia Ta.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.De levende, de levende, de priser dig, som jeg idag; en far lærer sine barn om din trofasthet.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Elävät, elävät sinua kiittävät, niinkuin minä tänä päivänä; isä ilmoittaa lapsillensa sinun totuutesi.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Il vivente, il vivente ti rende grazie come io oggi faccio. Il padre farà conoscere ai figli la tua fedeltà
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod