Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Ki él, ki él, csak az dicsõít Téged, mint ma én! Az atya a fiaknak hirdeti hûségedet!
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.오직 산 자 곧 산 자는 오늘날 내가 하는 것과 같이 주께 감사하며 주의 신실을 아비가 그 자녀에게 알게 하리이다
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Men den levende, den levende takker dig som jeg i Dag. Om din Trofasthed taler Fædre til deres Børn.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.O vivente, o vivente é que te louva, como eu hoje faço; o pai aos filhos faz notória a tua verdade.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Živeči, živeči te bo slavil kakor jaz danes; oče bo sinom oznanjal zvestobo tvojo.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Živý, živý ťa bude oslavovať ako ja dnes; otec bude oznamovať synom tvoju pravdu.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Żywy, żywy, ten cię wysławiać będzie, jako ja dzisiaj, a ojciec synom oznajmi prawdę twoję.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Живият, живият, той ще се хвали, както аз днес; Бащата ще извести на чадата си Твоята вярност.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.Живой, только живой прославит Тебя, как я ныне: отец возвестит детям истину Твою.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.חי חי הוא יודך כמוני היום אב לבנים יודיע אל אמתך׃
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.الحي الحي هو يحمدك كما انا اليوم. الاب يعرّف البنين حقك.
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.只 有 活 人 、 活 人 必 稱 謝 你 、 像 我 今 日 稱 謝 你 一 樣 . 為 父 的 、 必 使 兒 女 知 道 你 的 誠 實
Diriler, yalnız diriler Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder; Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.只有 活人 、 活人 必 稱謝 你 、 像 我 今日 稱謝 你 一樣.為父 的 、 必 使 兒女 知道 你 的 誠實
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Akkor az igazak fénylenek, mint a nap, az õ Atyjoknak országában. A kinek van füle a hallásra, hallja.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Allora i giusti splenderanno come il sole nel regno del Padre loro. Chi ha orecchi, intenda
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››A tehdážť spravedliví stkvíti se budou jako slunce v království Otce svého. Kdo má uši k slyšení, slyš.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Atunci cei neprihăniţi vor străluci ca soarele în Împărăţia Tatălui lor. Cine are urechi de auzit, să audă.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Dann werden die Gerechten leuchten wie die Sonne in ihres Vaters Reich. Wer Ohren hat zu hören, der höre!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Da skal de rettferdige skinne som solen i sin Faders rike. Den som har ører, han høre!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Då skola de rättfärdiga lysa såsom solen, i sin Faders rike. Den som har öron, han höre.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Da skulle de retfærdige skinne som Solen i deres Faders Rige. Den. som har Øren, han høre!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Então os justos resplandecerão como o sol, no reino de seu Pai. Quem tem ouvidos, ouça.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Entonces los justos resplandecerán como el sol en el reino de su Padre. El que tiene oídos, que oiga
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Khi ấy , những người công_bình sẽ chói rạng như mặt_trời trong nước của Cha mình . Ai có tai , hãy nghe !
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Khi ấy, những người công bình sẽ chói rạng như mặt trời trong nước của Cha mình. Ai có tai, hãy nghe!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››그 때에 의인들은 자기 아버지 나라에서 해와 같이 빛나리라 귀 있는 자는 들으라
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Maar de goede en gelovige mensen zullen in het Koninkrijk van hun Vader stralen als de zon. Onthoud dit goed!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Silloin vanhurskaat loistavat Isänsä valtakunnassa niinkuin aurinko. Jolla on korvat, se kuulkoon.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Tedaj se bodo svetili pravični kakor solnce v svojega Očeta kraljestvu. Kdor ima ušesa, da sliši, naj sliši!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Vtedy sa budú spravedliví skvieť ako slnce v kráľovstve svojho Otca. Kto má uši nato, aby počul, nech počuje!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››гава праведните ще блеснат като слънцето в царството на Отца Си. Който има уши [да слуша], нека слуша.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››тогда праведники воссияют, как солнце, в Царстве Отца их. Кто имеет уши слышать, да слышит!
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››Тодї праведні сияти муть, як сонце в царстві Отця свого. Хто має уші слухати, нехай слухає.
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››אז יזהירו הצדיקים כשמש במלכות אביהם מי אשר אזנים לו לשמע ישמע׃
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››حينئذ يضيء الابرار كالشمس في ملكوت ابيهم. من له اذنان للسمع فليسمع
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››那 時 義 人 在 他 們 父 的 國 裡 、 要 發 出 光 來 、 像 太 陽 一 樣 。 有 耳 可 聽 的 、 就 應 當 聽
Doğru kişiler o zaman Babalarının egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!››那 時義 人 在 他 們父 的 國裡 、 要 發出 光來 、 像 太 陽 一 樣 。 有 耳 可 聽 的 、 就 應當聽
Ee, onu da getir. Önce annelerin, babalarýn gönlünü yapýn. Ondan sonra gelin.Τζεμρέ!
Eminim ki babalarım çoktan tanışmıştır ve şu an bir şeyler içiyorlardır.Peut-être que mes deux pères se sont rencontrés et boivent ensemble.
Eminim ki babalarım çoktan tanışmıştır ve şu an bir şeyler içiyorlardır.Talán a két apám találkozott és együtt iszogatnak.
Eminim ki babalarım çoktan tanışmıştır ve şu an bir şeyler içiyorlardır.لم اترجمها اشياء مخالفة للشريعة
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Hỡi kẻ làm cha , chớ hề chọc_giận con_cái mình , e chúng_nó ngã_lòng chăng .
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Hỡi kẻ làm cha, chớ hề chọc giận con cái mình, e chúng nó ngã lòng chăng.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.I fäder, reten icke edra barn, på det att de icke må bliva klenmodiga.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.I Fædre! opirrer ikke eders Børn, for at de ikke skulle tabe Modet.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.I fedre! opegg ikke eders barn, forat de ikke skal tape motet!
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Ihr Väter, erbittert eure Kinder nicht, auf daß sie nicht scheu werden.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Isät, älkää kiihoittako lapsianne, etteivät he kävisi aroiksi.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.아비들아 너희 자녀를 격노케 말지니 낙심할까 함이라
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Očetje, ne dražite otrok svojih, da ne bodo malosrčni.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Ojcowie! Nie pobudzajcie do gniewu dzieci waszych, aby serca nie traciły.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Otcové nepopouzejte k hněvivosti dítek svých, aby sobě nezoufaly.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Padres, no irritéis a vuestros hijos, para que no se desanimen
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Părinţilor, nu întărîtaţi pe copiii voştri, ca să nu-şi piardă nădejdea.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Pères, n`irritez pas vos enfants, de peur qu`ils ne se découragent.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Saudara-saudara yang menjadi ayah! Janganlah menyakiti hati anak-anakmu sehingga mereka menjadi putus asa
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Ti atyák, ne bosszantsátok a ti gyermekeiteket, hogy kétségbe ne essenek.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Vaders, misbruik tegenover uw kinderen uw macht niet, want dan ontneemt u hun alle moed.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Voi, padri, non esasperate i vostri figli, perché non si scoraggino
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Vós, pais, não irriteis a vossos filhos, para que não fiquem desanimados.