Ana içeriğe geç
Sözlük

babalar ile cümle

babalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Братья его пошли пасти скот отца своего в Сихем.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Các anh chàng đi chăn chiên của cha tại Si-chem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Các anh_chàng đi chăn_chiên của cha tại Si-chem .
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Da hans Brødre engang var gået hen for at vogte deres Faders Småkvæg ved Sikem,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Då nu en gång hans bröder hade gått bort för att vakta sin faders får i Sikem,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Da nun seine Brüder hingingen, zu weiden das Vieh ihres Vaters in Sichem,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Engang gikk hans brødre avsted for å gjæte sin fars buskap i Sikem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Fraţii lui Iosif se duseseră la Sihem, ca să pască oile tatălui lor.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.I odeszli bracia jego, aby paśli trzody ojca swego w Sychem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.I suoi fratelli andarono a pascolare il gregge del loro padre a Sichem
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Jozefs broers trokken met de schapen naar Sichem om ze daar te laten grazen.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.그 형들이 세겜에 가서 아비의 양떼를 칠 때에
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Ko so pa odšli bratje njegovi past čredo očeta svojega poleg Sihema,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Kun hänen veljensä olivat menneet kaitsemaan isänsä lampaita Sikemiin,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Les frères de Joseph étant allés à Sichem, pour faire paître le troupeau de leur père,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Mikor pedig az õ bátyjai elmenének Sikhembe, hogy az õ atyjok juhait õrizzék;
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Odešli pak bratří jeho, aby pásli dobytek otce svého v Sichem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Ora, foram seus irmãos apascentar o rebanho de seu pai, em Siquém.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Potom odišli jeho bratia pásť stádo svojho otca do Sichema.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Sus hermanos fueron a apacentar las ovejas de su padre cerca de Siquem
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Και υπηγαν οι αδελφοι αυτου να βοσκησωσι τα προβατα του πατρος αυτων εις Συχεμ.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.А когато братята му бяха отишли да пасат стадото на баща си в Сихем,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.וילכו אחיו לרעות את צאן אביהם בשכם׃
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.ومضى اخوته ليرعوا غنم ابيهم عند شكيم.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.約 瑟 的 哥 哥 們 往 示 劍 去 、 放 他 們 父 親 的 羊
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.約瑟 的 哥哥 們往 示劍 去 、 放 他 們 父親 的 羊
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.2-3 일만 지나도, 그들의 어머니 혹은 아버지에게 주의를 집중하기 시작하죠.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Ale już dwa, trzy dni później dzieci zaczynają zwracać uwagę na twarz matki i ojca.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.A po dvou až třech dnech už začínají miminka věnovat pozornost obličejům jejich maminky či tatínka.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Dar la două sau trei zile după aceea, copiii încep să fie atenți la fețele mamelor și taților lor.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Due o tre giorni dopo, i bimbi cominciano a prestare attenzione ai visi delle loro mamme e papà.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Két-három nap elteltével elkezdenek figyelni az anyjuk és az apjuk arcára.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Mas, dois ou três dias depois, os bebés começam a prestar atenção às caras da mãe e do pai.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Nach zwei oder drei Tagen fangen Babys an, den Gesichtern ihrer Eltern Aufmerksamkeit zu schenken.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Na twee of drie dagen beginnen baby's aandacht te schenken aan de gezichten van de ouders.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Nhưng hai hay ba ngày sau thì, em bé sẽ bắt đầu chú ý tới gương mặt của ba mẹ chúng.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Päivää tai paria myöhemmin vauvat alkavat kiinnittää huomiota äitinsä ja isänsä kasvoihin.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Pero después de dos o tres días, los bebés comienzan a prestar atención a los rostros de sus madres y padres.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Po dveh ali treh dnevih dojenčki postanejo pozorni na materin ali očetov obraz.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.Αλλά 2 3 μέρες αργότερα, τα μωρά αρχίζουν να δίνουν προσοχή στα πρόσωπα των γονιών τους.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.А после, два или три дни по-късно, бебетата започват да обръщат внимание на лицето на майка си или баща си.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.А через два або три дні малюк починає звертати увагу на обличчя своєї матері або батька.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.А через два или три дня малыш начинает обращать внимание на лицо своей матери или отца.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.ואז, שניים או שלושה ימים אחרי, תינוקות מתחילים לשים לב לפניהם של אמהותיהם או אבותיהם.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.ثم يومين أو ثلاثة بعد ذلك يبدأ الأطفال بلإنتباه إلى وجوه أمهاتهم و آبائهم.
Bir iki gün içinde bebekler kendi anne veya babalarının yüzlerini tanıyarak tepki vermeye başlarlar.赤ちゃんは父親や 母親に注意を向けるようになります どうやっているのか?ディランに同じことをさせたいのです
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Alguien me preguntó si lloró cuando le pedí que estuviese en el Consejo de Papás.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Cineva m-a întrebat dacă a plâns când l-am rugat să facă parte din consiliul taților.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Jemand hat mich gefragt ob David geweint hat, als ich ihn bat im Gremium der Väter zu sein.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.어떤분이 제가 아빠 자문단 얘기를 할 때 데이빗이 울었냐고 물으시더라구요.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Qualcuno mi ha chiesto se ha pianto quando gli ho chiesto di entrare nel comitato dei papà.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Quelqu'un m'a demandé s'il avait pleuré quand je lui ai demandé d'être dans le conseil des papas.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Seseorang bertanya apakah dia menangis ketika saya memintanya menjadi dewan ayah.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Zapytano mnie, czy David płakał, gdy poprosiłem go, by był w Radzie Ojców.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Κάποιος με ρώτησε αν έκλαψε όταν του ζήτησα να είναι στο συμβούλιο πατέρων.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Кто-то спросил меня, плакал ли он, когда я позвал его в Совет отцов.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Някой ме попита дали той се разплака, когато му казах да бъде в съвета на бащите.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.מישהו שאל אותי אם הוא בכה כשביקשתי ממנו להצטרף למועצת האבות.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.سئلني احدهم .. هل بكى عندما اخبرته عن مجلس الآباء
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.こう答えました 「あいつは散歩に誘われても泣くよ」
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod